Ensar’dan genç Hârise b. Sürâka, Bedir’de nereden geldiği bilinmeyen bir okla öldü. Annesi, sabretmeli mi yoksa ağlamalı mı bilmek için Peygamber’e ﷺ gelip oğlunun cennette olup olmadığını sordu; Peygamber ﷺ şöyle cevap verdi: “Ey Hârise’nin annesi! Cennette pek çok bahçe vardır; oğlun ise en yüce Firdevs’e ulaştı” (Buhârî, 2809).
Harise isminin anlamı ve kökeni
Hârise, “toprağı sürüp eken ve geçimini kazanan” anlamındaki Hâris isminden (h-r-s kökü), eski Arap isimlerinde dişilliği göstermeyen -e sonekiyle yapılmıştır: Talha, Hamza veya Urve gibi bir erkek ismidir. Medine Ensarı’ndan Benî Hârise kolu bu adı taşır. İsim, Peygamber’in ﷺ peygamberlikten önce evlat edindiği azatlısı Zeyd b. Hârise’yi ve genç şehit Hârise b. Sürâka’yı da hatırlatır.
Kim ahiret ekinini/sevabını isterse, onun ekinini/sevabını artırırız. Kim dünya ekinini isterse ona da ondan veririz. Onun ahirette bir nasibi/payı yoktur.
Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir inektir.” Onlar: “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o ineği kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
Enes İbn Mâlik -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre El-Berâ kızı Ümmü'r-Rubeyy'i bu kadın, Harise ibn Surâka'nın da annesidir. Kendisi Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi ve Ey Allah'ın Rasûlü! Hârise(nin hâlin)den bana haber vermez misin? O Bedir günü öldürülmüştü. Eğer…