İçeriğe geç

Duhân Suresi benzer ayetleri

متشابهات سورة الدخان

Duhân Suresi’nin 59 ayetinden 24 tanesi Kur’an’daki başka ayetlere benzer; bazen yalnızca bir kelimeyle ayrılır. Her biri benzerleriyle kelime kelime karşılaştırıldı ve farklar işaretlendi; ezberden okurken karıştırmamanız için.

24 ayet ve benzerleri

farklı kelime aynı harfler, farklı harekeler

Bir ayete git

12367891820232526283536383940415254555758

2. ayet

وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ ۝٢

Apaçık kitaba andolsun ki.

Duhân 44:2

Birebir aynısı: Zuhruf 43:2

3. ayet

1 benzer

إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَٰرَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ ۝٣

Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.

Duhân 44:3

إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةِ ٱلْقَدْرِ ۝١

Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi'nde indirdik.

Kadir 97:1

6. ayet

6 benzer

رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٦

Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi işitendir, bilendir.

Duhân 44:6

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٢٢٠

Şüphesiz O; hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Şuarâ 26:220

قَالُوا۟ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ ۝٣٠

Dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Muhakkak ki O; Hakîm'dir, Alîm'dir."

Zâriyât 51:30

وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ نَزْغٌ فَٱسْتَعِذْ بِٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٣٦

Şeytan'dan sana bir vesvese gelirse, hemen Allah’a sığın. Allah her şeyi işitendir. Her şeyi bilendir.

Fussilet 41:36

فَٱسْتَجَابَ لَهُۥ رَبُّهُۥ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٣٤

Bunun üzerine Rabbi onun duasını kabul etti ve o kadınların hilesini uzaklaştırdı. Hiç şüphe yoktur ki Allah, her şeyi hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.

Yûsuf 12:34

2 benzer ayet daha

وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٦١

Eğer onlar; barışa yanaşırlarsa, sen de onlara yanaş ve Allah’a tevekkül et. Çünkü O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Enfâl 8:61

وَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ إِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ۝٦٥

(Ey Muhammed!) Müşriklerin sözleri seni üzmesin; çünkü bütün izzet (ve üstünlük) Allah'ındır. O, her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.

Yûnus 10:65

7. ayet

6 benzer

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ۝٧

Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

Duhân 44:7

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ۝٢٤

Dedi ki: “Eğer yakin sahibi iseniz, (biliniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.”

Şuarâ 26:24

رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ ۝٦٦

(O) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir, çok güçlüdür, çok bağışlayandır.

Sâd 38:66

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ ۝٥

O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.

Sâffât 37:5

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا ۝٣٧

Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.

Nebe 78:37

2 benzer ayet daha

قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ ۝٢٨

(Mûsâ): “Doğunun, batının ve onların etrafında olanların Rabbidir. Eğer akıl ederseniz” dedi.

Şuarâ 26:28

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا ۝٦٥

O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O halde sadece O’na ibadet et ve ibadet etmede sabırlı, sebatkâr ol. O’nun hiç adaşının/benzerinin olduğunu biliyor musun?

Meryem 19:65

8. ayet

3 benzer

لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٨

O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

Duhân 44:8

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٢٦

Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.

Sâffât 37:126

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٢٦

Mûsâ: “O; sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.” dedi.

Şuarâ 26:26

هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ۝٥٦

Dirilten ve öldüren O’dur. O’na döndürüleceksiniz!

Yûnus 10:56

9. ayet

1 benzer

بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ ۝٩

Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.

Duhân 44:9

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ ۝١٢

Ki onlar, daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

Tûr 52:12

18. ayet

1 benzer

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ ۝١٨

"Allah’ın kullarını (İsrailoğulları'nı) bana verin/teslim edin. Ben güvenilir bir peygamberim." demişti.

Duhân 44:18

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ ۝١٠٧

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.''

Şuarâ 26:107 ayrıca 26:12526:14326:16226:178

20. ayet

1 benzer

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ ۝٢٠

Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.

Duhân 44:20

وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُم مِّن كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَّا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ ٱلْحِسَابِ ۝٢٧

Mûsâ dedi ki: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan (Allah)'a sığındım."

Mü’min 40:27

23. ayet

1 benzer

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ ۝٢٣

Kullarımı geceleyin yola çıkar, siz takip olunacaksınız.

Duhân 44:23

وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ ۝٥٢

Biz Mûsâ’ya; “Kullarımı geceleyin yola çıkar. Muhakkak ki takip edileceksiniz.” diye vahyettik.

Şuarâ 26:52

25. ayet

4 benzer

كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٢٥

Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.

Duhân 44:25

وَجَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝١٣٤

Hem de bahçeler ve pınarlar da (vermiştir).

Şuarâ 26:134

فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝١٤٧

Bahçelerde ve akarsular arasında,

Şuarâ 26:147 ayrıca 44:52

فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٥٧

(Allah Teâlâ buyurdu ki): Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.

Şuarâ 26:57

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٤٥

Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.

Hicr 15:45 ayrıca 51:15

26. ayet

1 benzer

وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ ۝٢٦

Ekinleri, güzel konakları.

Duhân 44:26

وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ ۝٥٨

Hazinelerden ve değerli yerlerden.

Şuarâ 26:58

28. ayet

1 benzer

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ ۝٢٨

İşte böyle! Biz onları başka bir kavme miras verdik.

Duhân 44:28

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ۝٥٩

İşte böyle yaptık ve onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.

Şuarâ 26:59

35. ayet

1 benzer

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ ۝٣٥

"Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."

