İçeriğe geç

Hûd Suresi 107. Ayet

سورة هود، الآية ١٠٧

11:107 12. cüz 24. hizb Mushaf’ta 233. sayfa Mekki sure

11:107 ayetinin metni

خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ إِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ ۝١٠٧

Okunuşu

khālidīna fīhā mā dāmati l-samāwātu wal-arḍu illā mā shāa rabbuka inna rabbaka faʿʿālun limā yurīdu

Meal

Onlar, gökler ve yerler ayakta durdukça orada ebedî olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin, istediğini yapandır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Hûd Suresi’nin 107. ayeti (11:107) Mekki bir surededir; 12. cüzde, Mushaf’ın 233. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Hûd Suresi 107. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

107. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

(Kâfirler) Orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Hak ettikleri azabı çektikten sonra Rabbinin dilemesi ile cehennemden çıkan tevhit ehli kimselerden günahkâr olanları hariç, onlar (kâfirler) gökler ve yer durdukça ateşten çıkamayacaklardır. -Ey Peygamber!- Muhakkak ki senin Rabbin, dilediği şeyi hakkıyla yapandır ve O'nu, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı bir şey yapmaya zorlayacak da yoktur.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

107. “Rabbinin dilediği kadarı müstesna gökler ve yer durduğu müddetçe orada ebedi kalacaklardır.” Onlar, azabı böyle şiddetli olan cehennem ateşinde ebediyen kalacaklardır. Ancak Yüce Allah’ın -müfessirlerin çoğunluğunun dediği gibi- orada kalmamalarını dilediği müddet bundan müstesnadır. Buradaki istisna da onların cehenneme girişlerinden öncesiyle ilgilidir. O halde onlar -oraya girmelerinden önceki zaman müstesna- tüm zamanlar boyunca cehennemde kalacaklardır. “Şüphesiz ki Rabbin, dilediğini yapandır.” O, ne yapmak dilerse ve hikmeti neyi gerektirirse onu yapar. O’nun şanı yüce ve mübarektir. Hiç kimse O’nun, irade ettiğini yapmaktan alıkoyamaz.

Hûd Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Hûd suresinin 98-108. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 233. sayfası).

  • Kötülükte ve bozgunculukta öncülük eden kimselere tabi olmaktan sakındırılmış, dünya ve ahirette bu kimselere tabi olan kimselerin varacağı kötü sonuç beyan edilmiştir.
  • Allah Teâlâ, şirk ehli ve günahkâr kimseleri helak ettiğinde onlara zulmetmiş değildir.
  • Müşriklerin, kendilerine ibadet ettikleri ilahları kıyamet günü onlara bir fayda veremeyecekler ve onlardan azabı savamayacaklardır.
  • İnsanlar, kıyamet günü cennetlerde ebedî olarak kalacak olan bahtiyar insanlar ve cehennemde ebedî olarak kalacak bedbaht insanlar olarak iki kısma ayrılırlar.

107. ayetin diğer mealleri

Rabbinin dilemesi dışında, gökler ve yer durdukça onlar da ateşte daimidirler. Şüphesiz Rabbin, dilediğini yapandır.

Rabbinin dilediği hariç, (onlar) gökler ve yer durdukça o ateşte ebedî kalacaklardır. Çünkü Rabbin, istediğini hakkıyla yapandır.

Onlar orada gökler ve yer durdukça duracaklar. Ancak Rabb'inin diledikleri başka. Çünkü Rabbin dilediğini yapandır.

107. ayet kelime kelime

  1. خَٰلِدِينَ khālidīna onlar sürekli kalıcıdırlar
  2. فِيهَا fīhā orada
  3. مَا mā durdukça
  4. دَامَتِ dāmati
  5. ٱلسَّمَٰوَٰتُ l-samāwātu gökler
  6. وَٱلْأَرْضُ wal-arḍu ve yer
  7. إِلَّا illā dışında
  8. مَا mā kimseler
  9. شَآءَ shāa diledikleri
  10. رَبُّكَ rabbuka Rabbinin
  11. إِنَّ inna şüphesiz
  12. رَبَّكَ rabbaka Rabbin
  13. فَعَّالٌ faʿʿālun yapandır
  14. لِّمَا limā dilediğini
  15. يُرِيدُ yurīdu

107. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İbrâhîm 14:48

    يَوْمَ تُبَدَّلُ ٱلْأَرْضُ غَيْرَ ٱلْأَرْضِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ

    O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve insanlar tek ve Kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın huzuruna çıkarlar.

  • En’âm 6:128

    وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ قَدِ ٱسْتَكْثَرْتُم مِّنَ ٱلْإِنسِ وَقَالَ أَوْلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلْإِنسِ رَبَّنَا ٱسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِىٓ أَجَّلْتَ لَنَا قَالَ ٱلنَّارُ مَثْوَىٰكُمْ خَٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

    Allah, hepsini o gün toplayarak; "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız." der. Onların dostları olan insanlar ise; "Rabbimiz, birbirimizden istifade ettik ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık" derler. Allah: "Allah'ın dilediği hariç, Cehennem sizin ebedi olarak kalacağınız meskeniniz olsun.” der. Şüphesiz Rabbin Hakîm'dir, Alîm'dir.

  • Nisâ 4:57

    وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا

    İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hûd 11:108

    وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُوا۟ فَفِى ٱلْجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ عَطَآءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

    Bahtiyar olanlar ise Cennet'tedirler. Gökler ve yer ayakta durdukça, orada ebedî kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilediği kimseler (Müminlerden bir kısım günahkârlar) müstesna. Bu tükenmez/kesintisiz bir lütuftur.

  • Burûc 85:16

    فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ

    Dilediğini muhakkak yapandır.

Hûd Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