Çocukken Bizanslılarca kaçırılıp onların arasında büyüdüğü için Rûmî diye anılan Arap asıllı Süheyb b. Sinân, Mekke’nin ilk Müslümanlarındandı; inancı yüzünden eziyet gördü, sonra Medine’ye hicret etti. Şu hadisi o rivayet etmiştir: “Mü’minin durumu ne hoştur! Her hâli onun için hayırdır: Sevince uğrarsa şükreder, sıkıntıya uğrarsa sabreder” (Müslim, 2999).
Süheyb, kızıllıkla sarışınlığın karıştığı rengi (suhbe) anlatan s-h-b kökünden ashab sıfatının küçültme biçimidir: Cevherî bunu saçtaki kızıla çalan sarılık diye açıklar; beyaz tüyleri kızıla çalan deveye de ashab denirdi. İsim böylece “kızıl saçlı ya da kızıl tenli küçük” demektir ve küçültmenin sevecenliğini taşır. Yaygınlığını sahâbî Süheyb-i Rûmî’ye borçludur.
Arapça yazılışı
صُهَيْبصهيب
Transliterasyon
Ṣuhayb
Kök
ص ه ب
Cinsiyet
Erkek
Köken
Arapça
Süheyb ismi Kur’an’da geçiyor mu?
Hayır: ne Süheyb ismi ne de kökü Kur’an’da geçer. Bir isim Kur’an’dan gelmeden de güzel ve caiz olabilir.
«Müminin hayranlık verici bir hali vardır ki, onun her işi hayırdır. Bu hal, Müminden başka hiç kimsede bulunmaz. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.»