Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, A’râf 7:85.
İslam’da Şuayip
Medyen halkına gönderilen peygamber Şuayb’ın adı Kur’an’da on bir kez geçer. Kavmini yalnızca Allah’a kulluğa ve ölçüde hileyi bırakmaya çağırmıştır: “Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların mallarını eksiltmeyin” (7:85); kendisini “güvenilir bir elçi” olarak tanıtır (26:178). Bazı müfessirler onu Hz. Musa’yı ağırlayan Medyenli yaşlı adamla (28:23) bir tutar, bazıları ise buna katılmaz.
Şuayip isminin anlamı ve kökeni
Şuayb, hem toplamak hem ayırmak anlamı taşıyan ş-‘-b kökünden gelen Arapça bir küçültme (tasgîr) kalıbıdır: şa‘b “halk, büyük kabile”, şi‘b “dağ yolu, vadi”, şu‘be “dal, kol” bu köktendir. İsim şa‘b ya da şi‘b kelimesinin küçültmesi olarak açıklanır; Arapçada küçültme çoğu zaman küçüklükten çok sevgi ifade eder. İsim değerini Medyen halkına gönderilen Şuayb peygamberden alır.
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. Ölçü ve tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Islah edildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. Eğer iman ediyorsanız, bu sizin için en hayırlı olandır."
Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.''
Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Ahiret gününü ümit edin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” dedi.