İçeriğe geç

Sâffât Suresi benzer ayetleri

متشابهات سورة الصافات

Sâffât Suresi’nin 182 ayetinden 74 tanesi Kur’an’daki başka ayetlere benzer; bazen yalnızca bir kelimeyle ayrılır. Her biri benzerleriyle kelime kelime karşılaştırıldı ve farklar işaretlendi; ezberden okurken karıştırmamanız için.

58 ayet ve benzerleri

farklı kelime aynı harfler, farklı harekeler

Bir ayete git

51516171920212733343940414344474853596066737678808182859899100105109110114116118119122123124126133134135136144154157159161169170174175176180182

5. ayet

5 benzer

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ ۝٥

O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.

Sâffât 37:5

رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ ۝٦٦

(O) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir, çok güçlüdür, çok bağışlayandır.

Sâd 38:66

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ۝٧

Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

Duhân 44:7

قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ ۝٢٤

Dedi ki: “Eğer yakin sahibi iseniz, (biliniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.”

Şuarâ 26:24

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا ۝٣٧

Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.

Nebe 78:37

1 benzer ayet daha

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا ۝٦٥

O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O halde sadece O’na ibadet et ve ibadet etmede sabırlı, sebatkâr ol. O’nun hiç adaşının/benzerinin olduğunu biliyor musun?

Meryem 19:65

15. ayet

3 benzer

وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ ۝١٥

"Bu, ancak apaçık bir büyüdür." derler.

Sâffât 37:15

فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ ءَايَٰتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا۟ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ ۝١٣

Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince; “Bu apaçık bir sihirdir.” dediler.

Neml 27:13

فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ ۝٢٤

Ve şöyle dedi: Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir.

Müddessir 74:24

فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰذَا لَسِحْرٌ مُّبِينٌ ۝٧٦

Katımızdan onlara hak geldiği zaman, onlar: "Bu, apaçık bir sihirdir!" demişlerdi.

Yûnus 10:76

16. ayet

6 benzer

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝١٦

"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?

Sâffât 37:16

قَالُوٓا۟ أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝٨٢

"Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman, biz yeniden mi diriltileceğiz?" dediler.

Mü’minûn 23:82

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ ۝٥٣

"Ölüp toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman yeniden mi diriltileceğiz?"

Sâffât 37:53

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝٤٧

"Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz?" diyorlardı.

Vâkıa 56:47

وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا ۝٤٩

“Biz kemik ve (toprak olup) ufalandığımız zaman yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?“ derler.

İsrâ 17:49

2 benzer ayet daha

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ ۝٣

Biz öldükten ve toprak olduktan sonra mı? Bu ne uzak bir dönüştür.

Kâf 50:3

ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا وَرُفَٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا ۝٩٨

Cezaları işte budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkâr etmişler ve sahi bizler, bir kemik yığını ve ufalanmış toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla dirilmiş mi olacağız? demişlerdir.

İsrâ 17:98

17. ayet

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ ۝١٧

“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”

Sâffât 37:17

Birebir aynısı: Vâkıa 56:48

19. ayet

1 benzer

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ ۝١٩

Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman etrafa bakıp dururlar.

Sâffât 37:19

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ ۝١٣

Hâlbuki o, bir haykırıştan (Sûr’un üfürülmesinden) ibarettir.

Naziât 79:13

20. ayet

5 benzer

وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ ۝٢٠

"Eyvah bize! İşte bu, hesap günüdür." derler.

Sâffât 37:20

هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ ۝٥٦

İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.

Vâkıa 56:56

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ ۝١٤

“Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik.” dediler.

Enbiyâ 21:14

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ ۝٣١

Şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!”

Kalem 68:31

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ ۝٥٢

"Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler, gerçekten doğru söylemiştir." derler.

Yâsîn 36:52

1 benzer ayet daha

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ ۝١٧

Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

İnfitâr 82:17

21. ayet

3 benzer

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝٢١

“İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür.” denilir.

Sâffât 37:21

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝١٧

Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.

