İçeriğe geç

أسماء الله الحسنى

Esmaül Hüsna: Allah’ın 99 ismi

Tirmizî’nin rivayet ettiği hadisteki sırayla yaygın listedeki 99 isim. Her biri için: anlamı, âlimlerin açıklaması, geçtiği ayetler, hadisler ve Kur’an’da okunduğu şekliyle 72 ismi dinleme.

72 isim Kur’an’da aynen geçer: her biri Mahmud Halil el-Husari tilavetinden alınmıştır; her ismin sayfasında başka kârîler de var.

99 isim listesi

  1. 1 اللَّهُ Allah Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık bulunan zâtın özel kapsamlı adı
  2. 2 الرَّحْمَنُ er-Rahmân Bağışlayan, esirgeyen
  3. 3 الرَّحِيمُ er-Rahîm Bağışlayan, esirgeyen
  4. 4 الْمَلِكُ el-Melik Görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi
  5. 5 الْقُدُّوسُ el-Kuddûs Her eksikten münezzeh
  6. 6 السَّلَامُ es-Selâm Esenlik veren
  7. 7 الْمُؤْمِنُ el-Mü’min Güven veren, vaadine güvenilen
  8. 8 الْمُهَيْمِنُ el-Müheymin Kâinatın bütün işlerini gözetip yöneten
  9. 9 الْعَزِيزُ el-Azîz Yenilemeyen yegâne galip
  10. 10 الْجَبَّارُ el-Cebbâr İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların halini iyileştiren
  11. 11 الْمُتَكَبِّرُ el-Mütekebbir Azamet ve yüceliğini izhar eden
  12. 12 الْخَالِقُ el-Hâlik Takdirine uygun bir şekilde yaratan
  13. 13 الْبَارِئُ el-Bâri’ Bir model olmaksızın canlıları yaratan
  14. 14 الْمُصَوِّرُ el-Musavvir Şekil ve özellik veren
  15. 15 الْغَفَّارُ el-Gaffâr Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan
  16. 16 الْقَهَّارُ el-Kahhâr Yenilmeyen, yegâne galip
  17. 17 الْوَهَّابُ el-Vehhâb Karşılık beklemeden bol bol veren
  18. 18 الرَّزَّاقُ er-Rezzâk Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren
  19. 19 الْفَتَّاحُ el-Fettâh İyilik kapılarını açan, hakemlik yapan
  20. 20 الْعَلِيمُ el-Alîm Hakkıyla bilen
  21. 21 الْقَابِضُ el-Kābız Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan
  22. 22 الْبَاسِطُ el-Bâsıt Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan
  23. 23 الْخَافِضُ el-Hâfıd Alçaltan, zillete düşüren
  24. 24 الرَّافِعُ er-Râfi‘ Yücelten, izzet ve şeref veren
  25. 25 الْمُعِزُّ el-Muiz Yücelten, izzet ve şeref veren
  26. 26 الْمُذِلُّ el-Müzil Alçaltan, zillet veren
  27. 27 السَّمِيعُ es-Semî‘ İşiten
  28. 28 الْبَصِيرُ el-Basîr Gören
  29. 29 الْحَكَمُ el-Hakem Son hükmü veren
  30. 30 الْعَدْلُ el-Adl Mutlak adalet sahibi, aşırılığa meyletmeyen
  31. 31 اللَّطِيفُ el-Latîf Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip sezilmez yollarla karşılayan
  32. 32 الْخَبِيرُ el-Habîr Her şeyin iç yüzünden haberdar olan
  33. 33 الْحَلِيمُ el-Halîm Acele ile ve kızgınlıkla muamele etmeyen
  34. 34 الْعَظِيمُ el-Azîm Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu
  35. 35 الْغَفُورُ el-Gafûr Bütün günahları bağışlayan
  36. 36 الشَّكُورُ eş-Şekûr Az iyiliğe çok mükâfat veren
  37. 37 الْعَلِيُّ el-Alî İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın
  38. 38 الْكَبِيرُ el-Kebîr Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu
  39. 39 الْحَفِيظُ el-Hafîz Koruyup gözeten ve dengede tutan
  40. 40 الْمُقِيتُ el-Mukīt Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren, bilip gücü yeten ve koruyan
  41. 41 الْحَسِيبُ el-Hasîb Kullarına yeten, onları hesaba çeken
  42. 42 الْجَلِيلُ el-Celîl Azamet sahibi
  43. 43 الْكَرِيمُ el-Kerîm Fazilet türlerinin hepsine sahip
  44. 44 الرَّقِيبُ er-Rakīb Gözetleyip kontrol eden
  45. 45 الْمُجِيبُ el-Mücîb Dileklere karşılık veren
  46. 46 الْوَاسِعُ el-Vâsi‘ İlmi ve merhameti her şeyi kuşatan
  47. 47 الْحَكِيمُ el-Hakîm Bütün emirleri ve işleri yerli yerinde olan
  48. 48 الْوَدُودُ el-Vedûd Çok seven, çok sevilen
