Enes b. Mâlik on yaşlarındayken Peygamber’in ﷺ hizmetine girdi: “Peygamber’e ﷺ on yıl hizmet ettim, bana bir kez bile “öf” demedi” (Buhârî, 6038). Annesi Ümmü Süleym’in isteği üzerine Peygamber ﷺ ona “Allah’ım, malını ve evladını çoğalt, verdiklerini ona mübarek kıl” diye dua etti (Buhârî, 6334). Hicrî 93 yılı civarında Basra’da vefat etti; son vefat eden sahâbîlerdendir.
Enes, “alışmak, birinin yanında huzur bulmak” anlamındaki enise fiilinin mastarıdır: dilciler üns ya da enes kelimesini, yalnızlık ve yabancılık duygusu olan vahşetin karşıtı diye tanımlar. İsim böylece sıcak ve güven veren bir yakınlığı çağrıştırır. Aynı ʾ-n-s kökünden ins ve insan kelimeleri ile “izin isteyip tanışmak” anlamındaki iste’nese fiili gelir (Nûr 24:27). Türkiye’de çok sevilen isimlerdendir.
Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin almadan ve ev halkına selâm vermeden girmeyin. Eğer düşünecek olursanız, bu sizin için daha hayırlıdır.
Ey iman edenler! Nebinin evlerine sizin için yemeğe izin verilmeden girmeyin. Yemek vaktini de beklemeye kalkışmayın, fakat davet olunduğunuzda girin. Yemek yediniz mi dağılın, söze dalmak için beklemeyin çünkü bu Nebiyi rahatsız etmekte ama o sizden utanmaktadır. Allah ise haktan utanmaz. Hanımlarından ihtiyacınız olan bir şey istediğinizde onlardan hicap/perde arkasından isteyin. Bu sizin kalbiniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Sizin Allah’ın Rasulüne eziyet vermeniz de, ondan sonra zevcelerini nikâhlamanız da ebediyen olacak bir şey değildir. Çünkü bu Allah’ın yanında çok büyük bir iştir.
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz, insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler, “Bu elbette apaçık bir sihirbazdır” dediler?