Mutaffifîn 83:17

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝٢٩

Yalanlamış olduğunuza (azaba) doğru yürüyün bakalım!

Mürselât 77:29

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ ۝٣٨

Bu, ayırma (hüküm) günüdür. Sizi ve evvelkileri bir araya toplarız.

Mürselât 77:38

27. ayet

1 benzer · 2 kez tekrarlanır

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ ۝٢٧

(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.

Sâffât 37:27

Aynı ayet surede 2 kez geçer: 37:50 Birebir aynısı: Tûr 52:25

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ ۝٣٠

Karşılıklı olarak birbirlerini kınamaya başladılar.

Kalem 68:30

33. ayet

1 benzer

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ۝٣٣

Hiç şüphe yok ki, o gün onlar azapta ortaktırlar.

Sâffât 37:33

وَلَن يَنفَعَكُمُ ٱلْيَوْمَ إِذ ظَّلَمْتُمْ أَنَّكُمْ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ ۝٣٩

O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz, zulmettiniz. Azapta da artık ortaksınız.

Zuhruf 43:39

34. ayet

1 benzer

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ۝٣٤

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Sâffât 37:34

كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ۝١٨

Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.

Mürselât 77:18

39. ayet

4 benzer

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٣٩

Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

Sâffât 37:39

فَٱلْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٥٤

O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz işlediğinizin ancak karşılığını görürsünüz.

Yâsîn 36:54

وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَكُبَّتْ وُجُوهُهُمْ فِى ٱلنَّارِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٩٠

Kim de kötülük getirirse onlar, yüz üstü Cehennem'e atılır. Yapmış olduklarınızdan başka bir şeyle mi karşılık göreceksiniz.

Neml 27:90

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَعْتَذِرُوا۟ ٱلْيَوْمَ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٧

Ey kafirler! O gün mazeret ileri sürmeyin. Ancak yaptıklarınızın karşılığını çekeceksiniz.

Tahrîm 66:7

ٱصْلَوْهَا فَٱصْبِرُوٓا۟ أَوْ لَا تَصْبِرُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۝١٦

Girin oraya! Sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.

Tûr 52:16

40. ayet

1 benzer · 4 kez tekrarlanır

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ۝٤٠

Ancak, Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.

Sâffât 37:40

Aynı ayet surede 4 kez geçer: 37:7437:12837:160

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ۝١٦٩

“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”

Sâffât 37:169

41. ayet

1 benzer

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ ۝٤١

Onlar için bilinen rızıklar vardır.

Sâffât 37:41

لِّيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ ۝٤

Bu, iman edip salih amel işleyenleri mükâfatlandırması içindir. İşte Onlar için büyük bir mağfiret ve güzel bir rızık vardır.

Sebe’ 34:4

43. ayet

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ ۝٤٣

Onlar, Nimet Cennetleri'ndedir.

Sâffât 37:43

Birebir aynısı: Vâkıa 56:12

44. ayet

1 benzer

عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ ۝٤٤

Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.

Sâffât 37:44

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ ۝٤٧

Biz, onların kalplerindeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.

Hicr 15:47

47. ayet

1 benzer

لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ ۝٤٧

Onda ne baş dönmesi vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.

Sâffât 37:47

لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ ۝١٩

Ondan başları da ağrımaz ve akılları da giderilmez.

Vâkıa 56:19

48. ayet

1 benzer

وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ ۝٤٨

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

Sâffât 37:48

وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ أَتْرَابٌ ۝٥٢

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş yaşıt eşler vardır.

Sâd 38:52

53. ayet

3 benzer

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ ۝٥٣

"Ölüp toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman yeniden mi diriltileceğiz?"

Sâffât 37:53

قَالُوٓا۟ أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝٨٢

"Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman, biz yeniden mi diriltileceğiz?" dediler.

Mü’minûn 23:82

وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ۝٤٧

"Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz?" diyorlardı.

Vâkıa 56:47

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا ذَٰلِكَ رَجْعٌۢ بَعِيدٌ ۝٣

Biz öldükten ve toprak olduktan sonra mı? Bu ne uzak bir dönüştür.

