إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ ١
idhā l-shamsu kuwwirat
1. Güneş dürüldüğü zaman.
سورة التكوير
Tekvîr Suresi (“Dürülme”) okunuşu: 29 ayetin her biri Arapça, ardından Latin harfleriyle (her Arapça kelimeye bir Latin kelime) ve Türkçe meali. Tilaveti başlatın: her kelime okunduğu anda vurgulanır.
Üzerinde çizgi olan harfler (ā, ī, ū) uzundur, ʿ ayn harfini, ḥ, ṣ, ḍ, ṭ, ẓ kalın harfleri gösterir. Anlamını görmek için bir Arapça kelimenin üzerine gelin veya dokunun.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
bis'mi l-lahi l-raḥmāni l-raḥīmi
إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ ١
idhā l-shamsu kuwwirat
1. Güneş dürüldüğü zaman.
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ ٢
wa-idhā l-nujūmu inkadarat
2. Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ ٣
wa-idhā l-jibālu suyyirat
3. Dağlar yürütüldüğü zaman.
وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ ٤
wa-idhā l-ʿishāru ʿuṭṭilat
4. Gebe develer başıboş bırakıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ ٥
wa-idhā l-wuḥūshu ḥushirat
5. Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman.
وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ ٦
wa-idhā l-biḥāru sujjirat
6. Denizler tutuşturulduğu zaman.
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ ٧
wa-idhā l-nufūsu zuwwijat
7. Nefisler/kişiler (benzerleriyle) birleştirildiği zaman.
وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ ٨
wa-idhā l-mawūdatu su-ilat
8. Diri diri (toprağa) gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman.
بِأَىِّ ذَنۢبٍ قُتِلَتْ ٩
bi-ayyi dhanbin qutilat
9. "Hangi günâhtan dolayı öldürüldü?" (diye).
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ ١٠
wa-idhā l-ṣuḥufu nushirat
10. Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ ١١
wa-idhā l-samāu kushiṭat
11. Gök, sıyrılıp ayrıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ ١٢
wa-idhā l-jaḥīmu suʿʿirat
12. Cehennem alevlendirildiği zaman.
وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ ١٣
wa-idhā l-janatu uz'lifat
13. Ve Cennet yaklaştırıldığı zaman.
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ ١٤
ʿalimat nafsun mā aḥḍarat
14. Her nefis önceden ne hazırladığını bilecektir.
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ ١٥
falā uq'simu bil-khunasi
15. Hayır! Yemin ederim gizlenen (yıldızlara).
ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ ١٦
al-jawāri l-kunasi
16. O akıp akıp yörüngesinde giden ve gizlenenlere.
وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ ١٧
wa-al-layli idhā ʿasʿasa
17. Karardığında geceye.
وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ ١٨
wal-ṣub'ḥi idhā tanaffasa
18. Aydınlanmaya başladığında sabaha.
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ١٩
innahu laqawlu rasūlin karīmin
19. Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ ٢٠
dhī quwwatin ʿinda dhī l-ʿarshi makīnin
20. Kuvvet sahibi; Arşın sahibinin katında itibarlı (bir elçinin).
مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ ٢١
muṭāʿin thamma amīnin
21. Kendine itaat edilen, üstelik güvenilir.
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ ٢٢
wamā ṣāḥibukum bimajnūnin
22. Arkadaşınız bir mecnun değildir.
وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ ٢٣
walaqad raāhu bil-ufuqi l-mubīni
23. Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ ٢٤
wamā huwa ʿalā l-ghaybi biḍanīnin
24. O, gayp hakkında cimri değildir.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ ٢٥
wamā huwa biqawli shayṭānin rajīmin
25. O, kovulmuş Şeytan'ın sözü de değildir.
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ ٢٦
fa-ayna tadhhabūna
26. Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ ٢٧
in huwa illā dhik'run lil'ʿālamīna
27. O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ ٢٨
liman shāa minkum an yastaqīma
28. Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ ٢٩
wamā tashāūna illā an yashāa l-lahu rabbu l-ʿālamīna
29. Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet: