83:7 ayetinin metni
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ٧
Okunuşu
kallā inna kitāba l-fujāri lafī sijjīnin
Meal
Hayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir.
سورة المطففين، الآية ٧
كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ٧
kallā inna kitāba l-fujāri lafī sijjīnin
Hayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir.
Mutaffifîn Suresi’nin 7. ayeti (83:7) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 588. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Ölümden sonra yeniden dirilişin olmadığını sanıyorsunuz ama durum hiç de öyle değildir. Kâfir ve münafık günahkârların kitabı kesinlikle yerin en altında hüsrandadır.
7. “Asla (öyle yapmayın)! Çünkü kötü ve günahkârların kitabı” bu, kâfir, münafık ve fasık türleri ile bütün günahkârları kapsar “şüphesiz Siccîndedir.” Sonra da bunu şu buyruğu ile açıklamaktadır: 8-9. “Siccîn”in ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yazılmış bir kitaptır.” Yani kötü amellerinin kaydedildiği bir Kitaptır. Siccîn, dar ve sıkıntılı yer demektir. Siccîn, ileride geleceği üzere iyi ve itaatkarların Kitabının bulunduğu yer olan “illiyyîn”in zıddıdır. Siccîn’in arzın yedinci tabakasının altında kötü ve günahkârların, öldükten sonra diriltilecekleri vakit gidip kalacakları yer olduğu da söylenmiştir.
Mutaffifîn suresinin 5-33. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 588. sayfası).
Hayır! Şüphesiz günahkârların kitabı Siccin'dedir.
Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn’de olmaktır.
Hayır hayır, kötülerin yazısı muhakkak Siccin'dedir.
وَإِذَآ أُلْقُوا۟ مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُّقَرَّنِينَ دَعَوْا۟ هُنَالِكَ ثُبُورًا
Onlar elleri boyunlarında bağlanıp, onun dar bir yerine atıldıklarında orada: “Ölüm” diye feryat ederler.
وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman, “Öncekilerin masalları” dediler.
وَقَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ٱكْتَتَبَهَا فَهِىَ تُمْلَىٰ عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Ve dediler ki: “(Bu) öncekilerin masallarıdır. Onu başkalarından alıp yazmıştır. Onlar sabah akşam kendisine okunmaktadır.”