Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Bakara 2:251.
İslam’da Davut
Peygamber ve hükümdar Dâvûd’un adı Kur’an’da on altı kez geçer: Câlût’u öldürmüş (2:251), kendisine Zebûr verilmiş (17:55), dağlar ve kuşlar onunla birlikte Allah’ı tesbih etmiştir (21:79). Peygamber ﷺ “Allah’a en sevimli namaz Dâvûd’un namazı, en sevimli oruç da Dâvûd’un orucudur” buyurmuştur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı (Buhârî, 1131).
Davut isminin anlamı ve kökeni
Dâvûd, genellikle “sevgili” diye açıklanan İbranice Dawid isminin Arapça biçimidir. Arap dilcileri onu, “kurt, kurtçuk” anlamındaki Arapça d-v-d köküyle ilgisi olmayan yabancı bir isim sayar. Arapçada iki vav ile (داوود) de yazılır. Türkçede Davut biçimi yerleşmiştir; Mağrip’te Daoud, Batı Afrika’da Daouda biçimleri kullanılır.
Neticede Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Dâvut da, Câlût’u öldürdü. Allah, Davut’a hükümdarlık ve hikmet verdi, ona dilediğinden öğretti. Allah’ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf sahibidir.
Ey Dâvud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.