Kâf 50:3

59. ayet

2 benzer

إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ ۝٥٩

"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"

Sâffât 37:59

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ ۝١٣٨

"Biz azap olunacaklardan da değiliz."

Şuarâ 26:138

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ ۝٣٥

"Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."

Duhân 44:35

60. ayet

2 benzer

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٦٠

İşte bu, en büyük kurtuluştur.

Sâffât 37:60

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٥٧

Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.

Duhân 44:57

وَقِهِمُ ٱلسَّيِّـَٔاتِ وَمَن تَقِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۥ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ ۝٩

Ve onları kötülüklerden koru. O gün, kimi kötülüklerden korursan ona rahmet etmişsindir. İşte bu, büyük kurtuluştur."

Mü’min 40:9

66. ayet

1 benzer

فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ ۝٦٦

İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.

Sâffât 37:66

فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ ۝٥٣

Karınlarınızı hep ondan dolduracaksınız.

Vâkıa 56:53

73. ayet

8 benzer

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ ۝٧٣

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Sâffât 37:73

فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَٰهُمْ خَلَٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ ۝٧٣

Onu yalanlamışlardı. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!

Yûnus 10:73

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ ۝٢٥

Bunun üzerine biz de onlardan intikam aldık. Bir bak! Yalanlayanların akıbeti nasıl oldu?

Zuhruf 43:25

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ ۝٨٤

Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

A’râf 7:84

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ مَكْرِهِمْ أَنَّا دَمَّرْنَٰهُمْ وَقَوْمَهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٥١

Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu. Biz, onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.

Neml 27:51

4 benzer ayet daha

فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ ۝٤٠

Bu sebeple biz de onu ve askerlerini yakalayıp denize atıverdik. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.

Kasas 28:40

وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ ۝١٤

Kendileri de bunlara yakînen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Neml 27:14

قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ ۝٦٩

De ki: “Yeryüzünde gezip, günahkârların sonunun nasıl olduğunu bir görün.”

Neml 27:69

قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ ٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ ۝١١

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın; sonra da yalanlayanların sonu nice oldu, bir bakıverin.”

En’âm 6:11

76. ayet

2 benzer

وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ۝٧٦

Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Sâffât 37:76

وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ۝٧٦

(Ey Muhammed!) Nûh’u da an. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Enbiyâ 21:76

وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ۝١١٥

Onları ve kavimlerini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Sâffât 37:115

78. ayet

1 benzer · 3 kez tekrarlanır

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝٧٨

Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.

Sâffât 37:78

Aynı ayet surede 3 kez geçer: 37:10837:129

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝١١٩

Sonradan gelenler arasında o ikisi için (güzel bir) nam bıraktık.

Sâffât 37:119

80. ayet

4 benzer · 3 kez tekrarlanır

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝٨٠

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Sâffât 37:80

Aynı ayet surede 3 kez geçer: 37:12137:131 Birebir aynısı: Mürselât 77:44

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١١٠

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Sâffât 37:110

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٠٥

Sen rüyanı gerçekten tasdik ettin. Biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.

Sâffât 37:105

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝٢٢

Yûsuf, ergenlik çağına girince, ona hüküm ve ilim verdik, işte biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.

Yûsuf 12:22

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسْتَوَىٰٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٤

Mûsâ kemal/olgunluk çağına ulaşınca ona, hüküm ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Kasas 28:14

81. ayet

1 benzer · 3 kez tekrarlanır

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝٨١

Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.

Sâffât 37:81

Aynı ayet surede 3 kez geçer: 37:11137:132

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١٢٢

Çünkü o ikisi, Mümin kullarımızdan idi.

Sâffât 37:122

82. ayet

1 benzer

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ ۝٨٢

Sonra ötekilerini suda boğduk.

Sâffât 37:82

Birebir aynısı: Şuarâ 26:66

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ ۝١٢٠

Sonra geride kalanları suda boğduk.

Şuarâ 26:120

85. ayet

3 benzer

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ ۝٨٥

Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.

Sâffât 37:85

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ ۝٧٠

Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.

