عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ١
1. Yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.
سورة عبس
Abese Suresi 42 ayettir ve Medine mushafında bir sayfadır (sayfa 585); 30. cüzdedir. Tek bölümde ezberlenir: dinleyin, tekrar edin, azar azar gizleyin, sonra ezberden okuyun.
Tek bölüm. Çalışmak için bir bölüme dokunun; durumu bu tarayıcıda kalır.
Tek bölüm: birkaç ders yeter, sonra aralıklı tekrarlar.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ ١
1. Yüzünü ekşitti ve arkasını döndü.
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ ٢
2. Kendisine o âmâ geldi diye.
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ ٣
3. Ne bilirsin belki o temizlenecekti.
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ ٤
4. Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt ona fayda verecekti.
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ ٥
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ ٦
6. Sen, ona yöneliyorsun.
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ ٧
7. (İstemiyorsa) arınmamasından sen sorumlu değilsin!
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ ٨
8. Fakat koşup sana gelen kimse;
وَهُوَ يَخْشَىٰ ٩
9. (Allah'tan) korkuğu halde;
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ ١٠
10. Sen onu bırakıp oyalanıyorsun.
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ ١١
11. Hayır. Bu ancak bir öğüttür.
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ١٢
12. Artık dileyen kimse ondan öğüt alır.
فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ ١٣
13. (O) şerefli sahifelerdedir.
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ ١٤
14. Yüce ve tertemiz olan.
بِأَيْدِى سَفَرَةٍ ١٥
15. Kâtiplerin ellerinde.
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ ١٦
16. Değerli ve itaatkâr olan (Meleklerin).
قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ ١٧
17. Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ ١٨
18. Allah, onu hangi şeyden yarattı?
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ ١٩
19. Bir nutfeden yarattı ve belli bir şekle soktu.
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ ٢٠
20. Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ ٢١
21. Sonra da onu öldürüp kabre koydu.
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ ٢٢
22. Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ ٢٣
23. Hayır. O (Rabbinin) kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ ٢٤
24. İnsan yiyeceğine bir baksın.
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا ٢٥
25. Şüphesiz biz suyu/yağmuru döktükçe döktük.
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا ٢٦
26. Sonra toprağı iyiden iyiye yardık!
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا ٢٧
27. Ve orada taneler bitirdik.
وَعِنَبًا وَقَضْبًا ٢٨
28. Üzümler ve yoncalar,
وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا ٢٩
29. Zeytinler ve hurmalar,
وَحَدَآئِقَ غُلْبًا ٣٠
30. Sık ağaçlı bahçeler,
وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا ٣١
31. Meyveler ve otlaklar,
مَّتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ ٣٢
32. Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için,
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ ٣٣
33. Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ ٣٤
34. O gün kişi kardeşinden kaçar.
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ ٣٥
35. Anasından ve babasından,
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ ٣٦
36. Eşinden ve evladından,
لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ ٣٧
37. O gün herkes için kendine yetecek bir işi vardır.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ ٣٨
38. O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar.
ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ ٣٩
39. Güleç ve neşelidir.
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ ٤٠
40. Öyle yüzler de var ki o gün üzerini toz kaplamıştır.
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ ٤١
41. Onları bir siyahlık bürür.
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ ٤٢
42. İşte onlar kâfirler, facirlerdir.
Abese Suresi’nin 2 ayeti Kuran’daki başka ayetlere benzer: ezberden okurken bilinen bir tuzak. En yakınları:
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
مَّتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet:
Bölümü bir kâriyi ayet ayet takip ederek, tereddütsüz telaffuz edene kadar okuyun.
Her ayeti kâriden sonra söylemek için araya bir duraklama koyarak birkaç kez tekrar edin, sonra ayetleri birbirine bağlayın.
Üç kelimeden birini, sonra üçten ikisini gizleyin, ardından yalnızca ilk harfleri bırakın, en sonunda metnin tamamını.
Ezberden okuyun: rastgele seçilen bir ayetin devamından sınanın, kendinizi kaydedin veya birine okuyun.
Her bölüme ertesi gün, sonra giderek uzayan aralıklarla dönün; yeni bir şey ezberlemeden önce tekrar edin.