İçeriğe geç

Duhân Suresi 34. Ayet

سورة الدخان، الآية ٣٤

44:34 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 497. sayfa Mekki sure

44:34 ayetinin metni

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ ۝٣٤

Okunuşu

inna hāulāi layaqūlūna

Meal

Şüphesiz bunlar elbette şöyle diyorlar:

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Duhân Suresi’nin 34. ayeti (44:34) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 497. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Duhân Suresi 34. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr edip yalanlayan müşrikler şöyle diyorlar:

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 34–35. ayetler

34-35. “Şüphesiz bunlar” bu yalanlayıcılar, öldükten sonra dirilişi ve insanların sorgulanmalarını uzak bir ihtimal görerek “şöyle diyorlar: Her şey ilk ölümümüzden ibarettir ve bizler diriltilecek değiliz.” Yani varsa yoksa bu dünya hayatıdır ve öldükten sonra ne diriliş, ne kabirlerden kalkış, ne cennet, ne de cehennem vardır.

Duhân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Duhân suresinin 19-39. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 497. sayfası).

  • Düşmanın tuzağından koruması için Mümin kimsenin Rabbine iltica etmesinin gerekliliği beyan edilmiştir.
  • Kâfirlerin hakka davet edilip ona icabet etmediklerinde ve dava ehline karşı mücadele ettiklerinde onlara beddua etmenin meşru oluşu.
  • Kâfirin Allah katındaki değersizliğinden dolayı kâinat, onun ölümüne üzülmez.
  • Yüce Allah kâinatı ateistlerin ve dinsizlerin idrak edemediği kesin bir hikmet için yaratmıştır.

34. ayetin diğer mealleri

Bunlar ise diyorlar ki:

Onlar (müşrikler) diyorlar ki:

Gerçekten şu kâfirler diyorlar ki:

34. ayet kelime kelime

  1. إِنَّ inna gerçekten
  2. هَٰٓؤُلَآءِ hāulāi şunlar
  3. لَيَقُولُونَ layaqūlūna diyorlar ki

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:144

    قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّى ٱصْطَفَيْتُكَ عَلَى ٱلنَّاسِ بِرِسَٰلَٰتِى وَبِكَلَٰمِى فَخُذْ مَآ ءَاتَيْتُكَ وَكُن مِّنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

    (Allah): “Ey Mûsâ! Risaletlerimle ve kelâmımla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

  • Âl-i İmrân 3:42

    وَإِذْ قَالَتِ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَٰمَرْيَمُ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰكِ وَطَهَّرَكِ وَٱصْطَفَىٰكِ عَلَىٰ نِسَآءِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Hani bir zamanlar da melekler şöyle demişlerdi: "Ey Meryem! Allah seni seçip tertemiz yarattı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı."

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