44:29 ayetinin metni
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ ٢٩
Okunuşu
famā bakat ʿalayhimu l-samāu wal-arḍu wamā kānū munẓarīna
Meal
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.
سورة الدخان، الآية ٢٩
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ ٢٩
famā bakat ʿalayhimu l-samāu wal-arḍu wamā kānū munẓarīna
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.
Duhân Suresi’nin 29. ayeti (44:29) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 497. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Firavun ve kavminin suda boğulup helak olmaları ile gök de yer de ağlamadı. tövbe edinceye kadar kendilerine mühlet de verilmedi.
29. “Gök de yer de onlar için ağlamadı.” Yüce Allah, onları helak ettiğinde gök ve yer onlar için ağlamadı. Yani onlar adına üzülmedi. Onlardan ayrıldığı için kederlenmedi. Aksine gökler ve yer de dahil herkes, onların helâk edilmelerine sevindi. Çünkü onlar, geride yüzlerini karartacak ve bütün âlemler tarafından kendilerine lanet okunup öfke duyulmasını gerektirecek şeylerden başka bir şey bırakmadılar. “ve onlara mühlet de verilmedi.” Cezalandırılmaları ertelenmedi, onlara süre tanınmadı. Aksine onlar derhal helâk edildiler.
Duhân suresinin 19-39. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 497. sayfası).
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Hiç bekletilmediler.
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Gök ve yer onların üzerine ağlamadı. Onlara mühlet de verilmedi.
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.