el-Muhtâr (“seçilmiş”), geleneğin Peygamber’e ﷺ verdiği sıfatlardandır; ona sıkça en-Nebiyyü’l-Muhtâr denir. Kelime Kur’an’da geçmez, ama fiili geçer: Allah Musa’ya “Seni ben seçtim” (20:13) buyurur ve “Rabbin dilediğini yaratır ve seçer” (28:68). Peygamber ﷺ Allah’ın kendisini Hâşimoğulları arasından seçtiğini bildirmiştir (Müslim, 2276).
Muhtar isminin anlamı ve kökeni
Muhtâr, iyilik ve en iyi anlamındaki h-y-r (hayır) kökünden türeyen ihtâra (“seçmek”) fiilinden gelir: seçmek, en iyi olanı almaktır. Kelime hem ism-i mef‘ûl (“seçilmiş”) hem ism-i fâil (“seçen”) olabilir; isim olarak birinci anlamda anlaşılır. Türkiye’de ve bazı Arap ülkelerinde köy ve mahallenin seçilmiş başkanına verilen muhtar unvanı da aynı kelimedir.
Rabbin, dilediğini yaratır ve dilediğini de seçer. Onların ise seçme hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yüksektedir/yücedir.