İçeriğe geç

Necm Suresi ezberleme

سورة النجم

53. sure62 ayet 3 sayfa27. cüz

Necm Suresi 62 ayettir ve Medine mushafında 3 sayfadır (sayfa 526–528); 27. cüzdedir. Her sayfa bir bölüm olmak üzere 3 bölüme ayrılır: birini ezberleyin, yardımsız okuyun, sonra bir öncekine bağlayarak sonrakine geçin.

Necm Suresi ezber planı

Medine mushafının her sayfası için bir bölüm, toplam 3 bölüm. Çalışmak için bir bölüme dokunun; durumu bu tarayıcıda kalır.

Günde bir sayfayla 3 gün; günde yarım sayfayla 6 gün, her derste tekrar dahil.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ ۝١

1. Battığı zaman yıldıza andolsun.

Ayet sayfası

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ ۝٢

2. Arkadaşınız (doğru yoldan) çıkmadı, sapıtmadı.

Ayet sayfası

وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ ۝٣

3. Kendi hevasından konuşmaz.

Ayet sayfası

إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ ۝٤

4. (Size okuduğu) Kur'an, ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.

Ayet sayfası

عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ ۝٥

5. Bunu, ona çok güçlü biri öğretti.

Ayet sayfası

ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ ۝٦

6. Güç sahibi ve güzel görünüşlüdür. (Derken en yüksek ufukta) yükseliverdi.

Ayet sayfası

وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ ۝٧

7. O, en yüksek ufukta idi.

Ayet sayfası

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ ۝٨

8. Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı.

Ayet sayfası

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ ۝٩

9. Böylece iki yay (boyu) kadar hatta daha da yaklaştı.

Ayet sayfası

فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ ۝١٠

10. Cebrail, Allah'ın kuluna vahyettiğini vahyetti.

Ayet sayfası

مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ ۝١١

11. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.

Ayet sayfası

أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ ۝١٢

12. (Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?

Ayet sayfası

وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ ۝١٣

13. Andolsun ki o, Cebrâîl’i bir başka inişte daha görmüştü.

Ayet sayfası

عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ ۝١٤

14. Sidre-i Müntehâ’nın yanında.

Ayet sayfası

عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ ۝١٥

15. Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır.

Ayet sayfası

إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ ۝١٦

16. O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.

Ayet sayfası

مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ ۝١٧

17. Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.

Ayet sayfası

لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ ۝١٨

18. Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.

Ayet sayfası

أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ ۝١٩

19. Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ’yı?

Ayet sayfası

وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ ۝٢٠

20. Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.

Ayet sayfası

أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ ۝٢١

21. Erkekler sizin; dişiler O’nun mu?

Ayet sayfası

تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ ۝٢٢

22. Öyle ise bu çok insafsızca bir taksimdir.

Ayet sayfası

إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ ۝٢٣

23. Bunlar (putlar) sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında bir delil indirmemiştir. Onlar, ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Oysa, onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.

Ayet sayfası

أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ ۝٢٤

24. Yoksa insan her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?

Ayet sayfası

فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ ۝٢٥

25. Ahiret de dünya da Allah’ındır.

Ayet sayfası

وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ ۝٢٦

26. Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiçbir fayda vermez.

Ayet sayfası

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ ۝٢٧

27. Doğrusu ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendirirler.

Ayet sayfası

وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا ۝٢٨

28. Hâlbuki onların buna dair bilgileri yoktur. Onlar ancak zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz hak adına hiçbir şey ifade etmez.

Ayet sayfası

فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ۝٢٩

29. Bu sebeple sen, zikrimizden/Kur'an'dan yüz çevirenden ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden uzak dur!

Ayet sayfası

ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ ۝٣٠

30. İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.

Ayet sayfası

وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى ۝٣١

31. Göklerde olan da yerde olan da Allah’ındır. Kötülük edenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.

Ayet sayfası

ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ ۝٣٢

32. Onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin, mağfireti çok geniş olandır. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi O bilir.