  49. 49 الْمَجِيدُ el-Mecîd Şanlı, şerefli
  50. 50 الْبَاعِثُ el-Bâis Ölümden sonra dirilten
  51. 51 الشَّهِيدُ eş-Şehîd Her şeyi gözlemiş olarak bilen
  52. 52 الْحَقُّ el-Hak Fiilen var olan, mevcudiyeti ve ulûhiyyeti gerçek olan
  53. 53 الْوَكِيلُ el-Vekîl Güvenilip dayanılan
  54. 54 الْقَوِيُّ el-Kavî Her şeye gücü yeten, kudretli
  55. 55 الْمَتِينُ el-Metîn Her şeye gücü yeten, kudretli
  56. 56 الْوَلِيُّ el-Velî Yardımcı ve dost
  57. 57 الْحَمِيدُ el-Hamîd Övülmeye lâyık
  58. 58 الْمُحْصِي el-Muhsî Her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen
  59. 59 الْمُبْدِئُ el-Mübdi’ İlkin yaratan
  60. 60 الْمُعِيدُ el-Muîd Tekrar yaratan
  61. 61 الْمُحْيِي el-Muhyî Can veren
  62. 62 الْمُمِيتُ el-Mümît Öldüren
  63. 63 الْحَيُّ el-Hay Ebedî hayatla diri
  64. 64 الْقَيُّومُ el-Kayyûm Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden
  65. 65 الْوَاجِدُ el-Vâcid Dilediğini dilediği zaman bulan bir müstağni
  66. 66 الْمَاجِدُ el-Mâcid Şanlı, şerefli
  67. 67 الْوَاحِدُ el-Vâhid Bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması anlamında tek
  68. 68 الصَّمَدُ es-Samed Arzu ve ihtiyaçları sebebiyle herkesin yöneldiği ulular ulusu bir müstağni
  69. 69 الْقَادِرُ el-Kādir Her şeye gücü yeten, kudretli
  70. 70 الْمُقْتَدِرُ el-Muktedir Her şeye gücü yeten, kudretli
  71. 71 الْمُقَدِّمُ el-Mukaddim Öne alan
  72. 72 الْمُؤَخِّرُ el-Muahhir Geriye bırakan
  73. 73 الْأَوَّلُ el-Evvel Varlığının başlangıcı olmayan
  74. 74 الْآخِرُ el-Âhir Varlığının sonu olmayan
  75. 75 الظَّاهِرُ ez-Zâhir Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilinin bulunması açısından âşikâr
  76. 76 الْبَاطِنُ el-Bâtın Zâtının görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açısından gizli
  77. 77 الْوَالِي el-Vâlî Kâinata hâkim olup onu yöneten
  78. 78 الْمُتَعَالِي el-Müteâlî İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın
  79. 79 الْبَرُّ el-Ber İyilik eden, vaadini yerine getiren
  80. 80 التَّوَّابُ et-Tevvâb Kullarını tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden
  81. 81 الْمُنْتَقِمُ el-Müntakım Suçluları cezalandıran
  82. 82 الْعَفُوُّ el-Afüv Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden
  83. 83 الرَّؤُوفُ er-Raûf Şefkatli
  84. 84 مَالِكُ الْمُلْكِ Mâlikü’l-mülk Mülkün sahibi
  85. 85 ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ Zü’l-celâli ve’l-ikrâm Azamet ve kerem sahibi
  86. 86 الْمُقْسِطُ el-Muksit Adaletle hükmeden
  87. 87 الْجَامِعُ el-Câmi‘ Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlûkatı toplayan
  88. 88 الْغَنِيُّ el-Ganî Her şeyden müstağni, kendi dışındaki her şey O’na muhtaç
  89. 89 الْمُغْنِي el-Muğnî Zenginlik verip tatmin eden
  90. 90 الْمَانِعُ el-Mâni‘ Dilemediği şeyin gerçekleşmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere engel olan
  91. 91 الضَّارُّ ed-Dâr Zarar veren
  92. 92 النَّافِعُ en-Nâfi‘ Fayda veren
  93. 93 النُّورُ en-Nûr Nurlandıran, nur kaynağı
  94. 94 الْهَادِي el-Hâdî Yol gösteren, murada erdiren
  95. 95 الْبَدِيعُ el-Bedî‘ Eşi ve örneği olmayan, sanatkârane yaratan
  96. 96 الْبَاقِي el-Bâkī Varlığının sonu olmayan
  97. 97 الْوَارِثُ el-Vâris Varlığının sonu olmayan
  98. 98 الرَّشِيدُ er-Reşîd Bütün işleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşad edici
  99. 99 الصَّبُورُ es-Sabûr Çok sabırlı

99 isim hadisi

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6410

"Allah`ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları ezberlerse (îman eder ve ezbere sayarsa) Cennete girer."Allah tektir tek olanı sever.''Buhârî rivayet etmiştir.

