26:59 ayetinin metni
كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٥٩
Okunuşu
kadhālika wa-awrathnāhā banī is'rāīla
Meal
İşte böyle yaptık ve onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.
سورة الشعراء، الآية ٥٩
كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٥٩
kadhālika wa-awrathnāhā banī is'rāīla
İşte böyle yaptık ve onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.
Şuarâ Suresi’nin 59. ayeti (26:59) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 369. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Firavun'u ve kavmini bu nimetlerden mahrum ettik. Ardından onlara vermiş olduğumuz aynı nimetleri Şam diyarında bulunan İsrailoğulları'na verdik.
57. Firavun ve askerleri büyük bir ordu halinde, genel bir seferberlik içerisinde yola çıktılar ve acizliklerinden dolayı çıkamayan mazeret sahipleri dışında hiç kimse geri kalmadı. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Böylece onları (ülkelerindeki) bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.” Mısır’ın güzel bahçelerinden, coşup kaynayan pınarlarından, topraklarını dolduran ekinlerinden ayırıp çıkardık. Ki şehirleri ve köyleri bunlarla mamur edilmişti. 58. “Hazinelerden ve güzel konaklardan da…” Öyle ki bakanlar onlardan hoşlanıyor, yakından inceleyenler de hayran kalıyordu. Uzun süre bunlardan … Devamını oku
Şuarâ suresinin 40-60. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 369. sayfası).
İşte, bunlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.
Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.
Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.
وَأَوْرَثْنَا ٱلْقَوْمَ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ يُسْتَضْعَفُونَ مَشَٰرِقَ ٱلْأَرْضِ وَمَغَٰرِبَهَا ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ ٱلْحُسْنَىٰ عَلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ بِمَا صَبَرُوا۟ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُۥ وَمَا كَانُوا۟ يَعْرِشُونَ
Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğulları'nı), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin (Şam bölgesinin) doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. İsrailoğulları’nın sabretmelerine karşılık olarak Rabbinin güzel sözü/vaadi gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve kurup yükselttikleri şeyleri yerle bir ettik.
وَنُرِيدُ أَن نَّمُنَّ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ أَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ ٱلْوَٰرِثِينَ …
Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara ihsanda bulunmak ve onları önderler yapmak ve onları (oraya) mirasçı kılmak istiyorduk. …