İçeriğe geç

Duhân Suresi 15. Ayet

سورة الدخان، الآية ١٥

44:15 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 496. sayfa Mekki sure

44:15 ayetinin metni

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ ۝١٥

Okunuşu

innā kāshifū l-ʿadhābi qalīlan innakum ʿāidūna

Meal

Biz, bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Duhân Suresi’nin 15. ayeti (44:15) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 496. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Duhân Suresi 15. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

15. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz sizin üzerinizden azabı biraz kaldırdığımız zaman, şüphesiz siz tekrar küfrünüze ve yalanlamanıza döneceksiniz.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 10–16. ayetler

10. “O halde sen, göğün aşikar bir duman getireceği günü gözle!” Onların azaba uğramalarını bekle. Çünkü onların azap edilme vakti yaklaşmış bulunuyor. 11-16. “O, insanları” bu duman, onların hepsini “bürüyecektir.” Ve onlara: “Bu can yakıcı bir azaptır” denilecektir. Müfessirler, buradaki “duman”dan maksadın ne olduğu hususunda farklı görüşlere sahiptir: 1. Bir görüşe göre bu, Kıyamet gününde cehennem ateşi günahkârlara yakınlaştırılınca insanları bürüyüp kuşatacak olan bir dumandır. Buna göre Yüce Allah, bu buyruğunda Kıyamet gününün azabı ile onları tehdit etmekte ve peygamberine de … Devamını oku

Duhân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Duhân suresinin 1-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 496. sayfası).

  • Kur'an'ın hayırları bol olan Kadir gecesinde inmesi, bu gecenin çok değerli olduğuna delildir.
  • Resullerin gönderilmesi ve Kur'an'ın indirilmesi Yüce Allah'ın kullarına olan rahmetinin göstergesidir.
  • Peygamberler ile gönderilen dinler, zayıfların kibirli kimselerin ellerinden kurtulmaları anlamına gelir.

15. ayetin diğer mealleri

Biz, azabı biraz kaldırırız, siz de tekrar dönersiniz.

Biz azabı birazcık kaldıracağız, ama siz yine (eski halinize) döneceksiniz.

Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.

15. ayet kelime kelime

  1. إِنَّا innā elbette biz
  2. كَاشِفُوا۟ kāshifū kaldırırız ك ش ف
  3. ٱلْعَذَابِ l-ʿadhābi azabı ع ذ ب
  4. قَلِيلًا qalīlan birazcık ق ل ل
  5. إِنَّكُمْ innakum ama siz
  6. عَآئِدُونَ ʿāidūna dönersiniz ع و د

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 7 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

15. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Mü’minûn 23:75

    وَلَوْ رَحِمْنَٰهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا۟ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    Eğer onlara rahmet edip, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine de onlar; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.

  • En’âm 6:28

    بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

  • Yûnus 10:98

    فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ ءَامَنَتْ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوْمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُوا۟ كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ ٱلْخِزْىِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı ya! Onlar iman edince, dünya hayatında onlardan zillet azabını gidermiş ve belirli bir süre daha geçindirmiştik.

  • A’râf 7:88–89

    قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ لَنُخْرِجَنَّكَ يَٰشُعَيْبُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَكَ مِن قَرْيَتِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا قَالَ أَوَلَوْ كُنَّا كَٰرِهِينَ …

    Şuayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut mutlaka bizim dinimize döneceksiniz." dediler. Şuayb: “İstemesek de mi?” dedi. …

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