İslami erkek isimleri ve anlamları
Peygamberlerden sahâbîlere erkek isimleri, tek satırlık anlamlarıyla.
280 isim Popülerliğe göre sırala
A
- Abbasعَبَّاس “Heybetli bakışlı aslan”, abese (“kaşlarını çatmak”) fiilinden
- Abdullahعَبْد اللَّه “Allah’ın kulu”, Allah’ın en sevdiği isim
- Abdurrahimعَبْد الرَّحِيم “Rahîm olan Allah’ın kulu”, çok merhametli olanın kulu
- Abdurrahmanعَبْد الرَّحْمَن “Rahmân’ın kulu”, Allah’ın en sevdiği iki isimden biri
- Abdurraufعَبْد الرَّؤُوف “Raûf olan Allah’ın kulu”, çok şefkatli olanın kulu
- Abdurreşitعَبْد الرَّشِيد “Reşîd olan Allah’ın kulu”, doğru yolu gösterenin kulu
- Abdülafüvعَبْد الْعَفُوّ “Afüvv olan Allah’ın kulu”, günahları silip affedenin kulu
- Abdülaliعَبْد الْعَلِيّ “Aliyy olan Allah’ın kulu”, en yücenin kulu
- Abdülalimعَبْد الْعَلِيم “Alîm olan Allah’ın kulu”, her şeyi bilenin kulu
- Abdülazimعَبْد الْعَظِيم “Azîm olan Allah’ın kulu”, yüceler yücesinin kulu
- Abdülazizعَبْد الْعَزِيز “Azîz olan Allah’ın kulu”, yenilmez olanın kulu
- Abdülbakiعَبْد الْبَاقِي “Bâkî olan Allah’ın kulu”, ebedî kalanın kulu
- Abdülbariعَبْد الْبَارِئ “Bâri olan Allah’ın kulu”, örneksiz yaratanın kulu
- Abdülbasirعَبْد الْبَصِير “Basîr olan Allah’ın kulu”, her şeyi görenin kulu
- Abdülbasitعَبْد الْبَاسِط “Bâsıt olan Allah’ın kulu”, rızkı genişletenin kulu
- Abdülbediعَبْد الْبَدِيع “Bedî olan Allah’ın kulu”, örneksiz yaratanın kulu
- Abdülberعَبْد الْبَرّ “Berr olan Allah’ın kulu”, iyiliği bol olanın kulu
- Abdülcebbarعَبْد الْجَبَّار “Cebbâr olan Allah’ın kulu”, iradesini yürüten ve kırılanı onaranın kulu
- Abdülcelilعَبْد الْجَلِيل “Celîl olan Allah’ın kulu”, celal sahibinin kulu
- Abdülehadعَبْد الْأَحَد “Ehad olan Allah’ın kulu”, bir olanın kulu
- Abdülfettahعَبْد الْفَتَّاح “Fettâh olan Allah’ın kulu”, kapıları açan ve hükmedenin kulu
- Abdülgaffarعَبْد الْغَفَّار “Gaffâr olan Allah’ın kulu”, tekrar tekrar bağışlayanın kulu
- Abdülgafurعَبْد الْغَفُور “Gafûr olan Allah’ın kulu”, bağışlayanın kulu
- Abdülganiعَبْد الْغَنِيّ “Ganî olan Allah’ın kulu”, hiçbir şeye muhtaç olmayanın kulu
- Abdülhadiعَبْد الْهَادِي “Hâdî olan Allah’ın kulu”, doğru yolu gösterenin kulu
- Abdülhafızعَبْد الْحَفِيظ “Hafîz olan Allah’ın kulu”, koruyanın kulu
- Abdülhakعَبْد الْحَقّ “Hak olan Allah’ın kulu”, gerçeğin ta kendisinin kulu
- Abdülhakimعَبْد الْحَكِيم “Hakîm olan Allah’ın kulu”, hikmet sahibinin kulu
- Abdülhalıkعَبْد الْخَالِق “Hâlık olan Allah’ın kulu”, yaratanın kulu
- Abdülhalimعَبْد الْحَلِيم “Halîm olan Allah’ın kulu”, cezalandırmakta acele etmeyenin kulu
