ٱلرَّحْمَٰنُ ١
al-raḥmānu
1. Rahmân.
سورة الرحمن
Rahmân Suresi (“Esirgeyen”) okunuşu: 78 ayetin her biri Arapça, ardından Latin harfleriyle (her Arapça kelimeye bir Latin kelime) ve Türkçe meali. Tilaveti başlatın: her kelime okunduğu anda vurgulanır.
Üzerinde çizgi olan harfler (ā, ī, ū) uzundur, ʿ ayn harfini, ḥ, ṣ, ḍ, ṭ, ẓ kalın harfleri gösterir. Anlamını görmek için bir Arapça kelimenin üzerine gelin veya dokunun.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
bis'mi l-lahi l-raḥmāni l-raḥīmi
ٱلرَّحْمَٰنُ ١
al-raḥmānu
1. Rahmân.
عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ ٢
ʿallama l-qur'āna
2. Kur’an'ı öğretti.
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ ٣
khalaqa l-insāna
3. İnsanı yarattı.
عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ ٤
ʿallamahu l-bayāna
4. Ona beyanı öğretti.
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ ٥
al-shamsu wal-qamaru biḥus'bānin
5. Güneş ve Ay belli bir hesapladır.
وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ ٦
wal-najmu wal-shajaru yasjudāni
6. Bitkiler ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler.
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ ٧
wal-samāa rafaʿahā wawaḍaʿa l-mīzāna
7. Göğü yükseltti ve mizanı (adaleti) koydu.
أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ ٨
allā taṭghaw fī l-mīzāni
8. O halde ölçüde haddi aşmayın.
وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ ٩
wa-aqīmū l-wazna bil-qis'ṭi walā tukh'sirū l-mīzāna
9. Tartıyı adaletle tutup doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.
وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ ١٠
wal-arḍa waḍaʿahā lil'anāmi
10. Allah, yeri canlılar için döşedi.
فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ ١١
fīhā fākihatun wal-nakhlu dhātu l-akmāmi
11. Orada meyveler ve tomurcuklu hurmalar vardır.
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ ١٢
wal-ḥabu dhū l-ʿaṣfi wal-rayḥānu
12. Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ١٣
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
13. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ ١٤
khalaqa l-insāna min ṣalṣālin kal-fakhāri
14. O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ ١٥
wakhalaqa l-jāna min mārijin min nārin
15. Cinleri de yalın bir ateşten yarattı.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ١٦
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
16. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ ١٧
rabbu l-mashriqayni warabbu l-maghribayni
17. O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ١٨
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
18. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ ١٩
maraja l-baḥrayni yaltaqiyāni
19. İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ ٢٠
baynahumā barzakhun lā yabghiyāni
20. Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢١
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
21. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ ٢٢
yakhruju min'humā l-lu'lu-u wal-marjānu
22. O iki denizden inci ve mercan çıkar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢٣
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
23. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ ٢٤
walahu l-jawāri l-munshaātu fī l-baḥri kal-aʿlāmi
24. Denizde yüce dağlar gibi yükselen gemiler de O'nundur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢٥
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
25. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ ٢٦
kullu man ʿalayhā fānin
26. Onun üzerinde bulunan her şey yok olacaktır.
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ ٢٧
wayabqā wajhu rabbika dhū l-jalāli wal-ik'rāmi
27. Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinizin vechi/yüzü bakidir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢٨
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
28. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ ٢٩
yasaluhu man fī l-samāwāti wal-arḍi kulla yawmin huwa fī shanin
29. Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O’ndan ister. O, her gün bir iştedir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٠
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
30. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ ٣١
sanafrughu lakum ayyuha l-thaqalāni
31. Ey insanlar ve cinler! Sizin de hesabınızı göreceğiz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٢
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
32. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ ٣٣
yāmaʿshara l-jini wal-insi ini is'taṭaʿtum an tanfudhū min aqṭāri l-samāwāti wal-arḍi fa-unfudhū lā tanfudhūna illā bisul'ṭānin
33. Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٤
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
34. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ ٣٥
yur'salu ʿalaykumā shuwāẓun min nārin wanuḥāsun falā tantaṣirāni
35. Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٦
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
36. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ ٣٧
fa-idhā inshaqqati l-samāu fakānat wardatan kal-dihāni
37. Gök yarılıp da kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٨
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
38. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ ٣٩
fayawma-idhin lā yus'alu ʿan dhanbihi insun walā jānnun
39. O gün hiçbir insana ve cine günahı sorulmaz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٠
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
40. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ ٤١
yuʿ'rafu l-muj'rimūna bisīmāhum fayu'khadhu bil-nawāṣī wal-aqdāmi
41. Günahkârlar simalarından tanınır, sonra da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٢
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
42. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ ٤٣
hādhihi jahannamu allatī yukadhibu bihā l-muj'rimūna
43. İşte bu o günahkârların yalan saydığı cehennemdir.
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ ٤٤
yaṭūfūna baynahā wabayna ḥamīmin ānin
44. Onlar, Cehennem ateşi ile kaynar su arasında gider gelirler.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٥
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
45. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ ٤٦
waliman khāfa maqāma rabbihi jannatāni
46. Rabbinin makamından korkanlara iki Cennet vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٧
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
47. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ ٤٨
dhawātā afnānin
48. Her ikisi de çeşit çeşit dallı ağaçlara sahiptir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٩
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
49. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ ٥٠
fīhimā ʿaynāni tajriyāni
50. Onların ikisinde de akan iki pınar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥١
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
51. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ ٥٢
fīhimā min kulli fākihatin zawjāni
52. İkisinde de her türlü meyveden çift çift vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٣
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
53. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ ٥٤
muttakiīna ʿalā furushin baṭāinuhā min is'tabraqin wajanā l-janatayni dānin
54. (Orada) astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. Her iki cennetten devşirilen meyveler de (oradakilere) yakındır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٥
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
55. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ ٥٦
fīhinna qāṣirātu l-ṭarfi lam yaṭmith'hunna insun qablahum walā jānnun
56. Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٧
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
57. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ ٥٨
ka-annahunna l-yāqūtu wal-marjānu
58. Sanki onlar yakut ve mercan gibidir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٩
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
59. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ ٦٠
hal jazāu l-iḥ'sāni illā l-iḥ'sānu
60. İyiliğin karşılığı iyilikten başkası olabilir mi?
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦١
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
61. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ ٦٢
wamin dūnihimā jannatāni
62. Bu ikisinden başka iki Cennet daha vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦٣
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
63. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
مُدْهَآمَّتَانِ ٦٤
mud'hāmmatāni
64. İkisi de yemyeşildirler.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦٥
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
65. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ ٦٦
fīhimā ʿaynāni naḍḍākhatāni
66. İkisinde de suları durmaksızın coşan iki pınar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦٧
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
67. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ ٦٨
fīhimā fākihatun wanakhlun warummānun
68. Her ikisinde de meyve, hurma ve nar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦٩
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
69. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ ٧٠
fīhinna khayrātun ḥisānun
70. Orada iyi huylu güzel yüzlü kadınlar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧١
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
71. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ ٧٢
ḥūrun maqṣūrātun fī l-khiyāmi
72. Otağlar içerisinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٣
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
73. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ ٧٤
lam yaṭmith'hunna insun qablahum walā jānnun
74. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٥
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
75. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ ٧٦
muttakiīna ʿalā rafrafin khuḍ'rin waʿabqariyyin ḥisānin
76. Yeşil yastıklara ve harikulâde güzel döşemelere yaslanırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٧
fabi-ayyi ālāi rabbikumā tukadhibāni
77. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ ٧٨
tabāraka us'mu rabbika dhī l-jalāli wal-ik'rāmi
78. Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir.
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet: