وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ ١
1. Burûc sahibi/yıldızların (yörüngelerine) sahip göğe yemin olsun.
سورة البروج
Burûc Suresi 22 ayettir ve Medine mushafında bir sayfadır (sayfa 590); 30. cüzdedir. Tek bölümde ezberlenir: dinleyin, tekrar edin, azar azar gizleyin, sonra ezberden okuyun.
Tek bölüm. Çalışmak için bir bölüme dokunun; durumu bu tarayıcıda kalır.
Tek bölüm: birkaç ders yeter, sonra aralıklı tekrarlar.
Tecvid kuralları
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ ١
1. Burûc sahibi/yıldızların (yörüngelerine) sahip göğe yemin olsun.
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ ٢
2. Vadedilmiş güne (kıyamete) yemin olsun.
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ ٣
3. Şahit olana ve şahit olunana.
قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ ٤
4. Kahrolsun o hendek sahipleri!
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ ٥
5. Tutuşturulmuş ateşin.
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ ٦
6. O vakit onlar, onun (ateşin) etrafında oturmuşlardı.
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ ٧
7. Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ ٨
8. Onlardan; sırf göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman ettikleri için intikam aldılar.
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ ٩
9. Allah ki; göklerin ve yerin mülkü ona aittir ve Allah her şeyin üzerine şahittir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ ١٠
10. Şüphesiz Mümin erkeklerle Mümin kadınlara işkence edip, sonra da tevbe etmeyenlere Cehennem azabı ve yakıcı azap vardır.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ ١١
11. İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan Cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ ١٢
12. Şüphesiz, Rabbinin tutup, yakalaması çok çetindir.
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ ١٣
13. İlkin var eden, sonra yeniden dirilten O'dur.
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ ١٤
14. O; çok bağışlayandır, çok seven ve sevilendir.
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ ١٥
15. Yüce Arş'ın sahibidir.
فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ ١٦
16. Dilediğini muhakkak yapandır.
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ ١٧
17. Sana o orduların haberi geldi mi?
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ ١٨
18. Firavun ve Semûd’un askerlerinin haberi.
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ ١٩
19. Hayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ ٢٠
20. Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ ٢١
21. Hayır! O (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur’an’dır.
فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ ٢٢
22. O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz’da) dır.
Burûc Suresi’nin 5 ayeti Kuran’daki başka ayetlere benzer: ezberden okurken bilinen bir tuzak. En yakınları:
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتُ ٱلنَّعِيمِ
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ
فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ إِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
Devamını ezberden okuyun. Sonraki ayet:
Bölümü bir kâriyi ayet ayet takip ederek, tereddütsüz telaffuz edene kadar okuyun.
Her ayeti kâriden sonra söylemek için araya bir duraklama koyarak birkaç kez tekrar edin, sonra ayetleri birbirine bağlayın.
Üç kelimeden birini, sonra üçten ikisini gizleyin, ardından yalnızca ilk harfleri bırakın, en sonunda metnin tamamını.
Ezberden okuyun: rastgele seçilen bir ayetin devamından sınanın, kendinizi kaydedin veya birine okuyun.
Her bölüme ertesi gün, sonra giderek uzayan aralıklarla dönün; yeni bir şey ezberlemeden önce tekrar edin.