Şuarâ 26:70

وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦٓ إِنَّنِى بَرَآءٌ مِّمَّا تَعْبُدُونَ ۝٢٦

Hani İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Ben sizin ibadet ettiklerinizden beriyim/uzağım."

Zuhruf 43:26

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا هَٰذِهِ ٱلتَّمَاثِيلُ ٱلَّتِىٓ أَنتُمْ لَهَا عَٰكِفُونَ ۝٥٢

Hani o, babasına ve kavmine: "Kendilerine ibadet edip, durduğunuz bu putlar nedir?" demişti.

Enbiyâ 21:52

98. ayet

1 benzer

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ ۝٩٨

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılık kimseler kıldık.

Sâffât 37:98

وَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَخْسَرِينَ ۝٧٠

Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

Enbiyâ 21:70

99. ayet

2 benzer

وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ ۝٩٩

Dedi ki: "Ben Rabbime gideceğim. O, beni doğru yola iletecektir."

Sâffât 37:99

قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ ۝٦٢

Mûsâ: “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.” dedi.

Şuarâ 26:62

فَـَٔامَنَ لَهُۥ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّى مُهَاجِرٌ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ۝٢٦

Sonra Lût ona iman etti. (İbrahim):“Doğrusu ben Rabbime hicret edeceğim.” Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” dedi.

Ankebût 29:26

100. ayet

1 benzer

رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ۝١٠٠

"Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla."

Sâffât 37:100

رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ ۝٨٣

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.”

Şuarâ 26:83

105. ayet

2 benzer

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٠٥

Sen rüyanı gerçekten tasdik ettin. Biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.

Sâffât 37:105

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٢١

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Sâffât 37:121 ayrıca 37:13177:44

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١١٠

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Sâffât 37:110

109. ayet

1 benzer

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ ۝١٠٩

İbrahim’e selam olsun!

Sâffât 37:109

وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٨١

Gönderilmiş resûllere selam olsun.

Sâffât 37:181

110. ayet

3 benzer

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١١٠

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Sâffât 37:110

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٢١

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Sâffât 37:121 ayrıca 37:13177:44

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝٢٢

Yûsuf, ergenlik çağına girince, ona hüküm ve ilim verdik, işte biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.

Yûsuf 12:22

وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَٱسْتَوَىٰٓ ءَاتَيْنَٰهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ۝١٤

Mûsâ kemal/olgunluk çağına ulaşınca ona, hüküm ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Kasas 28:14

114. ayet

2 benzer

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ۝١١٤

Andolsun ki, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.

Sâffât 37:114

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ۝١٢٠

Mûsâ ve Hârûn’a selam olsun!

Sâffât 37:120

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٱلْفُرْقَانَ وَضِيَآءً وَذِكْرًا لِّلْمُتَّقِينَ ۝٤٨

Andolsun ki biz Mûsâ ile Hârûn’a Furkan’ı takvâ sahiplerine bir ışık ve bir öğüt olarak verdik.

Enbiyâ 21:48

116. ayet

1 benzer

وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ ۝١١٦

Onlara yardım ettik. Böylece üstün gelenler onlar oldular.

Sâffât 37:116

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ ۝٤٠

“Umarız ki sihirbazlar galip gelirlerse biz de onlara uyarız.”

Şuarâ 26:40

118. ayet

1 benzer

وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ ۝١١٨

Her ikisini de doğru yola ilettik.

Sâffât 37:118

ٱهْدِنَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ ۝٦

Bizi doğru yola ilet.

Fâtiha 1:6

119. ayet

1 benzer

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝١١٩

Sonradan gelenler arasında o ikisi için (güzel bir) nam bıraktık.

Sâffât 37:119

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ۝١٠٨

Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.

Sâffât 37:108 ayrıca 37:129

122. ayet

1 benzer

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١٢٢

Çünkü o ikisi, Mümin kullarımızdan idi.

Sâffât 37:122

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١١١

Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.

Sâffât 37:111 ayrıca 37:132

123. ayet

2 benzer

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٢٣

Muhakkak İlyas da gönderilmiş rasullerdendi.

