Abdullah b. Revâha’nın yeğeni Nu‘mân b. Beşîr, hicretten sonra Ensar arasında doğan ilk çocuktur. Peygamber’den ﷺ “Helal bellidir, haram da bellidir” hadisini (Buhârî, 52) ve birbirlerine sevgi ve merhamette mü’minleri tek bir bedene benzeten hadisi rivayet etmiştir (Buhârî, 6011). Nu‘mân b. Mukarrin ise Nihâvend’de İslam ordusuna komuta etmiş ve orada şehit düşmüştür.
Nu‘mân, refah ve nimet anlamındaki n-ʿ-m kökünden gelir (nimet, naîm). Dilciler en-nu‘mân kelimesinin kan anlamına geldiğini nakleder; kırmızı gelincik çiçeğinin adı olan şakâiku’n-nu‘mân’ın bu renkten ya da tarlalarını koruma altına alan Hîre kralı Nu‘mân b. Münzir’den geldiği söylenir; Hîre’nin Arap kralları bu adı taşımıştır. Sahâbîlerin ve asıl adı Nu‘mân b. Sâbit olan İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe’nin ismidir.
O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsini verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
«Helal olan şeyler belli, haram olan şeyler de bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helal mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalar. Tıpkı sürüsünü…