يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ ١٠٥
O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi bahtiyardır.
سَعِيد
Erkek Arapça kökenli Saʿīd
SahâbîKur’an’da geçiyor“Mutlu, bahtiyar”, ahirette saadete eren
Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Hûd 11:105.
İlk Müslümanlardan Saîd b. Zeyd, Hz. Ömer’in kız kardeşinin eşiydi; Ömer’in, kendisi Müslüman olmadan önce onu İslam’ı yüzünden bağladığını anlatırdı (Buhârî, 3862). Peygamber’in ﷺ cennetle müjdelediği on sahâbîden biridir (Tirmizî, 3748). Kur’an saîd kelimesini yalnızca bir kez kullanır: “Onlardan kimi bedbaht, kimi bahtiyardır” (Hûd 11:105).
Saîd, mutluluk ve uğur anlamındaki s-ʿ-d kökünden (sa‘d, saâdet) bir sıfattır: mutlu, muradına ermiş kişi ve dinî dilde ahirette saadete eren demektir; karşıtı şakî, yani bedbahttır. Aynı kökten daha eski bir isim olan Sa‘d ile ve “efendi” anlamındaki Seyyid ile karıştırılmamalıdır. İlk dönemin büyük âlimlerinden Saîd b. Müseyyeb ve Saîd b. Cübeyr bu adı taşımıştır.
Evet: Said kelimesi Kur’an’da 1 kez, 1 sûrede geçer.
يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ فَمِنْهُمْ شَقِىٌّ وَسَعِيدٌ ١٠٥
O gün geldiği zaman Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan kimisi bedbaht, kimisi bahtiyardır.
Said ismi hakkında özel bir nas veya âlim görüşü yoktur: İslam’ın genel ölçüleri geçerlidir.
İsim koymanın ölçülerini okuyun
Bu sayfa bir fetva değil, düşünmeye yardımcı bir rehberdir. Kişisel bir durum için ehil bir âlime danışın.