81:27 ayetinin metni
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ ٢٧
Okunuşu
in huwa illā dhik'run lil'ʿālamīna
Meal
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
سورة التكوير، الآية ٢٧
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ ٢٧
in huwa illā dhik'run lil'ʿālamīna
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
Tekvîr Suresi’nin 27. ayeti (81:27) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 586. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Kur'an, cinler ve insanlar için yalnızca bir öğüt ve nasihattir.
27. “O ancak âlemler için bir öğüttür.” Onunla Rablerini hatırlarlar. Sahip olduğu kemâl sıfatlarını, tenzih edilmesi gereken noksan sıfatlarını, eş ve benzerleri bilirler. Yine onunle emirleri, yasakları ve hikmetleri öğrenirler. Onun vasıtası ile Yüce Allah, kaderî, şer’î ve cezaî (amellere karşılık verilen) hükümleri bellerler, düşünürler. Özetle onun vasıtası ile her iki yurdun faydalı olan hususlarını bilip öğrenirler, onunla amel etmek sureti ile de her iki dünyada mutlu olurlar.
80:41 ile 81:29 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 586. sayfası).
O, ancak alemler için bir öğüttür.
O, herkes için, bir öğüttür.
O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir,
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
وَمَا عَلَّمْنَٰهُ ٱلشِّعْرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُۥٓ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْءَانٌ مُّبِينٌ
Ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. Bu, yalnızca bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır.
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
Oysa o (Kur'an) ancak alemler için bir öğüttür.
أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقْتَدِهْ قُل لَّآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْعَٰلَمِينَ
İşte bunlar Allah’ın hidâyet ettiği kimselerdir. O halde sen de onların hidâyetlerine uy. De ki: “Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'an) âlemlere bir öğütten başka bir şey değildir.”
أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Onlar düşünmediler mi ki arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten bir eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.