Rahmân Suresi’nin 41. ayeti (55:41) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 533. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Rahmân Suresi 41. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
41. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kıyamet günü suçlular yüzlerinin kara ve gözlerinin mavi olması gibi alametlerden tanınır. Perçemleri ayakları ile bir araya getirilip cehenneme atılırlar.
41-42. Yüce Allah, kıyamet gününde dünyada iken hayır işlemiş olanlarla, kötülük işlemiş olanlara kendileri vasıtası ile tanınmalarını sağlayacak alâmetler yaratacaktır. Nitekim bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “O günde kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacaktır.” (Âl-i İmran, 3/106) Yani günahkârlar, alınlarından ve ayaklarından yakalanarak sürüklenecek ve cehenneme atılacaklardır. Yüce Allah (günahlarına dair sorduğu soruları) -kendisi bunları onlardan daha iyi bilmekle birlikte-onları azarlamak ve yaptıklarını itiraf ettirmek için soracaktır. Çünkü Yüce Allah, delillerini insanlara karşı en ileri derecede ortaya koymak ve pek üstün hikmetini açığa çıkarmayı murat edecektir.
Suları tatlı ve tuzlu olan denizlerin birbirine karışmaması Allah Teâlâ'nın kudretinin göstergelerindendir.
Bütün canlıların fani olacağı ve sadece Yüce Allah'ın baki oluşunun beyan edilmesi; kullar için yalnızca sonsuz ve baki olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya bağlanmaları için bir teşviktir.
Teşbih ve benzetme yapmadan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya yaraşır bir şekilde yüz sıfatı ispat edilmiştir.
Kâfirler için farklı çeşitlerde pek çok azap vardır.
41. ayetin diğer mealleri
Suçlular simalarından tanınır, sonra da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır.
Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.
41. ayet kelime kelime
يُعْرَفُyuʿ'rafutanınır
ٱلْمُجْرِمُونَl-muj'rimūnasuçlular
بِسِيمَٰهُمْbisīmāhumsimalarından
فَيُؤْخَذُfayu'khadhuve tutulur
بِٱلنَّوَٰصِىbil-nawāṣīalınlar(ın)dan
وَٱلْأَقْدَامِwal-aqdāmive ayaklar(ın)dan
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.