Ayet sayfası

أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ ۝٣٣

33. Yüz çeviren kimseyi gördün mü?

Ayet sayfası

وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰٓ ۝٣٤

34. Ve az bir şey verip sımsıkı tutanı.

Ayet sayfası

أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ ۝٣٥

35. Gaybın ilmi onun yanında da, o mu görüyor?

Ayet sayfası

أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ ۝٣٦

36. Yoksa ona Mûsâ'nın sahifelerinde olan haber verilmedi mi?

Ayet sayfası

وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ ۝٣٧

37. Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde)

Ayet sayfası

أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۝٣٨

38. Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.

Ayet sayfası

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ ۝٣٩

39. İnsan için çalıştığından başkası yoktur.

Ayet sayfası

وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ ۝٤٠

40. Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.

Ayet sayfası

ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ ۝٤١

41. Sonra da karşılığı eksiksiz tam olarak verilecektir.

Ayet sayfası

وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ ۝٤٢

42. Ve kuşkusuz en son varış Rabbinedir.

Ayet sayfası

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ ۝٤٣

43. Güldüren de, ağlatan da O’dur.

Ayet sayfası

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا ۝٤٤

44. Öldüren de, dirilten de O’dur.

Ayet sayfası

وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ ۝٤٥

45. Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.

Ayet sayfası

مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ ۝٤٦

46. Bir nutfeden rahimlere döküldüğü zaman.

Ayet sayfası

وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ ۝٤٧

47. Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.

Ayet sayfası

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ ۝٤٨

48. Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.

Ayet sayfası

وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ ۝٤٩

49. Şi’râ (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.

Ayet sayfası

وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ ۝٥٠

50. Ve şüphesiz ki, önceki Âd Kavmi’ni O helâk etti.

Ayet sayfası

وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ ۝٥١

51. Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.

Ayet sayfası

وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ ۝٥٢

52. Daha önce de Nûh’un kavmini helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.

Ayet sayfası

وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ ۝٥٣

53. O, (Lût kavminin) altüst olan şehirlerini de böyle yaptı

Ayet sayfası

فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ ۝٥٤

54. Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.

Ayet sayfası

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ ۝٥٥

55. O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?

Ayet sayfası

هَٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ ۝٥٦

56. İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.

Ayet sayfası

أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ ۝٥٧

57. Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.

Ayet sayfası

لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ ۝٥٨

58. Onu (vaktini) Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.

Ayet sayfası

أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ ۝٥٩

59. Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?

Ayet sayfası

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ ۝٦٠

60. Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!

Ayet sayfası

وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ ۝٦١

61. Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.

Ayet sayfası

فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۝٦٢

62. Artık, (sadece) Allah’a secde edin. O’na ibadet edin.

Ayet sayfasıSecde

Karıştırılmaması gereken ayetler

Necm Suresi’nin 11 ayeti Kuran’daki başka ayetlere benzer: ezberden okurken bilinen bir tuzak. En yakınları:

  • Necm 53:23

    إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

    Yûsuf 12:40

    مَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ أَسْمَآءً سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ أَمَرَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

  • Necm 53:30

    ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

    Kalem 68:7

    إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

  • Necm 53:31

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى

    Nisâ 4:132

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

  • Necm 53:52

    وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

    Zâriyât 51:46

    وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

Necm Suresi’nin benzer ayetlerinin tamamı

Kayıtlarım

Bu cihazda kalır ve asla gönderilmez. Son 30 kayıt saklanır.

    Beş adımda yöntem

    Kuran ezberleme
    1. Okumak ve dinlemek

      Bölümü bir kâriyi ayet ayet takip ederek, tereddütsüz telaffuz edene kadar okuyun.

    2. Tekrar etmek

      Her ayeti kâriden sonra söylemek için araya bir duraklama koyarak birkaç kez tekrar edin, sonra ayetleri birbirine bağlayın.

    3. Gizlemek

      Üç kelimeden birini, sonra üçten ikisini gizleyin, ardından yalnızca ilk harfleri bırakın, en sonunda metnin tamamını.

    4. Ezberden okumak

      Ezberden okuyun: rastgele seçilen bir ayetin devamından sınanın, kendinizi kaydedin veya birine okuyun.

    5. Tekrar etmek

      Her bölüme ertesi gün, sonra giderek uzayan aralıklarla dönün; yeni bir şey ezberlemeden önce tekrar edin.

    Necm Suresi hakkında daha fazlası

    17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