- Abdülhamitعَبْد الْحَمِيد “Hamîd olan Allah’ın kulu”, övgüye layık olanın kulu
- Abdülhasibعَبْد الْحَسِيب “Hasîb olan Allah’ın kulu”, kâfi gelen ve hesap görenin kulu
- Abdülhayعَبْد الْحَيّ “Hayy olan Allah’ın kulu”, diri olanın kulu
- Abdülilahعَبْد الْإِلَٰه “İlahın kulu”, tek mabudun kulu
- Abdülkadirعَبْد الْقَادِر “Kâdir olan Allah’ın kulu”, her şeye gücü yetenin kulu
- Abdülkahharعَبْد الْقَهَّار “Kahhâr olan Allah’ın kulu”, her şeye galip gelenin kulu
- Abdülkaviعَبْد الْقَوِيّ “Kavî olan Allah’ın kulu”, güçlü olanın kulu
- Abdülkayyumعَبْد الْقَيُّوم “Kayyûm olan Allah’ın kulu”, her şeyi ayakta tutanın kulu
- Abdülkebirعَبْد الْكَبِير “Kebîr olan Allah’ın kulu”, en büyüğün kulu
- Abdülkerimعَبْد الْكَرِيم “Kerîm olan Allah’ın kulu”, cömert olanın kulu
- Abdülkuddüsعَبْد الْقُدُّوس “Kuddûs olan Allah’ın kulu”, her eksiklikten uzak olanın kulu
- Abdüllatifعَبْد اللَّطِيف “Latîf olan Allah’ın kulu”, lütufkâr olanın kulu
- Abdülmecitعَبْد الْمَجِيد “Mecîd olan Allah’ın kulu”, şanı yüce olanın kulu
- Abdülmelikعَبْد الْمَلِك “Melik olan Allah’ın kulu”, gerçek hükümdarın kulu
- Abdülmetinعَبْد الْمَتِين “Metîn olan Allah’ın kulu”, sarsılmaz olanın kulu
- Abdülmevlaعَبْد الْمَوْلَى “Mevlâ olan Allah’ın kulu”, koruyan efendinin kulu
- Abdülmuttalibعَبْد الْمُطَّلِب “Muttalib’in kulu”: Peygamber’in ﷺ dedesinin lakabı
- Abdülmücibعَبْد الْمُجِيب “Mücîb olan Allah’ın kulu”, duaları kabul edenin kulu
- Abdülmüminعَبْد الْمُؤْمِن “Mü’min olan Allah’ın kulu”, güven verenin kulu
- Abdülmünimعَبْد الْمُنْعِم “Mün‘im olan Allah’ın kulu”, nimet verenin kulu
- Abdülvahitعَبْد الْوَاحِد “Vâhid olan Allah’ın kulu”, bir olanın kulu
- Abdülvedudعَبْد الْوَدُود “Vedûd olan Allah’ın kulu”, seven ve sevilenin kulu
- Abdülvehhabعَبْد الْوَهَّاب “Vehhâb olan Allah’ın kulu”, karşılıksız bol bol verenin kulu
- Abdülvekilعَبْد الْوَكِيل “Vekîl olan Allah’ın kulu”, kendisine güvenilenin kulu
- Abdünnurعَبْد النُّور “Nûr olan Allah’ın kulu”, nurun kulu
- Abdürrezzakعَبْد الرَّزَّاق “Rezzâk olan Allah’ın kulu”, bütün rızıkları verenin kulu
- Abdüssaburعَبْد الصَّبُور “Sabûr olan Allah’ın kulu”, çok sabırlı olanın kulu
- Abdüssametعَبْد الصَّمَد “Samed olan Allah’ın kulu”, herkesin muhtaç olduğu yegâne mercinin kulu
- Abdüsselamعَبْد السَّلَام “Selâm olan Allah’ın kulu”, esenlik verenin kulu
- Abdüssemiعَبْد السَّمِيع “Semî olan Allah’ın kulu”, her şeyi işitenin kulu
- Abdüşşekurعَبْد الشَّكُور “Şekûr olan Allah’ın kulu”, az iyiliğe çok karşılık verenin kulu
- Abdüttevvabعَبْد التَّوَّاب “Tevvâb olan Allah’ın kulu”, tövbeleri çokça kabul edenin kulu
- Ademآدَم İlk insan ve ilk peygamber Âdem’in adı; İbranicede “insan”
- Adenعَدْن “Ebedî kalış yeri”: cennetteki Adn bahçeleri
- Adilعَادِل “Âdil, hakkaniyetli”
- Adiyعَدِيّ “Hücuma ilk atılanlar”; eski bir Arap kabile adı
- Adnanعَدْنَان Kuzey Araplarının atasının adı; adene, “yerleşmek”
- Ahmetأَحْمَد « Övülmeye en layık olan », Peygamber’in ﷺ isimlerinden
- Akifعَاكِف “Kendini ibadete veren, itikâfa giren”
- Akilعَقِيل “Akıllı, aklını kullanan”, akıl (ʿakl) kelimesinden
- Aliعَلِيّ “Yüce, yüksek, şerefli”
- Amirعَامِر “İmar eden, şenlendiren”; mamur, bayındır
- Ammarعَمَّار “İmar eden, hayat veren”; imanında sağlam kişi
- Amrعَمْرو “Hayat, ömür”: uzun yaşaması dileğiyle verilen isim
- Asafآصَف Geleneğe göre Süleyman’ın veziri; İbranice Asaf, “topladı”
- Asımعَاصِم “Koruyan”, kötülükten alıkoyan ve muhafaza eden
- Asilأَصِيل “Soylu, köklü, sahici”; kızlarda Esîl, “yanağı düzgün ve yumuşak”
- Ayanأَيَّان Kur’an Arapçasında “ne zaman?”; Güney Asya’da anlamı tartışmalı modern bir isim
- Aylanأَيْلَان Kökeni belirsiz yeni bir isim; Türkçe “ay” ile ilişkilendirilir
- Azzamعَزَّام “Çok azimli”, iradesi sağlam
B
- Basilبَاسِل “Cesur, yiğit”, tehlike karşısında ağırbaşlı
- Basirبَصِير “Basîr”, gören ve kavrayan
- Bedirبَدْر “Dolunay”; İslam’ın ilk büyük zaferinin yaşandığı yerin adı
- Beşirبَشِير “Müjdeci, müjde getiren”; Kur’an’da Peygamber’in ﷺ vasfı
- Beyanبَيَان “Açık ifade, belâgat”
- Bilalبِلَال “Islatan, serinlik veren”; susuzluğu gideren su; İslam’ın ilk müezzini
- Burhanبُرْهَان “Açık delil”, kesin kanıt
- Bünyaminبِنْيَامِين Hz. Yusuf’un en küçük kardeşinin adı; İbranice “sağ elin oğlu”
C
- Cabirجَابِر “Kırığı saran”, teselli eden ve ayağa kaldıran
- Cadجَاد “Cömert” (câde, “bol bol vermek”) ya da “ciddi” (cedde)
- Caferجَعْفَر “Dere, küçük ırmak”
- Cerirجَرِير “Yular”: devenin boynuna geçirilen deri ip
- Cudجُود “Cömertlik”, hesapsızca ve bolca vermek
D
E
- Ebrarأَبْرَار “İyiler”, iyilik eden takva sahipleri
- Ebu Hureyreأَبُو هُرَيْرَة “Kedi yavrusunun babası” anlamında bir künye; en çok hadis rivayet eden sahâbînin künyesi
- Ebubekirأَبُو بَكْر “Genç devenin babası” anlamında bir künye; ilk halifenin künyesi
- Ekremأَكْرَم “En cömert, en şerefli”
- Elyesaالْيَسَع Elyesa peygamberin adı; İbranicede “İlahım kurtuluştur”
- Eminأَمِين “Güvenilir, emin”; el-Emîn, Peygamber’in ﷺ lakabı
- Emirأَمِير “Emir, bey, komutan”, emreden
- Enesأَنَس “Ünsiyet, dostluk”; insanı rahatlatan ve yalnızlığı gideren yakınlık
- Enverأَنْوَر “Daha nurlu, çok parlak”
- Esedأَسَد “Aslan”, cesaret ve güç simgesi
