53:45 ayetinin metni
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ ٤٥
Okunuşu
wa-annahu khalaqa l-zawjayni l-dhakara wal-unthā
Meal
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
سورة النجم، الآية ٤٥
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ ٤٥
wa-annahu khalaqa l-zawjayni l-dhakara wal-unthā
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
Necm Suresi’nin 45. ayeti (53:45) Mekki bir surededir; 27. cüzde, Mushaf’ın 528. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Erkek ve dişi olarak iki sınıfı yaratan O’dur.
45-46. Buradaki çift tabiri cins/tür ismi olup konuşanıyla konuşmayanıyla bütün canlıları kapsamaktadır. Bütün canlıları tek başına yaratan O’dur ve O, bunları bir nutfeden yaratmıştır. Bu, O’nun kudretinin kemâlinin en büyük delillerindendir. En büyük güç ve izzete yalnız başına sahip olduğunu göstermektedir. Çünkü O, küçüğü ile büyüğü ile bütün bu canlıları zayıf bir nutfeden, oldukça değersiz bir sudan yaratmıştır. Sonra onu geliştirip kemâle erdirmiş ve varması mukadder olan noktalara vardırmıştır. Sonra da insanoğlu, bu nutfeden “a’lây-ı illiyyîn”deki en yüksek makamlara yükselmiş yahut da “esfel-i safiline”, aşağıların en aşağısına düşmüştür. Bundan dolayı Yüce Allah, ilk yaratmayı tekrar yaratmaya (dirilişe) delil göstererek şöyle buyurmaktadır:
53:45 ile 54:6 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 528. sayfası).
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
Şurası muhakkak ki (rahime) erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.
Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,
ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفُورُ
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O; mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى …
Yoksa insan, başı boş bırakılacağını mı sanıyor? …
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ …
Rabbinin Ad (kavmin)'e ne yaptığını görmedin mi? …
وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ …
Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu olan şiddetli bir rüzgârla helâk edildi. …
وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!