إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ ٨٩
“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”
سَلْمَان
Erkek Arapça kökenli Salmān
Sahâbî“Esen, selamette olan, korunmuş”; selâm kökünden
İran’ın Râmhürmüz şehrinden olan Selmân-ı Fârisî (Buhârî, 3947), Medine’ye gelip Müslüman olmadan önce on küsur kez el değiştirerek efendiden efendiye geçti (Buhârî, 3946). Cuma sûresi indiğinde Peygamber ﷺ elini onun üzerine koyup “İman Süreyya yıldızında olsaydı, bunlardan bazı adamlar ya da bir adam ona ulaşırdı” buyurdu (Buhârî, 4897).
Selmân, barış (selâm), esenlik ve kurtuluş (selâmet) anlamındaki s-l-m kökünden yapılmıştır; Selîm, Selmâ ve İslâm kelimesi de bu köktendir. Fu‘lân kalıbı ona pekiştirme anlamı katar: “sağ salim, her kötülükten korunmuş kişi”. Eski bir Arap ismi olan Selman, daha çok İranlı sahâbî Selmân-ı Fârisî’nin hatırasına verilir; Türkiye’de, Güney Asya’da ve İran’da yaygındır.
Selman ismi Kur’an’da aynen geçmez, ancak kökü (س ل م) 140 kez geçer. Örnekler:
إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ ٨٩
“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”
وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ ٢٥
Allah, selam yurduna (Cennet'e) çağırır, dileyeni de dosdoğru yola hidayet eder.
دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ١٠
Orada duaları: "Allah’ım! Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin" dir. (Aralarında ki) selamlaşmaları “Selam”dır, dualarının sonu ise: ”Âlemlerin Rabbine hamdolsun” dur.
Selman ismi hakkında özel bir nas veya âlim görüşü yoktur: İslam’ın genel ölçüleri geçerlidir.
İsim koymanın ölçülerini okuyun
Bu sayfa bir fetva değil, düşünmeye yardımcı bir rehberdir. Kişisel bir durum için ehil bir âlime danışın.