Enver kelimesi Kur’an’da geçmez, ama kökü sık sık geçer: “Allah göklerin ve yerin nurudur… nur üstüne nur” (Nûr 24:35); mü’minler de ahiret gününde “Rabbimiz, nurumuzu tamamla” diyeceklerdir (Tahrîm 66:8).
Enver isminin anlamı ve kökeni
Enver, ışık bildiren n-v-r kökünden (nûr) bir üstünlük sıfatıdır: “daha nurlu, daha parlak”, dolayısıyla “yüzü aydınlık”. Aynı kelime “çiçekler” anlamında nevr kelimesinin çoğuludur da. Türkiye’de ve Balkanlar’da Enver biçimiyle bilinir.
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nûrunun misali, içinde kandil bulunan bir kandillik gibidir. O kandil, kristal bir fanus içindedir. O, doğuya da batıya da ait olmayan mübarek bir zeytin ağacından tutuşturulan, parıltısı inciyi andıran bir yıldız gibidir. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nûr üstüne nûrdur. Allah dilediği kimseyi nûruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) misaller getirir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve zulme uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle (nasuh) tevbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan Cennetler'e sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla! Çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter.” derler.