Sâffât 37:123

وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٣٣

Şüphesiz Lût da gönderilmiş rasullerdendir.

Sâffât 37:133

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٣٩

Muhakkak Yûnus da gönderilmiş rasullerdendi.

Sâffât 37:139

124. ayet

6 benzer

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٢٤

Halkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”

Sâffât 37:124

إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٧٧

Hani Şu’ayb, onlara şöyle demişti: "Siz sakınmıyor musunuz?

Şuarâ 26:177

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٠٦

Hani kardeşleri Nûh onlara demişti ki: "Siz sakınmıyor musunuz?

Şuarâ 26:106

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٦١

Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız?”

Şuarâ 26:161

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٤٢

Hani kardeşleri Salih onlara demişti ki: "Sakınmaz mısınız?"

Şuarâ 26:142

2 benzer ayet daha

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ ۝١٢٤

Hani onlara kardeşleri Hûd, “Sakınmaz mısınız?” demişti.

Şuarâ 26:124

وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ ۝٥٤

Lût'u da (an). Hani o kavmine şöyle demişti: "Siz göre göre bu çirkin kötülüğü yapıyor musunuz?

Neml 27:54

126. ayet

2 benzer

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٢٦

Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.

Sâffât 37:126

قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٢٦

Mûsâ: “O; sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.” dedi.

Şuarâ 26:26

لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝٨

O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

Duhân 44:8

133. ayet

1 benzer

وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٣٣

Şüphesiz Lût da gönderilmiş rasullerdendir.

Sâffât 37:133

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ ۝١٣٩

Muhakkak Yûnus da gönderilmiş rasullerdendi.

Sâffât 37:139

134. ayet

2 benzer

إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ ۝١٣٤

Hani biz onu ve aile halkını birlikte kurtarmıştık.

Sâffât 37:134

فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ ۝١٧٠

Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

Şuarâ 26:170

وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ ۝٧٦

(Ey Muhammed!) Nûh’u da an. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Enbiyâ 21:76

135. ayet

إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ ۝١٣٥

Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan oldu.

Sâffât 37:135

Birebir aynısı: Şuarâ 26:171

136. ayet

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ ۝١٣٦

Sonra diğerlerini helâk ettik.

Sâffât 37:136

Birebir aynısı: Şuarâ 26:172

144. ayet

1 benzer

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ ۝١٤٤

İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.

Sâffât 37:144

قَالَ أَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ ۝١٤

İblis: “Öyleyse bana, onların tekrar diriltilecekleri güne kadar mühlet ver!” dedi.

A’râf 7:14

154. ayet

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ ۝١٥٤

Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

Sâffât 37:154

Birebir aynısı: Kalem 68:36

157. ayet

3 benzer

فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝١٥٧

Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.

Sâffât 37:157

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٣٦

Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

Duhân 44:36

تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٨٧

Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!

Vâkıa 56:87

قُلْ فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبٍ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ هُوَ أَهْدَىٰ مِنْهُمَآ أَتَّبِعْهُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٤٩

De ki: "Eğer doğrulardan iseniz, Allah katından bu iki kitaptan daha doğru bir kitap getirin de, ben de ona tabi olayım."

Kasas 28:49

159. ayet

5 benzer

سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝١٥٩

Allah; onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.

Sâffât 37:159

سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝١٨٠

Üstünlük (izzet) sahibi Rabbin onların nitelemelerinden münezzehtir.

Sâffât 37:180

سُبْحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝٨٢

Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

Zuhruf 43:82

لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝٢٢

Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş’ın Rabbi Allah, onların vasfettiği sıfatlardan münezzeh ve yücedir.

Enbiyâ 21:22

مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنْ إِلَٰهٍ إِذًا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَٰهٍۭ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝٩١

Allah, bir çocuk edinmemiştir ve O'nunla beraber hiçbir ilah yoktur. Eğer öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır, elbette onlardan biri diğerine galebe çalardı. Allah onların niteleye geldiklerinden münezzehtir.

