55:27 ayetinin metni
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ ٢٧
Okunuşu
wayabqā wajhu rabbika dhū l-jalāli wal-ik'rāmi
Meal
Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinizin vechi/yüzü bakidir.
سورة الرحمن، الآية ٢٧
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ ٢٧
wayabqā wajhu rabbika dhū l-jalāli wal-ik'rāmi
Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinizin vechi/yüzü bakidir.
Rahmân Suresi’nin 27. ayeti (55:27) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 532. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey Resul!- Kullarına lütufta ve ihsanda bulunan azamet sahibi Rabbinin yüzü bakidir. Kesinlikle fani olmak O'na isabet etmez.
26-28. Yeryüzünde bulunan insan, cin, hayvan ve diğer bütün yaratıklar ölecek, yok olup gidecekler. Oysa asla ölmeyece olan kamil hayat sahibi ise baki kalacaktır. O, “celâl ve ikrâm sahibi” yani azamet, kibriyâ ve şeref sahibidir. Bundan dolayı O, ta’zim edilip yüceltilir. Yine ikram, yani geniş lütuf ve kerem sahibidir. Dostlarını ve has kullarını türlü ikramlarla donatır. Gerçek dostları da O’na saygı ve tazimde bulunurlar, O’nu yüceltirler, severler ve O’na yönelip ibadet ederler. “O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”
Rahmân suresinin 19-41. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 532. sayfası).
Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinizin vechi/yüzü bakidir.
Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin yüzü bâki kalacak.
Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.
وَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُۥ لَهُ ٱلْحُكْمُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Sen Allah ile beraber başka bir ilâha ibadet etme. O’ndan başka hiçbir (hak) ilâh yoktur. O'nun yüzünden (zatından) başka her şey yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve O'na döndürülürsünüz.
وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا
Sabah, akşam Rablerinin yüzünü dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!
إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا
Biz, sizi sadece Allah yüzü/rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.