51:15 ayetinin metni
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ١٥
Okunuşu
inna l-mutaqīna fī jannātin waʿuyūnin
Meal
Takva sahibi olanlar ise, Cennetler'de ve pınarlardadır.
سورة الذاريات، الآية ١٥
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ ١٥
inna l-mutaqīna fī jannātin waʿuyūnin
Takva sahibi olanlar ise, Cennetler'de ve pınarlardadır.
Zâriyât Suresi’nin 15. ayeti (51:15) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 521. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Rablerinden sakınanlar var ya; şüphesiz kıyamet günü onlar, bahçelerde ve pınarlardadırlar.
15. Yüce Allah, takvâ sahiplerinin mükâfatını ve kendilerini bu mükâfata kavuşturan amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takva sahipleri” yani takvâ şiarları ve Allah’a itaat büründükleri elbiseleri olanlar “bahçelerde” içinde dünyada benzeri bulunan ve bulunmayan her türlü ağaç çeşitleri ve meyveler olan bahçelerdedirler ki hiçbir göz bunların benzerini görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş, hiçbir insanın hatırından da böylesi geçmemiştir. “ve pınar başlarındadır.” Oradaki pınarlar durmadan akar. O bağlar, bahçeler bu pınarlarla sulanacağı gibi, Allah’ın kulları da bu pınarlardan içecek, onları diledikleri şekilde akıtacaklardır.
Zâriyât suresinin 7-30. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 521. sayfası).
Muttakiler, Cennetlerde ve pınarlardadır.
Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar.
(15-16) Süphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
Yiyin, için; afiyet olsun. Bu, geçmiş günlerde yaptıklarınızın sebebiyle (size bahşedilmiştir.)
ٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْمُنفِقِينَ وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ بِٱلْأَسْحَارِ
(Onlar): Sabredenler, sadık olanlar, gönülden boyun eğip itaat edenler, sadaka verenler ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَعِيمٍ
Muttakiler hiç şüphe yok ki, Cennetler ve nimetler içindedirler.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ
Takva sahibi olanlar, Cennetler'de ve pınarlardadır.
فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
Bahçelerde ve akarsular arasında,
فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
Cennetlerde ve pınarlardadırlar.
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ
Takva sahibi olanlar ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.