Nâil kelimesi Kur’an’da geçmez, ama fiili kurban hakkında geçer: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır (yenâle); O’na ulaşacak olan sizin takvanızdır” (Hac 22:37); “Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz” (Âl-i İmrân 3:92).
Nail isminin anlamı ve kökeni
Nâil, “elde etmek, ulaşmak” anlamındaki nâle fiilinin etken ortacıdır (n-y-l kökü; komşu n-v-l kökünden “bağış” anlamındaki nevâl gelir): aradığına kavuşan ve veren kişi. Türkçede “nail olmak” (elde etmek) deyimi de buradan gelir.
Onların etleri de, kanları da Allah’a asla ulaşmaz. Fakat sizden ona takvâ ulaşır. Size hidayet ettiği için Allah'ı tekbir edin diye O, bunları sizin emrinize vermiştir. İhsan sahiplerine müjde ver.
Hani Rabbi, İbrahim’i birtakım emirlerle imtihan etmiş, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: “Ben seni insanlara önder yapacağım.” İbrahim de, “Soyumdan gelenlerden de (önderler yap, ya Rabbi!)” demişti. Bunun üzerine Rabbi: "Benim ahdime (verdiğim söze) zalimler nail olamaz." diye buyurdu.