Duhân 44:35

إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ ۝٥٩

"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"

Sâffât 37:59

36. ayet

4 benzer

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٣٦

Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

Duhân 44:36

فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝١٥٧

Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.

Sâffât 37:157

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٢٥

Kendilerine ayetlerimiz apaçık okunduğunda onların bütün delilleri: “Eğer doğru söyleyenler iseniz haydi babalarınızı getiriniz” demekten ibaretti.

Câsiye 45:25

تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٨٧

Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!

Vâkıa 56:87

قُلْ فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبٍ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ هُوَ أَهْدَىٰ مِنْهُمَآ أَتَّبِعْهُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٤٩

De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, Allah katından bu iki kitaptan daha doğru bir kitap getirin de, ben de ona tabi olayım."

Kasas 28:49

38. ayet

5 benzer

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ ۝٣٨

Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

Duhân 44:38

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ ۝١٦

Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

Enbiyâ 21:16

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ ۝٨٥

Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet elbette gelecektir. Sen (Ey Muhammed!) güzel bir şekilde affederek muamele et.

Hicr 15:85

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ وَمَا مَسَّنَا مِن لُّغُوبٍ ۝٣٨

Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattık. Hiçbir yorgunluk da dokunmadı.

Kâf 50:38

مَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَمَّآ أُنذِرُوا۟ مُعْرِضُونَ ۝٣

Biz; gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ile ve belli bir süre için yarattık. Buna rağmen kâfirler yine de uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.

Ahkâf 46:3

1 benzer ayet daha

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَٰطِلًا ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنَ ٱلنَّارِ ۝٢٧

Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. Vay o kâfirlerin ateşteki haline!

Sâd 38:27

39. ayet

1 benzer

مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٣٩

Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

Duhân 44:39

أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٥٥

Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

Yûnus 10:55

40. ayet

1 benzer

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٤٠

Muhakkak ki hüküm/ayırt etme günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir.

Duhân 44:40

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًا ۝١٧

Şüphe yok ki hüküm verip, ayırt etme günü belirlenmiş bir vakittir.

Nebe 78:17

41. ayet

1 benzer

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ ۝٤١

O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.

Duhân 44:41

يَوْمَ لَا يُغْنِى عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ ۝٤٦

O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

Tûr 52:46

52. ayet

3 benzer

فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٥٢

Cennetlerde ve pınarlardadırlar.

Duhân 44:52

Birebir aynısı: Şuarâ 26:147

وَجَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝١٣٤

Hem de bahçeler ve pınarlar da (vermiştir).

Şuarâ 26:134

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٤٥

Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.

Hicr 15:45 ayrıca 51:15

فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ۝٥٧

(Allah Teâlâ buyurdu ki): Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.

Şuarâ 26:57

54. ayet

1 benzer

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ ۝٥٤

İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

Duhân 44:54

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ سُرُرٍ مَّصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍ ۝٢٠

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları iri gözlü beyaz tenli huriler ile evlendiririz.

Tûr 52:20

55. ayet

1 benzer

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ ۝٥٥

Orada güven içinde her meyveyi isterler.

Duhân 44:55

لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ ۝٥٧

Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.

Yâsîn 36:57

57. ayet

8 benzer

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٥٧

Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.

Duhân 44:57

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٦٠

İşte bu, en büyük kurtuluştur.

Sâffât 37:60

وَقِهِمُ ٱلسَّيِّـَٔاتِ وَمَن تَقِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۥ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٩

Ve onları kötülüklerden koru. O gün, kimi kötülüklerden korursan ona rahmet etmişsindir. İşte bu, büyük kurtuluştur."

Mü’min 40:9

لَهُمُ ٱلْبُشْرَىٰ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَا تَبْدِيلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٦٤

Dünya hayatında da ahirette de müjde onlaradır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. Bu büyük kurtuluştur.

Yûnus 10:64

وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ أَكْبَرُ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٧٢

Allah, Mümin erkeklere ve Mümin kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler ve Adn Cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Tevbe 9:72

4 benzer ayet daha

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٨٩

Allah onlara içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

Tevbe 9:89

يَوْمَ تَرَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ يَسْعَىٰ نُورُهُم بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِم بُشْرَىٰكُمُ ٱلْيَوْمَ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝١٢

O gün Mümin erkekler ile Mümin kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. Bugün sizin müjdeniz; altından ırmaklar akan, içinde sonsuza kadar kalacağınız Cennetlerdir. İşte büyük kurtuluş budur.

Hadîd 57:12

تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝١٣

İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse; Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokar. İşte bu en büyük kurtuluştur.

Nisâ 4:13

يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ وَمَسَٰكِنَ طَيِّبَةً فِى جَنَّٰتِ عَدْنٍ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝١٢

İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetler'e, Adn Cennetleri'ndeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.

Saf 61:12

58. ayet

1 benzer

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ ۝٥٨

Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.

Duhân 44:58

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا ۝٩٧

Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.

Meryem 19:97

Nasıl yararlanılır

  • Surenin ayetini, ardından benzerini okuyun: işaretli fark, en çok unutulan yerdir.
  • Bir ayetin birden fazla benzeri varsa birinde “Karşılaştır”a dokunun: ayetteki işaretler seçiminize göre değişir.
  • “Dinle ve karşılaştır” düğmesi karttaki ayetleri art arda çalar; oynatıcının tekrar özelliği akılda tutmaya yardım eder.

Tüm sureler Duhân Suresi tefsiri

18 Ekim 2026 Pazar 7 جمادى الأولى 1448 هـ