هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ ١
hal atāka ḥadīthu l-ghāshiyati
1. (Dehşeti) Her şeyi kaplayacak olan (kıyamet)in haberi sana geldi mi?
سورة الغاشية
Gâşiye Suresi (“Kuşatan”) okunuşu: 26 ayetin her biri Arapça, ardından Latin harfleriyle (her Arapça kelimeye bir Latin kelime) ve Türkçe meali. Tilaveti başlatın: her kelime okunduğu anda vurgulanır.
Üzerinde çizgi olan harfler (ā, ī, ū) uzundur, ʿ ayn harfini, ḥ, ṣ, ḍ, ṭ, ẓ kalın harfleri gösterir. Anlamını görmek için bir Arapça kelimenin üzerine gelin veya dokunun.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
bis'mi l-lahi l-raḥmāni l-raḥīmi
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ ١
hal atāka ḥadīthu l-ghāshiyati
1. (Dehşeti) Her şeyi kaplayacak olan (kıyamet)in haberi sana geldi mi?
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ ٢
wujūhun yawma-idhin khāshiʿatun
2. O gün birtakım yüzler vardır ki, zillete bürünmüşlerdir.
عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ ٣
ʿāmilatun nāṣibatun
3. Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً ٤
taṣlā nāran ḥāmiyatan
4. Kızgın ateşe girerler.
تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ ٥
tus'qā min ʿaynin āniyatin
5. Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ ٦
laysa lahum ṭaʿāmun illā min ḍarīʿin
6. Onlar için kuru bir dikenden başka yiyecek yoktur.
لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ ٧
lā yus'minu walā yugh'nī min jūʿin
7. Ne doyurup semirtir, ne de açlıktan korur.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ ٨
wujūhun yawma-idhin nāʿimatun
8. O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ ٩
lisaʿyihā rāḍiyatun
9. Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ ١٠
fī jannatin ʿāliyatin
10. Yüksek bir Cennet'tedirler.
لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةً ١١
lā tasmaʿu fīhā lāghiyatan
11. Orada hiçbir boş söz işitmezler.
فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ ١٢
fīhā ʿaynun jāriyatun
12. Orada akan bir pınar vardır.
فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ ١٣
fīhā sururun marfūʿatun
13. Orada yüksek tahtlar vardır.
وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ ١٤
wa-akwābun mawḍūʿatun
14. Yerleştirilmiş sürahiler.
وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ ١٥
wanamāriqu maṣfūfatun
15. Sıra sıra dizilmiş yastıklar,
وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ ١٦
wazarābiyyu mabthūthatun
16. Ve döşenmiş nefis halılar vardır.
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ ١٧
afalā yanẓurūna ilā l-ibili kayfa khuliqat
17. Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır?
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ ١٨
wa-ilā l-samāi kayfa rufiʿat
18. Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiştir?
وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ ١٩
wa-ilā l-jibāli kayfa nuṣibat
19. Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir?
وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ ٢٠
wa-ilā l-arḍi kayfa suṭiḥat
20. Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır?
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ ٢١
fadhakkir innamā anta mudhakkirun
21. Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.
لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ ٢٢
lasta ʿalayhim bimuṣayṭirin
22. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin.
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ ٢٣
illā man tawallā wakafara
23. Ancak kim yüz çevirir ve küfre saparsa.
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ ٢٤
fayuʿadhibuhu l-lahu l-ʿadhāba l-akbara
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ ٢٥
inna ilaynā iyābahum
25. Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم ٢٦
thumma inna ʿalaynā ḥisābahum
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet: