Azzâm kelimesi Kur’an’da geçmez, ama azim orada övülür: “Azim sahibi peygamberlerin (ülü’l-azm) sabrettiği gibi sabret” (Ahkâf 46:35); Kur’an Peygamber’e ﷺ de “Karar verdiğin zaman Allah’a tevekkül et” der (Âl-i İmrân 3:159).
Azzam isminin anlamı ve kökeni
Azzâm, “azim, kararlılık” anlamındaki azm kelimesinden yapılmış bir mübalağa kalıbıdır (‘-z-m kökü): karar verdiğini sonuna kadar götüren çok azimli kişi demektir. Leys, azmi “kalbinin yapmaya kesin olarak karar verdiği iş” diye tanımlar. İsim Orta Doğu’da, Mısır’da ve Körfez’de kullanılır; soyadı olarak da görülür. Türkçedeki azim kelimesi de aynı köktendir.
(Ey Muhammed!) Rasullerden büyük azim sahiplerinin sabrettiği gibi sen de sabret ve hunlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüzün bir anından başka kalmadıklarını sanırlar. Bu bir bildiridir. Ancak yoldan çıkmış olan topluluk helâk edilir.
Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et! (Ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
Andolsun, mallarınız ve canlarınızla imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, bilin ki bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.