إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ ١
1. Güneş dürüldüğü zaman.
سورة التكوير
Tekvîr Suresi 29 ayettir ve Medine mushafında bir sayfadır (sayfa 586); 30. cüzdedir. Tek bölümde ezberlenir: dinleyin, tekrar edin, azar azar gizleyin, sonra ezberden okuyun.
Tek bölüm. Çalışmak için bir bölüme dokunun; durumu bu tarayıcıda kalır.
Tek bölüm: birkaç ders yeter, sonra aralıklı tekrarlar.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ ١
1. Güneş dürüldüğü zaman.
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ ٢
2. Yıldızlar, saçılıp dağıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ ٣
3. Dağlar yürütüldüğü zaman.
وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ ٤
4. Gebe develer başıboş bırakıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ ٥
5. Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman.
وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ ٦
6. Denizler tutuşturulduğu zaman.
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ ٧
7. Nefisler/kişiler (benzerleriyle) birleştirildiği zaman.
وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ ٨
8. Diri diri (toprağa) gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman.
بِأَىِّ ذَنۢبٍ قُتِلَتْ ٩
9. "Hangi günâhtan dolayı öldürüldü?" (diye).
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ ١٠
10. Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ ١١
11. Gök, sıyrılıp ayrıldığı zaman.
وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ ١٢
12. Cehennem alevlendirildiği zaman.
وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ ١٣
13. Ve Cennet yaklaştırıldığı zaman.
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ ١٤
14. Her nefis önceden ne hazırladığını bilecektir.
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ ١٥
15. Hayır! Yemin ederim gizlenen (yıldızlara).
ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ ١٦
16. O akıp akıp yörüngesinde giden ve gizlenenlere.
وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ ١٧
17. Karardığında geceye.
وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ ١٨
18. Aydınlanmaya başladığında sabaha.
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ١٩
19. Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ ٢٠
20. Kuvvet sahibi; Arşın sahibinin katında itibarlı (bir elçinin).
مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ ٢١
21. Kendine itaat edilen, üstelik güvenilir.
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ ٢٢
22. Arkadaşınız bir mecnun değildir.
وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ ٢٣
23. Onu (Cebrail'i) ufukta apaçık görmüştür.
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ ٢٤
24. O, gayp hakkında cimri değildir.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ ٢٥
25. O, kovulmuş Şeytan'ın sözü de değildir.
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ ٢٦
26. Öyleyse nereye gidiyorsunuz?
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ ٢٧
27. O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ ٢٨
28. Sizden dosdoğru olmak isteyenler için.
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ ٢٩
29. Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.
Tekvîr Suresi’nin 6 ayeti Kuran’daki başka ayetlere benzer: ezberden okurken bilinen bir tuzak. En yakınları:
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet:
Bölümü bir kâriyi ayet ayet takip ederek, tereddütsüz telaffuz edene kadar okuyun.
Her ayeti kâriden sonra söylemek için araya bir duraklama koyarak birkaç kez tekrar edin, sonra ayetleri birbirine bağlayın.
Üç kelimeden birini, sonra üçten ikisini gizleyin, ardından yalnızca ilk harfleri bırakın, en sonunda metnin tamamını.
Ezberden okuyun: rastgele seçilen bir ayetin devamından sınanın, kendinizi kaydedin veya birine okuyun.
Her bölüme ertesi gün, sonra giderek uzayan aralıklarla dönün; yeni bir şey ezberlemeden önce tekrar edin.