İçeriğe geç

Câsiye Suresi 1. Ayet

سورة الجاثية، الآية ١

45:1 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 499. sayfa Mekki sure

45:1 ayetinin metni

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

حمٓ ۝١

Okunuşu

hha-meem

Meal

Hâ, Mîm.1

Notlar

[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Câsiye Suresi’nin 1. ayeti (45:1) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 499. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Câsiye Suresi 1. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

1. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

(Hâ, Mîm) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 1–2. ayetler

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1-2. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’in tazim edilmesi, ona gereken itinanın gösterilmesi emrini ihtiva eden bir üslupla Kur’ân-ı Kerîm’in “Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından” indirildiğini bildirmektedir. Yüce Allah, sahip olduğu kemal sıfatları ve tek başına ihsan etmiş olduğu nimetler dolayısı ile yegane ilâh ve ma’bûddur. Kâmil izzet ve eksiksiz hikmet sahibidir.

Câsiye Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Câsiye suresinin 1-13. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 499. sayfası).

  • Yalan söylemek, günah işlemede ısrar etmek, kibirli olmak ve Yüce Allah'ın ayetleri ile alay etmek sapıkların sıfatlarıdır. Yüce Allah bu vasıflarla vasıflananları tehdit etmiştir.
  • Yüce Allah'ın nimetleri pek çoktur. Kâinatta bulunan şeyleri kullarının hizmetine sunması onlara bahşettiği bazı nimetlerindendir.
  • Bahşedilen nimetler, kullarına bu nimetleri sunan Yüce Allah'a karşı kulların şükretmesini gerektirmektedir.

1. ayetin diğer mealleri

Hâ Mîm.

Hâ. Mîm.

Hâ, mîm

1. ayet kelime kelime

  1. حمٓ hha-meem Hâ Mîm

1. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Bakara 2:164

    إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلْفُلْكِ ٱلَّتِى تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلْمُسَخَّرِ بَيْنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbirinin ardınca gelişinde, insanların faydalanacağı şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirdirerek ölmüş olan yeryüzünü dirilttiği suda, ardından orada bütün hayvanları yaymasında, gök ile yer arasında Allah'ın emrine boyun eğmiş rüzgârları ve bulutlar yönlendirmesinde, aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır.

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