İçeriğe geç

Neml Suresi 51. Ayet

سورة النمل، الآية ٥١

27:51 19. cüz 38. hizb Mushaf’ta 381. sayfa Mekki sure

27:51 ayetinin metni

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ مَكْرِهِمْ أَنَّا دَمَّرْنَٰهُمْ وَقَوْمَهُمْ أَجْمَعِينَ ۝٥١

Okunuşu

fa-unẓur kayfa kāna ʿāqibatu makrihim annā dammarnāhum waqawmahum ajmaʿīna

Meal

Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu. Biz, onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Neml Suresi’nin 51. ayeti (27:51) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 381. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Neml Suresi 51. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

51. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Kurmuş oldukları tuzaklarının ve planlarının sonu nasıl oldu? Bir bak! Muhakkak ki biz, onları ve toplumlarını kendi katımızdan bir azapla tamamen yok ettik.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

51. “Tuzaklarının âkıbeti nasıl oldu bir bak!” Maksatları gerçekleşti mi? Onlar, bu kurdukları planlarla istediklerini elde edebildiler mi yoksa planları aleyhlerine mi işledi? Tabii ki aleyhlerine oldu zira “biz onları da kavimlerini de hep birlikte helâk ettik.” Onları kökten imha ettik. Gelen azap çığlığı ile onlardan tek bir kimse geride kalmamak üzere helâk oldular.

Neml Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Neml suresinin 45-55. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 381. sayfası).

  • Günahlardan bağışlanma dilemek Yüce Allah'ın rahmetinin gelmesine sebep olur.
  • Şahısları ve eşyaları uğursuz saymak Müminlerin özelliklerinden değildir.
  • Hak ehline karşı şer ve hile yapmak üzere toplanmanın/birleşmenin akıbeti kötüdür.
  • Kötülüğü aleni olarak işlemek onu gizli olarak yapmaktan daha çirkindir.
  • Günah işleyen ve zina edenlere karşı durup, yaptıklarını inkâr etmek farzdır.

51. ayetin diğer mealleri

Onların tuzaklarının sonu nasıl oldu bir bak! Biz, onları ve toplumlarını toptan kırıp geçirdik.

Bak işte, tuzaklarının âkıbeti nice oldu: Onları da, (kendilerine uyan) kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik!

İşte bak! Tuzaklarının akibeti nice oldu: Onları da, kavimlerini de toptan helak ettik.

51. ayet kelime kelime

  1. فَٱنظُرْ fa-unẓur bak ن ظ ر
  2. كَيْفَ kayfa nasıl ك ي ف
  3. كَانَ kāna oldu ك و ن
  4. عَٰقِبَةُ ʿāqibatu sonucu ع ق ب
  5. مَكْرِهِمْ makrihim tuzaklarının م ك ر
  6. أَنَّا annā biz
  7. دَمَّرْنَٰهُمْ dammarnāhum onları yıktık yok ettik د م ر
  8. وَقَوْمَهُمْ waqawmahum ve kavimlerini ق و م
  9. أَجْمَعِينَ ajmaʿīna hepsini ج م ع

51. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hûd 11:65

    فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

    Derken deveyi kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Sâffât 37:73

    فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

  • Zuhruf 43:25

    فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Bunun üzerine biz de onlardan intikam aldık. Bir bak! Yalanlayanların akıbeti nasıl oldu?

  • A’râf 7:84

    وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ

    Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

  • A’râf 7:103

    ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

    Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onlara (mucizelere karşı) zalimlik ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

  • Yûnus 10:39

    بَلْ كَذَّبُوا۟ بِمَا لَمْ يُحِيطُوا۟ بِعِلْمِهِۦ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُهُۥ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve henüz (onlara vadolunup da) gerçekleşmemiş olan şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!

  • Yûnus 10:73

    فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَٰهُمْ خَلَٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    Onu yalanlamışlardı. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!

Neml Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