- Esirأَثِير “Seçkin, en sevilen”; modern Arapçada ayrıca “esir (eter)”
- Eslemأَسْلَم “En sağlam, en esen”; Türkiye’de “Allah’a teslim olan” diye anlaşılır
- Evsأَوْس Dilcilere göre “bağış” ve “kurt”; Ensar’dan bir kabilenin adı
- Evvabأَوَّاب “Allah’a çokça yönelen”
- Eymenأَيْمَن “Uğurlu, mübarek” ve “sağ taraftaki”
- Eyüpأَيُّوب Sabrın örneği Eyyûb peygamberin adı
F
- Farisفَارِس “Süvari, atlı”, usta ve yiğit binici
- Fehdفَهْد “Çita”, hızlı ve güçlü yırtıcı
- Fetihفَتْح “Fetih, açılış, zafer”
- Firasفِرَاس “Ferâset, sezgi”; aynı zamanda aslanın adlarından
- Firuzeفَيْرُوز “Firuze”; Farsça pîrûz, “muzaffer”
- Fuatفُؤَاد “Gönül, kalp”, duyguların ve idrakin yeri
- Furkanفُرْقَان “Furkan”, hakkı bâtıldan ayıran
G
H
- Habbabخَبَّاب h-b-b kökünden eski bir Arap ismi; hızlı yürüyüşü (habeb) çağrıştırır
- Habibحَبِيب “Sevgili, aziz”; aynı zamanda “seven, dost”
- Hadiهَادِي “Hâdî, yol gösteren”
- Hakimحَكِيم « Hikmet sahibi, bilge »
- Halidخَالِد “Ebedî, kalıcı”, baki kalan
- Halilخَلِيل “Halil, candan dost”
- Hamedحَمَد “Hamd, övgü”
- Hamitحَامِد “Allah’a hamd eden, şükreden”
- Hamzaحَمْزَة Dilcilere göre “aslan”; güç ve sağlamlık
- Hanifحَنِيف “Hanîf”, şirkten yüz çevirip yalnızca Allah’a yönelen
- Harisحَارِث “Çiftçi”, toprağı süren ve geçimini kazanan
- Hariseحَارِثَة Hâris isminin -e ekli biçimi: “toprağı süren, çiftçi”
- Harunهَارُون Hz. Musa’nın kardeşi Hârûn peygamberin adı; anlamı kesin olmayan İbranice bir isim
- Hasanحَسَن “Güzel, iyi”
- Hassanحَسَّان “Çok güzel”, çokça iyilik eden
- Hatemحَاتِم “Kesin hüküm veren”; cömert Hâtem-i Tâî’nin adı
- Hattabخَطَّاب “Belâgatli hatip”; Hz. Ömer’in babasının adı
- Hattanهَتَّان “Sürekli yağmur yağdıran”, bereketli yağmur
- Heysemهَيْثَم “Kartal yavrusu”
- Hidayetهِدَايَة “Hidayet”, doğru yola iletilme
- Hişamهِشَام “Cömertlik”; misafire ikram edilen ufalanmış ekmeği çağrıştıran bir kökten
- Hubeybخُبَيْب h-b-b kökünden eski bir küçültme ismi; hızlı yürüyüşü (habeb) çağrıştırır
- Hudهُود Âd kavmine gönderilen Hûd peygamberin adı; anlamı kesin değil
- Huzeyfeحُذَيْفَة Eski bir Arap ismi; Hicaz’ın küçük siyah koyunu hazefe ile ilişkilendirilen bir küçültme; anlamı kesin değil
- Hümamهُمَام “Yüksek himmetli, cömert bey”
- Hüsamحُسَام “Keskin kılıç”
- Hüseyinحُسَيْن “Küçük güzel”, Hasan’ın küçültmesi
I
- İbrahimإِبْرَاهِيم İbrahim peygamberin adı; Tevrat’a göre “birçok milletin babası”
- İdrisإِدْرِيس İdris peygamberin adı; kökeni belirsiz, çoğu zaman ders (“okuma”) ile ilişkilendirilir
- İhsanإِحْسَان “İhsan, iyilik ve güzel davranış”: işi güzel yapmak ve iyilik etmek