"Allah`ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları ezberlerse (îman eder ve ezbere sayarsa) Cennete girer."Allah tektir tek olanı sever.''

لِلَّهِ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ اسْمًا، مِائَةٌ إِلاَّ وَاحِدًا، لاَ يَحْفَظُهَا أَحَدٌ إِلاَّ دَخَلَ الْجَنَّةَ، وَهْوَ وَتْرٌ يُحِبُّ الْوَتْرَ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 19 başka rivayet Şerhli

99 isim listesi nereden geliyor?

Yukarıdaki sahih hadis 99 isimden söz eder fakat onları saymaz. Yaygın liste, isimlerin sayıldığı ve Tirmizî’nin rivayet ettiği bir hadisten (3507) gelir. İşte o hadis ve âlimlerin onun hakkında söyledikleri.

Allah’ın isimleri 99 ile sınırlı mı?

  • Âlimler, bu hadisin, Allah Teâlâ'nın güzel isimlerinin sayısını sınırlamadığında ittifak etmişlerdir.Hadis; Allah Teâlâ'nın, bu doksan dokuzdan başka ismi yoktur, anlamında değildir.Hadisten, bu doksan dokuz ismin hakkını yerine getiren ve gereğine göre amel eden, cennete girer, kastedilmiştir.Hadiste murad edilen şey, bu isimlerin hakkını yerine getirmek ve gereğine göre amel etmekle cennete girilmesidir.Yoksa Allah Teâlâ'nın isimlerinin doksan dokuz ile sınırlı olması değildir.

    — Nevevî

  • Aksine İmam Nevevî gibi bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın isimlerinin bu sayı ile sınırlı olmadığı konusunda âlimlerin ittifak ettiklerini nakletmiştir.
  • Bu hadis, Allah Teâlâ'nın isimlerinin doksan dokuzun üzerinde olduğuna delâlet etmektedir.

    — İbn Teymiyye

  • el-Hattâbî ve başka âlimler şöyle demişlerdir: Bu hadis, Allah Teâlâ'ya âit isimler olduğuna ve bunları ancak kendisinin bildiğine delâlet etmektedir.Buna da Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sözü delâlet etmektedir: إِنَّ ِلِله تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمًا، مَنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْـجَنَّةَ. 'Şüphesiz Allah'ın isimlerinden doksan dokuzu vardır. Kim, bu isimlerin hakkını yerine getirir ve ve gereğine göre amel ederse, cennete girer.' Bu durum, bir kimsenin, -sahip olduğu malı 1000 dirhemden fazla olmasına rağmen-, şöyle demesi gibidir: 'Benim, 1000 dirhemim vardır. Bunları sadaka vermek için hazırladım." Allah Teâlâ Kur'an'da şöyle buyurmuştur: وَلِلَّهِ الأَسْمَاءُ الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا [ سورة الأعراف الآية: ١٨٠] "En güzel isimler, (Esmâul-Hüsnâ) Allah’ındır.O halde O’na güzel isimleriyle yalvarın (duâ edin).O’nun isimlerini (ziyâdeleştirmek veya noksanlaştırmak veyahut da tahrif etmek sûretiyle) değiştirenleri bırakın. Onlar, (dünyada) yapmakta olduklarının cezasına çarptırılacaklardır." (A'râf Sûresi: 180) Allah Teâlâ bu âyette kendisine mutlak (sınırsız) güzel isimleri ile yalvarılmasını emretmiş, kendisinin doksan dokuzun dışında başka güzel isimleri yoktur, dememiştir."

