İsâm kelimesi Kur’an’da geçmez, ama kökü geçer: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın (i‘tasımû); ayrılığa düşmeyin” (Âl-i İmrân 3:103); Peygamber’e ﷺ de: “Allah seni insanlardan korur (ya‘sımuke)” (Mâide 5:67).
İsam isminin anlamı ve kökeni
İsâm, su tulumunu kapatıp tutan kayıştır; tutma ve koruma bildiren a-s-m kökünden gelir (ismet, “korunma”). İsim, mevkiini soyuna değil meziyetlerine borçlu olan kişi için söylenen “nefsü İsâmin sevvedet İsâmâ” (“İsâm’ı efendi yapan kendi nefsidir”) darbımeseliyle ünlüdür.
Topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O'nun bu nimeti ile kardeşler oldunuz. Siz, bir ateş çukurunun kenarında idiniz de sizi oradan kurtardı. Doğru yola çıkasınız diye, Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor.
O, (Oğlu) “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.
Ey Rasûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, Allah'ın dinini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, kâfir topluma hidayet etmez.