- İkrimeعِكْرِمَة “Dişi güvercin”, dilcilerin açıklamasına göre
- İlanإِيلَان İbranice kökenli bir isim, “ağaç”
- İlyanإِلْيَان Kökeni belirsiz modern bir Fransız ismi; İlyas ve Elian ile ilişkilendirilir
- İlyasإِلْيَاس İlyas peygamberin adı; İbranicede “Rab benim İlahımdır”
- İmranعِمْرَان Hz. Meryem’in babasının adı; 3. sûre “İmrân ailesi” adını taşır
- İsaعِيسَى Meryem oğlu İsa peygamberin adı; İbranice Yeşua, “Allah kurtarır”
- İsamعِصَام “Bağlayan kayış”; kendi değerini kendi yapan insan
- İshakإِسْحَاق İshak peygamberin adı; İbranicede “güler”
- İskenderإِسْكَنْدَر İskender, Aleksandros’un Arapça biçimi (Yunanca “insanları koruyan”)
- İslamإِسْلَام “Allah’a teslimiyet”, dinin adı
- İsmailإِسْمَاعِيل İsmail peygamberin adı; İbranicede “Allah işitir”
- İyadإِيَاد “Güçlendiren, destek”
- İyasإِيَاس “Karşılık, bedel”; evs (“bağış”) ile aynı kökten
K
- Kabكَعْب “Topuk, aşık kemiği”; mecazen şan ve yüksek mertebe
- Kadirقَادِر “Güçlü, gücü yeten”
- Kamerقَمَر “Ay”
- Kâmilكَامِل “Kâmil, eksiksiz, olgun”
- Kasımقَاسِم “Bölüştüren, paylaştıran”; Peygamber’in ﷺ ilk oğlunun adı
- Kasvereقَسْوَرَة Pek çok müfessire göre “aslan”; ya da “avcılar”
- Kayanكِيَان Arapçada “varlık”; ülkeye göre farklı kökenler
- Kaysقَيْس Dilcilere göre “güç, şiddet”; büyük Arap kabilelerinin adı
- Keremكَرَم “Kerem, cömertlik, gönül asaleti”
- Kinanكِنَان “Sığınak, koruyan örtü”; Kureyş’in atası Kinâne ile yakın
- Kusayقُصَيّ “Uzaktaki”; Peygamber’in ﷺ atalarından birinin adı
- Kuteybeقُتَيْبَة Kitb’in küçültmesi, “küçük deve semeri”
L
M
- Mahmutمَحْمُود “Övülmüş, övgüye değer”; Muhammed ve Ahmed ile aynı kökten
- Malikمَالِك “Sahip olan”, bir şeye malik olan kişi
- Mansurمَنْصُور “Yardım görmüş, muzaffer”
- Mekinمَكِين “Sağlam, yerleşik”, itibarlı bir mevkie sahip
- Mikdadمِقْدَاد “Güçle yaran, kesen”; “yarmak” anlamındaki k-d-d kökünden
- Miraçمِعْرَاج “Merdiven, yükseliş”: Peygamber’in ﷺ gökleri aşarak yükselişi
- Muaviyeمُعَاوِيَة “Karşılıklı ulumak” anlamındaki âvâ fiilinden eski bir isim; Kâmûs’a göre tilki yavrusu
- Muazمُعَاذ “Korunan”, kendisine sığınak verilen kişi
- Muhammedمُحَمَّد « Çokça övülen », İslam Peygamberi’nin ﷺ adı
- Muhtarمُخْتَار “Seçilmiş, seçkin”; el-Muhtâr, Peygamber’in ﷺ sıfatlarından
- Musaمُوسَى Musa peygamberin adı; Tevrat’a göre “sudan çıkarılan”
- Musabمُصْعَب “Ehlileştirilmemiş damızlık deve”; hiç binilmeden serbest bırakılan erkek deve
- Mustafaمُصْطَفَى “Seçilmiş, seçkin”; Peygamber’in ﷺ sıfatlarından
- Münibمُنِيب “Allah’a yönelen, tövbekâr”
- Münirمُنِير “Nurlu, aydınlatan”
N
- Nafiنَافِع “Faydalı, yararlı”, başkalarına fayda sağlayan
