İçeriğe geç

Ankebût Suresi 26. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٢٦

29:26 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 399. sayfa Mekki sure

29:26 ayetinin metni

فَـَٔامَنَ لَهُۥ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّى مُهَاجِرٌ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ۝٢٦

Okunuşu

faāmana lahu lūṭun waqāla innī muhājirun ilā rabbī innahu huwa l-ʿazīzu l-ḥakīmu

Meal

Sonra Lût ona iman etti. (İbrahim):“Doğrusu ben Rabbime hicret edeceğim.” Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 26. ayeti (29:26) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 399. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 26. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

26. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Lût -aleyhisselam- ona iman etti. İbrahim -aleyhisselam- 'da şöyle dedi: "Ben Şam'ın bereketli topraklarına, Rabbime hicret edeceğim. Şüphesiz O, kendisine galip gelinemeyen güçlü olandır. O'na hicret edeni asla zelil etmez. O, takdir ettiklerinde ve düzeninde hikmet sahibidir."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

26. Yani İbrahim aleyhisselam kavmine davetini sürdürdü, ama onlar inatlarını devam ettirdiler. Ancak onun davetinin bir sonucu olarak kendisine Lût aleyhisselam iman etti. Yüce Allah da ona peygamberlik verdi ve ileride geleceği üzere onu kavmine elçi olarak gönderdi. İbrahim kavmine yaptığı davetin hiçbir faydası olmadığını görünce “Ben Rabbime (emrettiği yere) hicret edeceğim” dedi. Yani ben, o kötülük yurdunu terk edeceğim ve mübarek bir beldeye hicret edeceğim. Orası da Şam topraklarıdır. “Şüphesiz O, Azizdir.” Mutlak güç ve kudret sahibidir, sizi hidâyete iletmeye de kadirdir; ama O … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 24-30. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 399. sayfası).

  • Yüce Allah, salih kullarını düşmanlarının tuzaklarından kurtararak onlara yardım eder.
  • Yüce Allah'a hicret etmenin fazileti.
  • İbrahim ve ailesinin, Allah Teâlâ katındaki makamları oldukça yüksektir.
  • Bazı mükâfatların dünyada verilmesi, ahiretteki sevabından eksileceği anlamına gelmez.
  • Herkese açık genel meclislerde münker olan işleri alışkanlık haline getirmenin çirkinliği anlatılmıştır.

26. ayetin diğer mealleri

Lut da İbrahim’e iman etmişti. Ben, Rabbime hicret ediyorum. Çünkü O, güçlüdür, Hakim'dir, demişti.

Bunun üzerine Lût ona iman etti ve (İbrahim): doğrusu ben Rabbim'e(emrettiği yere) hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir, dedi.

Bunun üzerine ona sadece Lut iman etti. (İbrahim) de dedi ki: "Ben Rabbime hicret edeceğim. Şüphe yok ki O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."

26. ayet kelime kelime

  1. فَـَٔامَنَ faāmana bunun üzerine inandı
  2. لَهُۥ lahu ona
  3. لُوطٌ lūṭun Lut
  4. وَقَالَ waqāla ve dedi ki
  5. إِنِّى innī elbette ben
  6. مُهَاجِرٌ muhājirun hicret edeceğim
  7. إِلَىٰ ilā Rabbime
  8. رَبِّىٓ rabbī
  9. إِنَّهُۥ innahu kuşkusuz O
  10. هُوَ huwa O
  11. ٱلْعَزِيزُ l-ʿazīzu Azizdir
  12. ٱلْحَكِيمُ l-ḥakīmu Hakimdir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

26. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:38

    قَالَ ٱدْخُلُوا۟ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ فِى ٱلنَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُوا۟ فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَىٰهُمْ لِأُولَىٰهُمْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِّنَ ٱلنَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَٰكِن لَّا تَعْلَمُونَ

    Diyecek ki: “Cinlerden ve insanlardan, sizden önce gelip geçen ümmetlerle birlikte siz de girin ateşe.” Her bir ümmet, ateşe girdikçe kendi kardeşine (dindaşına) lanet edecek. Sonunda hepsi orada bir araya toplanınca, sonra gelenler öncekiler için: “Rabbimiz! İşte bizi bunlar saptırdılar. Onlara ateşten kat kat azap ver!” derler. Allah da: “Herkese kat kat azap vardır, fakat siz bilmiyorsunuz” der.

  • Zuhruf 43:67

    ٱلْأَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍۭ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ إِلَّا ٱلْمُتَّقِينَ

    O gün, takva sahibi olan kimselerden başka bütün dostlar birbirine düşmandır.

  • Meryem 19:49

    فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

  • Enbiyâ 21:72

    وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَٰلِحِينَ

    Ve ona İshak’ı, üstelik bir de Ya'kûb’u bağışladık. Her ikisini de salih kimseler kıldık.

  • Bakara 2:133

    أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ ٱلْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنۢ بَعْدِى قَالُوا۟ نَعْبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِلَٰهًا وَٰحِدًا وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    Yoksa siz Ya'kûb’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına: “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da: “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz. Bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?

  • Necm 53:37

    وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ

    Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde)

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