26:204 ayetinin metni
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ٢٠٤
Okunuşu
afabiʿadhābinā yastaʿjilūna
Meal
Onlar yine de azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar?
سورة الشعراء، الآية ٢٠٤
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ٢٠٤
afabiʿadhābinā yastaʿjilūna
Onlar yine de azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar?
Şuarâ Suresi’nin 204. ayeti (26:204) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 375. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Bu kâfirler şöyle söyleyerek azabımızın gelmesinde acele ediyorlar: "İddia ettiğin üzere göklerin üzerimize parçalar halinde azap indirmesine kadar sana asla iman etmeyeceğiz."
204. “Şimdi bunlar” hiçbir şekilde küçümsenemeyecek, basit görülemeyecek, pek büyük ve can yakıcı olan “azabımızın mı çabucak gelmesini istiyorlar?” Onları aldatan nedir? Onların böyle bir azaba katlanabilecek kadar güçleri ve takatleri mi var ki? Yoksa bu azabı geri püskürtebilecek yahut bu azap geldiği takdirde onu kaldırabilecek bir güce mi sahipler? Yoksa onlar, bizim aciz olduğumuzu, böyle bir azabı getiremeyeceğimizi mi zannederler?
Şuarâ suresinin 184-206. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 375. sayfası).
Oysa onlar, bir an önce azabımız için acele etmiyorlar mıydı?
(Durmadan mucize talebiyle) onlar bizim azabımızı mı çarçabuk istiyorlardı?
(Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı.
أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلْمُنكَرَ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
Siz erkeklere yanaşıyor, yolu kesiyor ve toplantı yerlerinizde çirkin işler mi yapıyorsunuz?" Kavminin cevabı ancak: "Eğer doğru sözlülerden isen bize Allah'ın azabını getir haydi!" demeleri oldu.
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَوْلَآ أَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَآءَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَيَأْتِيَنَّهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Azap onlara haberleri olmadıkları bir sırada ansızın gelecektir.