Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Bakara 2:245.
İslam’da Hasan
Hz. Fâtıma’nın oğlu ve Peygamber’in ﷺ büyük torunu Hasan b. Ali, kardeşiyle birlikte “cennet gençlerinin iki efendisi” olarak anılır (Tirmizî, 3768). Peygamber ﷺ onun için “Bu oğlum bir efendidir; umulur ki Allah onun vesilesiyle Müslümanlardan iki büyük topluluğun arasını düzeltir” buyurmuştur (Buhârî, 3746); bu, hicretin 41. yılında gerçekleşmiştir.
Hasan, güzellik ve iyilik anlamındaki h-s-n kökünün sıfatıdır (hüsn, “güzellik”; ihsan, “iyilik, en güzelini yapmak”). Görünüşü güzel, davranışı iyi olanı niteler. İslam’dan önce nadir olan isim, Peygamber’in ﷺ bizzat adını koyduğu büyük torununun hatırasına yayılmıştır.
Kim Allah rızası için ( karşılığını beklemeden ) gönlünden bir borç verirse ( veya Allah yolunda harcama yaparsa ) bilsin ki ; Allah bunun karşılığını, mükâfaatını kat kat fazlasıyla öder. Rızkı daraltan da genişleten de Allah’tır ve O ‘na döndürüleceksiniz.
Rabbi, onu güzel bir kabul ile kabul etti ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı da ona bakmakla görevlendirdi. Zekeriya ne zaman yanına, onun bulunduğu ibadet mahalline girse, O’nun yanında bir yiyecek bulurdu: Meryem, bu sana nereden geldi? dediğinde, o şöyle cevap verirdi: Bu, Allah katından! Doğrusu Allah, dilediği kimseye hesapsız rızık bağışlar.
Allah İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almıştı. Onlardan on iki temsilci (başkan) seçmiştik. Allah: "Ben sizinleyim" dedi. Namaz kılarsanız, zekat verirseniz, rasûllerime iman eder ve onlara yardım ederseniz, Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim. Sizi altından nehirler akan Cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim küfredip inkâr ederse doğru yoldan sapmış olur.
(Bedir'de) onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü. Attığında da sen atmadın, fakat Allah attı. Müminleri güzel bir imtihanla denemek için (böyle yaptı). Şüphesiz Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.