“Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
Yûsuf Suresi’nin 40. ayeti (12:40) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 240. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Yûsuf Suresi 40. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
40. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın ilahlar olarak isimlendirdiği, ancak ilahlık hak etmeyen varlıklardır. Sizin ve babalarınızın isimlendirdiği bu şeylerin ilahlıktan bir nasibi yoktur. Yüce Allah, bunların doğru olduğuna dair bir delil de indirmemiştir. Bütün mahlukat hakkında hüküm sizin ve babalarınızın isimlendirdiği şeylere ait değil, sadece Allah Teâlâ'ya aittir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ- sizlere ibadetlerinizde O'nu birlemenizi emretmiş. O'nunla birlikte O'na herhangi bir şeyi ortak kılmanızı yasaklamıştır. İşte bu; içerisinde hiçbir eğrilik bulunmayan dosdoğru din olan tevhit dinidir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. Bundan dolayı Allah Teâlâ'ya ortak koşarlar. O'nun yaratmış olduğu varlıklardan bazılarına ibadet (kulluk) ederler.
40. “Sizin onun dışında taptıklarınız, kendinizin ve babalarınızın adlandırdığı birtakım isimlerden öte bir şey değildir.” Sizler bunlara birtakım isimler taktınız ve bunlara ilah diye ad verdiniz. Oysa onlar hiçbir şeydir. Bunlarda uluhiyet sıfatı namına hiçbir şey yoktur. “Allah bunlara dair hiçbir delil indirmemiştir.” Aksine Yüce Allah, onlara ibadet etmeyi yasaklayan ve onların batıl olduğunu bildiren hükümler indirmiştir. Yüce Allah bunlara dair hiçbir delil indirmediğine göre bu uydurma ilahlara ibadet etmeye ne bir yol ne de bir delil yok demektir. Çünkü: “Hüküm ancak Allah’ındır.” … Devamını oku
İbrahim -aleyhisselam-'ın dinine tabi olmanın ve şirkten ve şirk ehlinden uzak durmanın farz olduğu beyan edilmiştir.
Allah Teâlâ'nın: "(İbadet ettiğiniz) çeşitli ilahlar mı hayırlıdır, yoksa..." ayeti; Mısırlı bu kimselerin semavi bir dine mensup fakat şirk ehli kimseler olduğuna delalet etmektedir.
Allah'ın dışında ibadet edilen bütün ilahlar, ilahlıktan bir nasibi olmayan ve (insanlar tarafından) bu isimlerle isimlenip, gerçekte hak ilah olmayan varlıklardır.
Yusuf -aleyhisselam-'ın hapiste iken insanlarla kurduğu ilişkileri Yüce Allah'a davet etmede fırsat olarak kullandığı gibi Allah'a davette bu tür ilişkileri kullanmak gerekir.
40. ayetin diğer mealleri
Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil de indirmemiştir. Hüküm, yalnız Allah’ındır. Yalnızca ona ibadet etmenizi emretmiştir. Başka bir şeye değil. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmez.
Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sadece Allah'a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
"Sizin Allah'ı bırakıp da o taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Bunlara tapmanız için Allah hiçbir delil indirmiş değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir: O, size, kendisinden başkasına tapmamanızı emretti. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."
Bunlar (putlar) sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında bir delil indirmemiştir. Onlar, ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Oysa, onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
Sen yüzünü hanif olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtratına dosdoğru çevir. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.