İçeriğe geç

Mutaffifîn Suresi 17. Ayet

سورة المطففين، الآية ١٧

83:17 30. cüz 59. hizb Mushaf’ta 588. sayfa Mekki sure

83:17 ayetinin metni

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝١٧

Okunuşu

thumma yuqālu hādhā alladhī kuntum bihi tukadhibūna

Meal

Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mutaffifîn Suresi’nin 17. ayeti (83:17) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 588. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Mutaffifîn Suresi 17. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

17. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Sonra da kıyamet günü onlara bir azarlama olarak şöyle denilecektir: “Karşılaştığınız bu azap, peygamberinizin size dünyada iken bildirdiği zaman yalanlamış olduğunuz azaptır.''

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 14–17. ayetler

14-16. Ama işledikleri kalbini örten, günahları kalbini perdeleyen kimseler böyle değildirler. Bu gibi kimselerin önünde hakkı görmelerini engelleyen perdeler vardır. İşte bundan dolayı onlar da Yüce Allah'ı görmekten perdelenmek suretiyle cezalandırılacaklardır. Tıpkı kendileri, Allah’ın âyetlerine karşı kalplerini perdeledikleri gibi. 16-17. Bu, pek büyük cezanın yanı sıra “onlar hiç şüphesiz cehennemi boylayacaklardır.” Daha sonra da onlara azarlamak maksadı ile: “İşte sizin (dünyadayken) yalanlamakta olduğunuz şey budur, denilecektir.” Yüce Allah, onların üç türlü azaplarının olduğundan … Devamını oku

Mutaffifîn Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mutaffifîn suresinin 5-33. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 588. sayfası).

  • Günâhların kalpler üzerine olan tehlikesi ifade edilmiştir.
  • Kıyamet günü kâfirler, Rablerini görmekten mahrum bırakılacaktır.
  • Dindar kimselerle alay etmek kâfirlerin özelliklerinden bir özelliktir.

17. ayetin diğer mealleri

Sonra da onlara denilecek ki: Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.

Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.

Sonra da onlara: "İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir" denilecek.

17. ayet kelime kelime

  1. ثُمَّ thumma sonra
  2. يُقَالُ yuqālu denilecektir ق و ل
  3. هَٰذَا hādhā işte budur
  4. ٱلَّذِى alladhī şey
  5. كُنتُم kuntum olduğunuz ك و ن
  6. بِهِۦ bihi onu
  7. تُكَذِّبُونَ tukadhibūna yalanlıyor(lar) ك ذ ب

17. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Secde 32:20

    وَأَمَّا ٱلَّذِينَ فَسَقُوا۟ فَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَآ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَقِيلَ لَهُمْ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara; “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!” denir.

  • Sâffât 37:21

    هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    “İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür.” denilir.

  • Zâriyât 51:14

    ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ

    (Görevli melekler onlara şöyle der): “Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur.”

  • Mülk 67:27

    فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيٓـَٔتْ وُجُوهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقِيلَ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَدَّعُونَ

    Onun yaklaştığını gördükleri zaman, kâfirlerin yüzleri kötüleşir ve onlara; “İşte, isteyip durduğunuz şey budur!” denir.

Mutaffifîn Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