- Nahilنَاهِل “Pınardan içen” ve susuzluğunu gideren; mecazen bilgi kaynağından içen
- Nailنَائِل “Nail olan, amacına ulaşan”; ayrıca “cömert”
- Naimنَعِيم “Nimet, saadet”; naîm cennetleri
- Nasrنَصْر “Yardım, zafer”; Allah’ın verdiği yardım
- Nayifنَايِف “Yüce, seçkin”, yükselen ve aşan
- Nevvafنَوَّاف “Çok yüce, yükselen”, nâfe fiilinden
- Nidalنِضَال “Mücadele”; aslında ok atma yarışı
- Nizarنِزَار Kuzey Araplarının atasının adı; nezr, “azlık”
- Nuhنُوح Nuh peygamberin adı; İbranicede “huzur, dinlenme” ile ilişkili
- Numanنُعْمَان Eski Arapçada “kan”; İslam öncesi Arabistan’da bir kral ismi
- Nurنُور “Işık, aydınlık”
O
R
- Radرَعْد “Gök gürültüsü”
- Rafiرَافِع “Yükselten”, yukarı kaldıran ve yücelten
- Rahmanرَحْمٰن “Rahmân”, Allah’a has bir isim
- Rakanرَاكَان Necd’e özgü, “sağlam dayanmak” anlamındaki r-k-n köküyle ilgili bir isim: “ağırbaşlı, güvenilen”
- Reşatرَشَاد “Doğru yol, doğruluk”
- Reşitرَشِيد “Doğru yolda olan, aklı başında”
- Revanرَوَان Farsça bir kelime: “ruh, can” ve “akan, giden”
- Reyyanرَيَّان “Kanmış”, susuzluğu giderilmiş, susuzun zıddı
- Rıdvanرِضْوَان “İlâhî rıza”, Allah’ın en büyük hoşnutluğu
- Rızaرِضَا “Rıza, hoşnutluk”: razı olmak ve razı olunmak
S
- Sabitثَابِت “Sağlam, sebatkâr, sarsılmaz”
- Sadسَعْد “Mutluluk, talih, uğur”; uğursuzluğun karşıtı
- Sadıkصَادِق “Doğru sözlü, sadık”
- Saidسَعِيد “Mutlu, bahtiyar”, ahirette saadete eren
- Sakrصَقْر “Doğan, şahin”, avda kullanılan yırtıcı kuş
- Salihصَالِح “İyi, erdemli, dürüst”; Semûd kavmine gönderilen Salih peygamberin adı
- Salimسَالِم “Sağ salim, esen”; her türlü kötülükten korunmuş
- Sâmirثَامِر “Meyve veren, verimli”; mecazen bereketli
- Sattamسَطَّام Necd’e özgü, “kılıcın keskin ağzı” anlamındaki sitâm ile ilişkili bir isim
- Sedimسَدِيم “Hafif sis”; modern Arapçada “bulutsu”
- Sehlسَهْل “Kolay, yumuşak”; ova, düz arazi
- Selamسَلَام “Barış, esenlik” ve Müslümanların selamı
- Selmanسَلْمَان “Esen, selamette olan, korunmuş”; selâm kökünden
- Sıddıkصِدِّيق “Sıddık”, son derece doğru ve sadık olan
- Siracسِرَاج “Kandil, lamba”, aydınlatan ışık
- Sultanسُلْطَان “Güç, otorite”; ayrıca “kesin delil”
- Süheybصُهَيْب “Kızıl saçlı küçük”; kumral-kızıl anlamındaki ashab’ın küçültmesi
- Süheylسُهَيْل Sehl (“kolay, yumuşak”) kelimesinin küçültmesi; Süheyl yıldızının adı
- Süleymanسُلَيْمَان Peygamber ve hükümdar Süleyman’ın adı; “barış” ile ilgili İbranice Şelomo’dan
- Şerifشَرِيف “Şerefli, soylu”; Peygamber’in ﷺ soyundan gelenlerin unvanı
- Şuayipشُعَيْب Arapça şa‘b (“halk”) kelimesine bağlanan küçültme ismi; Medyen’e gönderilen peygamberin adı
