İçeriğe geç

Duhân Suresi ezberleme

سورة الدخان

44. sure59 ayet 3 sayfa25. cüz

Duhân Suresi 59 ayettir ve Medine mushafında 3 sayfadır (sayfa 496–498); 25. cüzdedir. Her sayfa bir bölüm olmak üzere 3 bölüme ayrılır: birini ezberleyin, yardımsız okuyun, sonra bir öncekine bağlayarak sonrakine geçin.

Duhân Suresi ezber planı

Medine mushafının her sayfası için bir bölüm, toplam 3 bölüm. Çalışmak için bir bölüme dokunun; durumu bu tarayıcıda kalır.

Günde bir sayfayla 3 gün; günde yarım sayfayla 6 gün, her derste tekrar dahil.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

حمٓ ۝١

1. Hâ, Mîm.1

Notlar

[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Ayet sayfası

وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ ۝٢

2. Apaçık kitaba andolsun ki.

Ayet sayfası

إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ ۝٣

3. Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.

Ayet sayfası

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ ۝٤

4. O gecede hikmetli her bir iş tarafımızdan bir emir ile ayrılır.

Ayet sayfası

أَمْرًا مِّنْ عِندِنَآ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ ۝٥

5. Tarafımızdan bir emir olarak. Doğrusu biz, (rasûller) gönderenleriz.

Ayet sayfası

رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٦

6. Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi işitendir, bilendir.

Ayet sayfası

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ۝٧

7. Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

Ayet sayfası

لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٨

8. O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

Ayet sayfası

بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ ۝٩

9. Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.

Ayet sayfası

فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ ۝١٠

10. Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!

Ayet sayfası

يَغْشَى ٱلنَّاسَ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ ۝١١

11. O insanları bürür. Bu, acı bir azaptır.

Ayet sayfası

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ ۝١٢

12. "Rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Doğrusu biz iman eden kimseleriz. (derler)"

Ayet sayfası

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ ۝١٣

13. Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.

Ayet sayfası

ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ ۝١٤

14. Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.

Ayet sayfası

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ ۝١٥

15. Biz, bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.

Ayet sayfası

يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ ۝١٦

16. Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette intikam alacağız.

Ayet sayfası

وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ ۝١٧

17. Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

Ayet sayfası

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ ۝١٨

18. "Allah’ın kullarını (İsrailoğulları'nı) bana verin/teslim edin. Ben güvenilir bir peygamberim." demişti.

Ayet sayfası

وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ ۝١٩

19. Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.

Ayet sayfası

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ ۝٢٠

20. Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.

Ayet sayfası

وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ ۝٢١

21. Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzak durun.

Ayet sayfası

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ ۝٢٢

22. Mûsâ: "Bunlar, günahkâr bir toplumdur." diyerek Rabbine dua etmişti.

Ayet sayfası

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ ۝٢٣

23. Kullarımı geceleyin yola çıkar, siz takip olunacaksınız.

Ayet sayfası

وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ ۝٢٤

24. Denizi sakın olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Ayet sayfası

كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٢٥

25. Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.

Ayet sayfası

وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ ۝٢٦

26. Ekinleri, güzel konakları.

Ayet sayfası

وَنَعْمَةٍ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ ۝٢٧

27. İçinde eğlenip durdukları nimetleri.

Ayet sayfası

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ ۝٢٨

28. İşte böyle! Biz onları başka bir kavme miras verdik.

Ayet sayfası

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ ۝٢٩

29. Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.

Ayet sayfası

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ ۝٣٠

30. Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtardık.

Ayet sayfası

مِن فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ ۝٣١

31. Firavun'dan. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

Ayet sayfası

وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ ۝٣٢

32. Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.

Ayet sayfası

وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ ۝٣٣

33. Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.

Ayet sayfası

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ ۝٣٤

34. Şüphesiz bunlar elbette şöyle diyorlar:

Ayet sayfası

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ ۝٣٥

35. "Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."

