وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ ١
1. Ölçüde hile yapanların vay haline!
سورة المطففين
Mutaffifîn Suresi 36 ayettir ve Medine mushafında 3 sayfadır (sayfa 587–589); 30. cüzdedir. Her sayfa bir bölüm olmak üzere 3 bölüme ayrılır: birini ezberleyin, yardımsız okuyun, sonra bir öncekine bağlayarak sonrakine geçin.
Medine mushafının her sayfası için bir bölüm, toplam 3 bölüm. Çalışmak için bir bölüme dokunun; durumu bu tarayıcıda kalır.
Günde bir sayfayla 3 gün; günde yarım sayfayla 6 gün, her derste tekrar dahil.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ ١
1. Ölçüde hile yapanların vay haline!
ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ ٢
2. Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ ٣
3. Ama kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksiltirler.
أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ ٤
4. Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler?
لِيَوْمٍ عَظِيمٍ ٥
5. Çok büyük bir gün için.
يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ٦
6. İnsanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzuruna kalkıp, duracaklardır.
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ٧
7. Hayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ ٨
8. “Siccîn”in ne olduğunu sen ne bileceksin?
كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ ٩
9. (O günahkârların yazısı) Amellerinin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ١٠
10. O gün yalanlayanların vay haline!
ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ١١
11. Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.
وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ١٢
12. Onu; ancak her azgın, günahkâr kimse yalanlar.
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ١٣
13. Ona ayetlerimiz okunsa; "Eskilerin masalları." der.
كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ١٤
14. Hayır, aksine onların kazandıkları kalplerini örtmüştür.
كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ١٥
15. Hayır! Şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ ١٦
16. Sonra da Cehennem'e atılacaklardır.
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ١٧
17. Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ١٨
18. Hayır, şüphe yok ki iyilerin kitabı “illiyyin”dedir.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ١٩
19. İlliyyun'un ne olduğunu sen ne bileceksin?
كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ ٢٠
20. O yazılmış bir kitaptır.
يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ٢١
21. Ona, Allah’a yakın olanlar şâhit olur.
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ٢٢
22. Şüphesiz iyi kimseler Naîm Cenneti'ndedirler.
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ٢٣
23. Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ٢٤
24. Onların yüzlerinde nimetlerin sevincini görürsün.
يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ ٢٥
25. Onlara mühürlü halis bir şaraptan içirilir.
خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ ٢٦
26. Onun (içiminin) sonu bir misktir. İşte yarışanlar bunun için yarışsınlar.
وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ٢٧
27. Onun karışımı Tesnim’dendir.
عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ٢٨
28. Bir pınar ki, Allah’a yakın olanlar ondan içerler.
إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ٢٩
29. Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ٣٠
30. Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.
وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ ٣١
31. Ailelerine döndükleri zaman zevk duyarak dönerlerdi.
وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ٣٢
32. Onları gördüklerinde: "Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır" derlerdi.
وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ ٣٣
33. Hâlbuki onlar, Müminlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ٣٤
34. İşte bugün Müminler kâfirlere gülerler.
عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ٣٥
35. Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ ٣٦
36. Kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını gördüler mi?
Mutaffifîn Suresi’nin 9 ayeti Kuran’daki başka ayetlere benzer: ezberden okurken bilinen bir tuzak. En yakınları:
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet:
Bölümü bir kâriyi ayet ayet takip ederek, tereddütsüz telaffuz edene kadar okuyun.
Her ayeti kâriden sonra söylemek için araya bir duraklama koyarak birkaç kez tekrar edin, sonra ayetleri birbirine bağlayın.
Üç kelimeden birini, sonra üçten ikisini gizleyin, ardından yalnızca ilk harfleri bırakın, en sonunda metnin tamamını.
Ezberden okuyun: rastgele seçilen bir ayetin devamından sınanın, kendinizi kaydedin veya birine okuyun.
Her bölüme ertesi gün, sonra giderek uzayan aralıklarla dönün; yeni bir şey ezberlemeden önce tekrar edin.