    — İbn Teymiyye

  • Allah Teâlâ'nın isimleri belirli bir sayı ile sınırlı değildir.Bunun delili, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sahîh hadisteki sözüdür: اَللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، ابْنُ عَبْدِكَ، ابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتيِ بِيَدِكَ، مَاضٍ فيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ، سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فيِ كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَداً مِنْ خَلْقِكَ، أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فيِ عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبيِ، وَنُورَ صَدْرِي، وَجَلاَءَ حُزْنيِ، وَذَهَابَ هَمِّي. [ رواه أحمد وصححه الألباني في السلسلة الصحيحة ] "Allahım! Ben senin kulunum. Erkek ve kadın kullarının çocuğuyum. Alnım (kontrolüm) senin elindedir. Benim hakkımda senin hükmün geçerlidir.Senin, benim hakkımdaki takdirin adâlettir. Kendini isimlendirdiğin, Kitabında indirdiğin, kullarından birisine öğrettiğin veya katındaki gayb ilminde kendine has kıldığın sana âit her isimle: Kur’an’ı, kalbimin baharı, göğsümün nûru, hüznümün ortadan kalkması ve kederimin gitmesi (için vesile) kıl(manı isterim)." (İmam Ahmed Müsnedi; c: 1, s: 391. Elbânî; "Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahîha", hadis no: 199). Allah Teâlâ'nın ilmini gizlemiş olduğu ve kendisinden başka hiç kimsenin bilemediği bir şeyin bilinmesi mümkün değildir.Bilinmeyen şey de sınırlandırılamaz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in: إِنَّ ِلِله تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمًا، مِائَةً إِلا وَاحِدًا، مَنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْـجَنَّةَ. "Şüphesiz Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Yüzden bir eksiktir. Kim, bu isimlerin hakkını yerine getirir ve ve gereğine göre amel ederse, cennete girer." Sözüne gelince bu, Allah Teâlâ'nın bu isimlerden başka isimleri yoktur anlamında değildir. Fakat bunun anlamı; Allah Teâlâ'nın isimleri içerisinden doksan dokuz tanesinin, hakkını yerine getiren ve gereğine göre amel eden kimse, cennete girer, demektir. Dolayısıyla Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in: مَنْ أَحْصَاهَا "... bu isimlerin hakkını yerine getirir ve ve gereğine göre amel ederse,..." Bu sözü, birinci cümlenin tamamlayıcısıdır.Yoksa yeni ve ayrı bir cümle değildir.Bunun benzeri bir kimsenin şöyle demesi gibidir: 'Yanımda, Allah yolunda cihad için hazırlamış olduğum yüz tane at vardır.' Bunun anlamı, benim bu yüz attan başka atım yoktur, demek değildir. Aksine bu yüz at, sadece bu şey (Allah yolunda cihad) için hazırlanmıştır."

    — İbn Useymîn

Kur’an ve Sünnet’ten çıkarılan isimler (İbn Useymîn)

İbn Useymîn Kur’an’dan 81, Sünnet’ten 18 isim toplamıştır.

Kur’an’dan (81)

Sünnet’ten (18)

Bağlantılı isimlerin bu bölümde sayfası var; diğerleri Tirmizî’nin listesinde yer almaz.

Sık sorulan sorular

Allah’ın 99’dan fazla ismi var mı?

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur: إِنَّ ِلِله تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمًا، مِائَةً إِلَّا وَاحِدًا، مَنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْـجَنَّةَ. [ رواه البخاري ومسلم ] "Şüphesiz Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Yüzden bir eksiktir. Kim, bu isimlerin hakkını yerine getirir ve ve gereğine göre amel ederse, cennete girer." (Buhârî; hadis no: 2736. Müslim; hadis no: 2677). İbn-i Hazm -Allah ona rahmet etsin- gibi bazı âlimler, bu hadisi delil göstererek Allah Teâlâ'nın isimlerinin bu sayı (99) ile sınırlı olduğunu söylemişlerdir. (Bkz: el-Muhallâ"; c: 1, s: 51). Âlimlerin geneli, İbn-i Hazm'ın -Allah ona rahmet etsin- söylediği bu söze muvafakat etmemiştir. Aksine İmam Nevevî gibi bazı âlimler, Allah Teâlâ'nın isimlerinin bu sayı ile sınırlı olmadığı konusunda âlimlerin ittifak ettiklerini nakletmiştir. Bu âlimler, İbn-i Hazm'ın bu sözünü, itibar edilmeyen şâz görüş gibi kabul etmişlerdir.

Allah’ın isimlerini “saymak” ne demektir?

Hadiste zikredilen saymak, şu gelen hususları içerir: 1. Bu isimleri ezberlemek. 2. Onların manalarını bilmek. 3. Bu isimlerin gerektirdiği şekilde amel etmek: Bu da şöyledir: O’nun “Ehad” oluşunu öğrenince bir kimsenin O’na O’ndan başkasını ortak koşmamasıdır. O’nun “er-Rezzak” olduğunu öğrenince O’ndan başkasından rızık talebinde bulunmamasıdır. O’nun “er-Rahîm” olduğunu öğrenince o kimsenin bu rahmete sebep olacak ibadetler yapmasıdır… Ve buna benzer şekillerde… 4. Allah azze ve celle’nin buyurduğu gibi O’na bu isimlerle dua etmek. “En güzel isimler Allah’ındır. Öyleyse O’na bu isimlerle dua edin.” (A’raf, 180) Bu, kişinin şunun gibi dua etmesidir: “Ey Rahman olan; bana merhamet et, ey Ğafur olan bana mağfiret et, ey Tevvab olan benim tevbemi kabul et.” Ve bunun gibi dualar.

Dualar ve zikirler: Hısnul Müslim · Kur’an’daki dualar · Peygamberimizin ﷺ hadisleri