İçeriğe geç

Rahmân Suresi 1. Ayet

سورة الرحمن، الآية ١

55:1 27. cüz 54. hizb Mushaf’ta 531. sayfa Medeni sure

55:1 ayetinin metni

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ٱلرَّحْمَٰنُ ۝١

Okunuşu

al-raḥmānu

Meal

Rahmân.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Rahmân Suresi’nin 1. ayeti (55:1) Medeni bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 531. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Rahmân Suresi 1. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

1. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Rahman geniş rahmet sahibidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Bu sûre-i celileyi Yüce Allah, rahmetinin genişliğine, ihsanının kapsamına, lütuf ve iyiliklerinin çokluğuna delâlet eden “Rahmân” ismi ile başlatmaktadır. Daha sonra kullarına ihsan etmiş olduğu rahmetine ve rahmetinin etkilerine delil olan dinî, dünyevî ve uhrevî nimetlerini söz konusu etmektedir. Bunun ardından cinlerin ve insanların kendisine şükretmeleri için nimetlerinin her bir türüne dikkatlerini çekmekte ve: “O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?” diye sormaktadır.

Rahmân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

54:50 ile 55:18 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 531. sayfası).

  • Yapılan amellerin küçüğü de büyüğü de amel defterlerinde yazılıdır.
  • Rahman'ın nimetlerini Kur'an ile başlayarak zikretmesi, Kur'an'ın şerefine ve (Allah'ın) kullarına karşı Kur'an'la ihsanının büyüklüğüne delalet eder.
  • İslam’da adaletin önemi belirtilmiştir.
  • Yüce Allah'ın nimetleri; bizim onları bilmemizi ve şükrünü eda etmemizi gerektirir. Onları yalanlamayı ve nankörlük etmeyi değil.

1. ayetin diğer mealleri

Rahman,

Rahman

Rahmân (çok merhametli olan Allah)

1. ayet kelime kelime

  1. ٱلرَّحْمَٰنُ al-raḥmānu Çok merhametli (Allah)

1. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yâsîn 36:40

    لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ وَكُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

    Ne Güneş Ay'a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

  • En’âm 6:96

    فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, Güneş'i ve Ay'ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.

  • Hac 22:18

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ

    Göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve bir çok insanın Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa onu değerli kılacak yoktur. Allah, dilediğini yapar.

  • Hadîd 57:25

    لَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَأَنزَلْنَا مَعَهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمِيزَانَ لِيَقُومَ ٱلنَّاسُ بِٱلْقِسْطِ وَأَنزَلْنَا ٱلْحَدِيدَ فِيهِ بَأْسٌ شَدِيدٌ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥ وَرُسُلَهُۥ بِٱلْغَيْبِ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ عَزِيزٌ

    Andolsun ki, elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla birlikte kitabı ve ölçüyü indirdik. Ve Allah’ın kendisine ve elçilerine görmediği halde (gıyaben) kimin yardım edeceğini ortaya çıkarması için, kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri indirdik. Şüphesiz Allah güçlüdür, kuvvet sahibidir.

  • Şuarâ 26:182

    وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

    "Doğru terazi ile tartın."

  • Âl-i İmrân 3:59–60

    إِنَّ مَثَلَ عِيسَىٰ عِندَ ٱللَّهِ كَمَثَلِ ءَادَمَ خَلَقَهُۥ مِن تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ …

    Allah katında (yaratılış olarak) İsa’nın örneği, Âdem’in örneği gibidir. Kendisini topraktan yaratıp sonra ona “Ol!” dedi ve oluverdi. …

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