İçeriğe geç

Câsiye Suresi 25. Ayet

سورة الجاثية، الآية ٢٥

45:25 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 501. sayfa Mekki sure

45:25 ayetinin metni

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ مَّا كَانَ حُجَّتَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ ۝٢٥

Okunuşu

wa-idhā tut'lā ʿalayhim āyātunā bayyinātin mā kāna ḥujjatahum illā an qālū i'tū biābāinā in kuntum ṣādiqīna

Meal

Kendilerine ayetlerimiz apaçık okunduğunda onların bütün delilleri: “Eğer doğru söyleyenler iseniz haydi babalarınızı getiriniz” demekten ibaretti.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Câsiye Suresi’nin 25. ayeti (45:25) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 501. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Câsiye Suresi 25. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

25. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden müşriklere apaçık olan ayetlerimizi okuduğu zaman onların Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabına söyledikleri şu sözden başka ortaya koyacakları hiçbir delilleri yoktur: "Eğer doğru söyleyen kimseler iseniz; bizim öldükten sonra tekrar dirileceğimiz kesin ise, öyleyse ölmüş olan atalarımızı diriltip geri getirin."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

25. Bu, onların Allah’a karşı bir küstahlıklarıdır. Çünkü onlar, böyle bir teklifte bulunmuş ve Yüce Allah’ın peygamberlerinin doğru söylemelerinin, ölmüş atalarını geri getirmelerine bağlı olduğunu iddia etmişlerdir. Ancak peygamberler onlara her bir âyeti ve mucizeyi getirecek olsalar dahi, yine de -peygamberler onların dediklerine uymadıkça- onlara iman etmezler. Onlar, bu söylediklerinde de yalancıdırlar. Onların asıl maksatları hakkın açıklık kazanması değil, peygamberlerin çağrısını reddetmektir.

Câsiye Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Câsiye suresinin 23-32. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 501. sayfası).

  • Hevâ ve hevese tabi olmak sahibini helak eder ve muvaffak olma sebeplerini engeller.
  • Kıyamet günü son derece şiddetli ve korkunçtur.
  • Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerine geçmez. Özellikle itikat alanında.

25. ayetin diğer mealleri

Apaçık ayetlerimiz kendilerine okunduğu zaman: Doğru söylüyorsanız babalarınızı getirin, demekten başka onların bir delilleri yoktur.

Onlara açıkça âyetlerimiz okunduğu zaman: Doğru sözlü iseniz atalarımızı getirin, demelerinden başka delilleri yoktur.

Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman; "Eğer sözünüzde doğru iseniz atalarımızı diriltip getirin." demekten başka söylenecek hiçbir delil yoktur.

25. ayet kelime kelime

  1. وَإِذَا wa-idhā ve zaman
  2. تُتْلَىٰ tut'lā okunduğu ت ل و
  3. عَلَيْهِمْ ʿalayhim onlara
  4. ءَايَٰتُنَا āyātunā ayetlerimiz أ ي ي
  5. بَيِّنَٰتٍ bayyinātin açık açık ب ي ن
  6. مَّا mā olmamıştır
  7. كَانَ kāna ك و ن
  8. حُجَّتَهُمْ ḥujjatahum bir delilleri ح ج ج
  9. إِلَّآ illā başka
  10. أَن an demelerinden
  11. قَالُوا۟ qālū ق و ل
  12. ٱئْتُوا۟ i'tū getirin أ ت ي
  13. بِـَٔابَآئِنَآ biābāinā babalarımızı أ ب و
  14. إِن in eğer
  15. كُنتُمْ kuntum iseniz ك و ن
  16. صَٰدِقِينَ ṣādiqīna doğrular(dan) ص د ق

25. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Duhân 44:36

    فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

  • Vâkıa 56:87

    تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!

  • Ahkâf 46:7

    وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ هَٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, o küfre sapanlar kendilerine gelmiş olan hak için, “Bu, apaçık bir büyüdür” derler.

  • Yûnus 10:15

    وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    Kendilerine ayetlerimiz açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur’an getir ya da bunu değiştir" dediler. De ki: "O’nu kendime göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım."

  • Meryem 19:73

    وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, kâfir olanlar, iman edenlere; "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.

  • Hac 22:72

    وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

Câsiye Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