Mü’minûn 23:91

1 benzer ayet daha

أَمْ لَهُمْ إِلَٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ۝٤٣

Yoksa, onların Allah’tan başka bir (hak) ilahları mı var? Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir/uzaktır.

Tûr 52:43

161. ayet

1 benzer

فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ ۝١٦١

Artık ne siz ne de ibadet ettikleriniz;

Sâffât 37:161

إِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ أَنتُمْ لَهَا وَٰرِدُونَ ۝٩٨

Hiç şüphesiz siz de, Allah’tan başka ibadet etiikleriniz de Cehennem'in odunusunuz. Siz oraya gireceksiniz.

Enbiyâ 21:98

169. ayet

1 benzer

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ۝١٦٩

“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”

Sâffât 37:169

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ ۝٧٤

Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.

Sâffât 37:74 ayrıca 37:12837:160

170. ayet

1 benzer

فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ۝١٧٠

Fakat ona (iman etmeyip) kâfir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bilecekler.

Sâffât 37:170

ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِٱلْكِتَٰبِ وَبِمَآ أَرْسَلْنَا بِهِۦ رُسُلَنَا فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ۝٧٠

Kitabı ve rasullerimizle gönderdiklerimizi yalanlayanlar, onlar yakında bileceklerdir.

Mü’min 40:70

174. ayet

2 kez tekrarlanır

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ ۝١٧٤

Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

Sâffât 37:174

Aynı ayet surede 2 kez geçer: 37:178

175. ayet

1 benzer

وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ۝١٧٥

(Başlarına geleceğini) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.

Sâffât 37:175

وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ ۝١٧٩

Ve (başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.

Sâffât 37:179

176. ayet

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ۝١٧٦

Yoksa azabımızın çabuk gelmesini mi istiyorlar?

Sâffât 37:176

Birebir aynısı: Şuarâ 26:204

180. ayet

2 benzer

سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝١٨٠

Üstünlük (izzet) sahibi Rabbin onların nitelemelerinden münezzehtir.

Sâffât 37:180

سُبْحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝٨٢

Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

Zuhruf 43:82

لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝٢٢

Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle ikisinin de düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş’ın Rabbi Allah, onların vasfettiği sıfatlardan münezzeh ve yücedir.

Enbiyâ 21:22

182. ayet

5 benzer

وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝١٨٢

Hamt, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

Sâffât 37:182

Birebir aynısı: Fâtiha 1:2

فَقُطِعَ دَابِرُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝٤٥

Böylece o zalim toplumun kökü kesildi. Hamt, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

En’âm 6:45

هُوَ ٱلْحَىُّ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَٱدْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝٦٥

O, hayat sahibidir. Ondan başka (hak) ilah yoktur. Dini ona halis kılarak, yalnızca O'na dua edin. Hamt, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

Mü’min 40:65

دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝١٠

Orada duaları: "Allah’ım! Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin" dir. (Aralarında ki) selamlaşmaları “Selam”dır, dualarının sonu ise: ”Âlemlerin Rabbine hamdolsun” dur.

Yûnus 10:10

وَتَرَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ حَآفِّينَ مِنْ حَوْلِ ٱلْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْحَقِّ وَقِيلَ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝٧٥

Melekleri de, Rablerini hamt ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve; “Hamt âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” denilmiştir.

Zümer 39:75

1 benzer ayet daha

فَلِلَّهِ ٱلْحَمْدُ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَرَبِّ ٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝٣٦

Hamt, göklerin Rabbi, yerin Rabbi, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Câsiye 45:36

Nasıl yararlanılır

  • Surenin ayetini, ardından benzerini okuyun: işaretli fark, en çok unutulan yerdir.
  • Bir ayetin birden fazla benzeri varsa birinde “Karşılaştır”a dokunun: ayetteki işaretler seçiminize göre değişir.
  • “Dinle ve karşılaştır” düğmesi karttaki ayetleri art arda çalar; oynatıcının tekrar özelliği akılda tutmaya yardım eder.

Tüm sureler Sâffât Suresi tefsiri

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