خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ ٤٣
Gözleri korku içinde, yüzlerini zillet bürümüştür. Oysa onlar, sağ salim iken secde etmeye çağrılmışlardı.
سَالِم
Erkek Arapça kökenli Sālim
SahâbîKur’an’da geçiyor“Sağ salim, esen”; her türlü kötülükten korunmuş
Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Kalem 68:43.
Ebû Huzeyfe’nin azatlısı Sâlim, Kur’an’ı en iyi okuyanlardandı: Peygamber ﷺ Medine’ye gelmeden önce Kubâ’da ilk muhacirlere, Kur’an’ı en çok bilen o olduğu için imamlık yapardı (Buhârî, 692). Peygamber ﷺ “Kur’an’ı şu dört kişiden okuyup öğrenin: Abdullah b. Mes‘ûd, Ebû Huzeyfe’nin azatlısı Sâlim, Übey b. Kâ‘b ve Muâz b. Cebel” buyurmuştur (Buhârî, 3758). Yemâme Savaşı’nda şehit düştü.
Sâlim, “esen olmak, kötülükten kurtulmak” anlamındaki selime fiilinin ism-i fâilidir: sağlam, sağlıklı, kusurdan uzak kişi demektir. Barış ve esenlik (selâm) anlamındaki s-l-m kökünden gelir; İslam ve Müslim kelimeleri de bu köktendir. Kur’an çoğul biçimini bir kez, secdeye çağrıldıklarında “sapasağlam oldukları hâlde” kaçınanlar için kullanır (68:43). Türkçede “sağ salim” deyiminde yaşar; i’si uzun Selîm (سليم) ise yakın anlamlı ayrı bir isimdir.
Evet: Salim kelimesi Kur’an’da 1 kez, 1 sûrede geçer.
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ ٤٣
Gözleri korku içinde, yüzlerini zillet bürümüştür. Oysa onlar, sağ salim iken secde etmeye çağrılmışlardı.
Salim ismi hakkında özel bir nas veya âlim görüşü yoktur: İslam’ın genel ölçüleri geçerlidir.
İsim koymanın ölçülerini okuyun
Bu sayfa bir fetva değil, düşünmeye yardımcı bir rehberdir. Kişisel bir durum için ehil bir âlime danışın.