Ayet sayfası

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٣٦

36. Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

Ayet sayfası

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ أَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ ۝٣٧

37. Onlar mı hayırlı; yoksa Tubba halkı ve onlardan öncekiler mi? Biz, onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu/günahkâr idiler.

Ayet sayfası

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ ۝٣٨

38. Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

Ayet sayfası

مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٣٩

39. Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

Ayet sayfası

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٤٠

40. Muhakkak ki hüküm/ayırt etme günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir.

Ayet sayfası

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ ۝٤١

41. O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.

Ayet sayfası

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ۝٤٢

42. Allah’ın rahmet ettikleri müstesnâ. Şüphesiz ki o Azîzdir, Rahîmdir.

Ayet sayfası

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ ۝٤٣

43. Zakkum ağacı.

Ayet sayfası

طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ ۝٤٤

44. Günahkârın yemeğidir.

Ayet sayfası

كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ ۝٤٥

45. Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

Ayet sayfası

كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ ۝٤٦

46. Kaynar suyun kaynaması gibi.

Ayet sayfası

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ ۝٤٧

47. "Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."

Ayet sayfası

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ ۝٤٨

48. "Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."

Ayet sayfası

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ ۝٤٩

49. "Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."

Ayet sayfası

إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ ۝٥٠

50. İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

Ayet sayfası

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ ۝٥١

51. Takva sahibi olanlar ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.

Ayet sayfası

فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٥٢

52. Cennetlerde ve pınarlardadırlar.

Ayet sayfası

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَٰبِلِينَ ۝٥٣

53. Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.

Ayet sayfası

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ ۝٥٤

54. İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

Ayet sayfası

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ ۝٥٥

55. Orada güven içinde her meyveyi isterler.

Ayet sayfası

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ ۝٥٦

56. İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar Cehennem azabından korunmuştur.

Ayet sayfası

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٥٧

57. Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.

Ayet sayfası

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ ۝٥٨

58. Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.

Ayet sayfası

فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ ۝٥٩

59. O halde bekle! Zaten onlar da bekliyorlar.

Ayet sayfası

Karıştırılmaması gereken ayetler

Duhân Suresi’nin 20 ayeti Kuran’daki başka ayetlere benzer: ezberden okurken bilinen bir tuzak. En yakınları:

  • Duhân 44:7

    رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    Şuarâ 26:24

    قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

  • Duhân 44:38

    وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

    Hicr 15:85

    وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

  • Duhân 44:8

    لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    A’râf 7:158

    قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِىِّ ٱلْأُمِّىِّ ٱلَّذِى يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

  • Duhân 44:35

    إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

    Sâffât 37:59

    إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

Duhân Suresi’nin benzer ayetlerinin tamamı

Kayıtlarım

Bu cihazda kalır ve asla gönderilmez. Son 30 kayıt saklanır.

    Beş adımda yöntem

    Kuran ezberleme
    1. Okumak ve dinlemek

      Bölümü bir kâriyi ayet ayet takip ederek, tereddütsüz telaffuz edene kadar okuyun.

    2. Tekrar etmek

      Her ayeti kâriden sonra söylemek için araya bir duraklama koyarak birkaç kez tekrar edin, sonra ayetleri birbirine bağlayın.

    3. Gizlemek

      Üç kelimeden birini, sonra üçten ikisini gizleyin, ardından yalnızca ilk harfleri bırakın, en sonunda metnin tamamını.

    4. Ezberden okumak

      Ezberden okuyun: rastgele seçilen bir ayetin devamından sınanın, kendinizi kaydedin veya birine okuyun.

    5. Tekrar etmek

      Her bölüme ertesi gün, sonra giderek uzayan aralıklarla dönün; yeni bir şey ezberlemeden önce tekrar edin.

    Duhân Suresi hakkında daha fazlası

    17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