T
- Tahaطٰهٰ Kur’an’ın 20. sûresini açan iki harf (tâ, hâ)
- Takiyyتَقِيّ “Takva sahibi, Allah’tan korkan”
- Talhaطَلْحَة “Akasya ağacı”: Arap çölünün büyük, dikenli ağacı
- Tarıkطَارِق “Geceleyin gelen”; gece yıldızı, 86. sûrenin adı
- Temimتَمِيم “Tam, kusursuz”; ayrıca “güçlü, sağlam”
- Teymتَيْم “Kul, hizmetkâr”; Hz. Ebû Bekir’in Kureyş’teki boyunun adı
- Türkiتُرْكِيّ “Türk, Türk’e ait”; Arapçada Türk adından yapılmış nisbe sıfatı
U
- Ubadeعُبَادَة İbadet (ibâde) kökü olan ʿ-b-d’den eski bir Arap ismi
- Ukbeعُقْبَة “Nöbet, sıra”; ardından gelme ve sonuç bildiren kökten
- Umeyrعُمَيْر Amr veya Ömer isminin küçültmesi: “küçük ömür”, uzun ömür dileği
- Urveعُرْوَة “Kulp, tutamak”; mecazen insanın tutunduğu sağlam dayanak
- Übeyأُبَيّ Eb (“baba”) kelimesinin küçültme biçimi; eski bir Arap ismi
- Ümranعُمْرَان “Bayındırlık, mamurluk”
- Üsameأُسَامَة “Aslan”: klasik Arapçada aslanın özel adlarından biri
- Üseydأُسَيْد “Aslan yavrusu”; esed (“aslan”) kelimesinin küçültmesi
- Üveysأُوَيْس Evs’in (“bağış” ya da “kurt”) küçültme biçimi
- Üzeyirعُزَيْر Kur’an’da bir kez anılan, İsrâiloğullarından Üzeyir’in adı; Ezra ile bir tutulur
V
Y
- Yahyaيَحْيَى « Yaşayacak » ; Yahya peygamberin adı
- Yakinيَقِين “Kesin bilgi, şüphesiz iman”
- Yakupيَعْقُوب Yakup peygamberin adı; İbranicede “topuk” kelimesiyle ilişkili
- Yakutيَاقُوت “Yakut”, değerli taş
- Yamanيَمَان Arapçada “Yemenli”; uğur ve sağ yan bildiren köktendir
- Yaminيَامِن “Uğurlu, bereketli”
- Yanisيَانِيس Yuhanna’nın Yunanca biçimi (İbranice Yohanan, “Tanrı lütufkârdır”)
- Yasinيٰسِين 36. sûreyi açan yâ ve sîn harfleri ; İbn Abbas’a göre « ey insan »
- Yasirيَاسِر “Kolaylaştıran, yumuşak huylu”
- Yezenيَزَن Eski Yemen kökenli bir isim; Seyf b. Zî Yezen’in adı
- Yezidيَزِيد “Artar, çoğalır”: isim olmuş bir fiil
- Yunusيُونُس Yunus peygamberin adı; İbranicede “güvercin”
- Yusufيُوسُف Yusuf peygamberin adı ; İbranicede « Allah artıracak »
Z
- Zaferظَافِر “Zafer kazanan”, üstün gelen ve amacına ulaşan
- Zayidزَايِد “Artan, çoğalan”; bolluk dileği
- Zekeriyaزَكَرِيَّا Zekeriya peygamberin adı; İbranicede “Allah hatırladı”
- Zekiزَكِيّ “Temiz, saf, iyilikte gelişen”
- Zeydزَيْد “Artış, fazlalık”; Kur’an’da adı geçen tek sahâbî
- Zeynزَيْن “Güzellik, zarafet, süs”
- Ziyaضِيَاء “Parlak ışık, ziya”
- Ziyadزِيَاد “Artış, fazlalık, bolluk”
- Zübeyrزُبَيْر Zebr kelimesinin küçültmesi: “güç, sağlamlık”; “demir kütlesi” anlamındaki zübre ile aynı kökten
- Zülküfذُو الْكِفْل “Pay sahibi” ya da “kefil olan”; Kur’an’da iki kez anılan bir peygamber