İçeriğe geç

İslam fıkhı ile ilgili hadislerSayfa 28

Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Bu konuda 12.084 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1536 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sahîh-i Müslim 63b

“Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet haramdır.”

Sa’d b. Ebi Vakkâs -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Bir kimse kendi babası olmadığını kesinlikle bildiği birinin soyundan geldiğini ileri sürerse, ona cennet haramdır.”

مَنِ ادَّعَى إِلَى غَيْرِ أَبِيهِ وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّهُ غَيْرُ أَبِيهِ فَالْجَنَّةُ عَلَيْهِ حَرَامٌ ‏"

Râvi: Ebû Bekre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 724f

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazının iki rekât sünnetine diğer nafile namazlardan daha fazla önem verirdi

"Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazının iki rekât sünnetine diğer nafile namazlardan daha fazla önem verirdi."

لَمْ يَكُنْ عَلَى شَىْءٍ مِنَ النَّوَافِلِ أَشَدَّ مُعَاهَدَةً مِنْهُ عَلَى رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الصُّبْحِ ‏.‏

Râvi: Âişe + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 839c

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün bizlere korku namazını kıldırdı. Onlardan bir taife de O'nunla birlikte namaz kılmak için kalktı. Diğer taife düşmanın hizasında durdular. Kendisiyle beraber olanlarla bir rekât kıldı. Sonra onlar gittiler diğerleri geldiler. Onlarla da bir rekât kıldı. Her iki taifede kendileri için birer rekât (daha) kıldılar''.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün bizlere korku namazını kıldırdı. Onlardan bir taife de namaz kılmak için kalktı. Diğer taife düşmanın hizasında durdular. Kendisiyle beraber olanlarla bir rekât kıldı. Sonra…

صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْخَوْفِ فِي بَعْضِ أَيَّامِهِ فَقَامَتْ طَائِفَةٌ مَعَهُ وَطَائِفَةٌ بِإِزَاءِ الْعَدُوِّ فَصَلَّى بِالَّذِينَ مَعَهُ رَكْعَةً ثُمَّ ذَهَبُوا وَجَاءَ الآخَرُونَ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 671

Önce öndeki safları tamamlayın, ardından onu takip eden safları tamamlayın. Saflarda bir eksiklik olacaksa, bu eksiklik en arkadaki safta olsun

«Önce öndeki safları tamamlayın, ardından onu takip eden safları tamamlayın. Saflarda bir eksiklik olacaksa, bu eksiklik en arkadaki safta olsun.»

أَتِمُّوا الصَّفَّ الْمُقَدَّمَ ثُمَّ الَّذِي يَلِيهِ فَمَا كَانَ مِنْ نَقْصٍ فَلْيَكُنْ فِي الصَّفِّ الْمُؤَخَّرِ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1453b

Âişe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre,Süheyl'in kızı (Ebu Huzeyfe’nin hanımı) Rasûlullah -’a gelip şöyle dedi:Ebu Huzeyfe’nin kölesi Sâlim onlarla birlikte aynı evde yaşıyordu.Bir gün Süheyl'in kızı Peygamber ’e gelerek: ''Salim artık erginlik çağına gelmiş, olanları idrak ettiklerini idrak eder duruma gelmiştir. Bununla beraber yanıma geliyor ve ben Ebu Huzeyfe’nin bundan rahatsızlık duyduğunu hissediyorum.''deyince Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Sehle’ye “Git onu emzir, artık senin için bir mahrem olur ve Ebu Huzeyfe’nin içindekiler de kaybolur.''dedi. Sehle daha sonra gelip ''onu emzirdiğini ve Huzeyfe’nin içindeki tereddütlerin de kaybolduğunu'' ifade etti.

Âişe -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre,Süheyl'in kızı (Ebu Huzeyfe’nin hanımı) Rasûlullah -’a gelip şöyle dedi:Ebu Huzeyfe’nin kölesi Sâlim onlarla birlikte aynı evde yaşıyordu.-Bir gün Süheyl'in kızı Peygamber ’e gelerek: ''Salim artık erginlik çağına gelmiş, olanları idrak ettiklerini…

أَرْضِعِيهِ تَحْرُمِي عَلَيْهِ وَيَذْهَبِ الَّذِي فِي نَفْسِ أَبِي حُذَيْفَةَ ‏"

Râvi: Âişe + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1496

Enes b. Mâlik'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Hilâl b. Ümeyye karısına Şerik b. Sahmâ ile zina isnadında bulundu. Şerik, Berâ' b, Mâlik'in anne bîr kardeşiydi. Hilâl b. Umeyye İslâm'da ilk lian yapan adamdı. Hilâl karısı ile lânetleşti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Kadını gözetleyin! Eğer beyaz (tenli), düz saçlı, bozuk gözlü bir ço­cuk doğurursa, çocuk Hilâl b. Umeyye'ye; sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurursa Şerik b. Sahmâ'ya airtir.» buyurdu. Bilâhare kadının sürmeli gözlü, cılız, ince baldırlı bir çocuk doğurduğunu haber verdim.

Hilâl b. Ümeyye karısına Şerik b. Sahmâ ile zina isnadında bulundu. Şerik, Berâ' b, Mâlik'in anne bîr kardeşiydi. Hilâl b. Umeyye İslâm'da ilk lian yapan adamdı. Hilâl karısı ile lânetleşti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- : «Kadını gözetleyin! Eğer beyaz tenli, düz saçlı…

أَبْصِرُوهَا فَإِنْ جَاءَتْ بِهِ أَبْيَضَ سَبِطًا قَضِيءَ الْعَيْنَيْنِ فَهُوَ لِهِلاَلِ بْنِ أُمَيَّةَ وَإِنْ جَاءَتْ بِهِ أَكْحَلَ جَعْدًا حَمْشَ السَّاقَيْنِ فَهُوَ لِشَرِيكِ ابْنِ سَحْمَاءَ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1623f

'Öyleyse beni şahit tutma! Çünkü ben bir zulme (haksızlığa) şahitlik etmem'

Annesi bint Ravâha, (Nu'mân'ın babası Beşir'e) oğlu için malından bir şeyler hibe etmesini (bağışlamasını) istemişti. Babası bu isteği bir yıl boyunca geciktirdi, sonra (hibe etme fikri) ona uygun göründü. Bunun üzerine annesi: 'Oğluma hibettiğin şeye Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i…

أَلَكَ وَلَدٌ سِوَى هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّهُمْ وَهَبْتَ لَهُ مِثْلَ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ تُشْهِدْنِي إِذًا فَإِنِّي لاَ أَشْهَدُ عَلَى جَوْرٍ ‏"

Râvi: Nu'mân b. Beşîr + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 12

"Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: "Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu…

وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ‏- رضى الله عنه ‏- قَالَ: { جَاءَ أَعْرَابِيٌّ فَبَالَ فِي طَائِفَةِ اَلْمَسْجِدِ, فَزَجَرَهُ اَلنَّاسُ, فَنَهَاهُمْ اَلنَّبِيُّ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-فَلَمَّا قَضَى بَوْلَهُ أَمَرَ…

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1374

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

Cabir -radıyallau anh- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

وعن جابر، رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم اشترى منه بعيرًا فوزن له فأرجح‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 517

"O Allah'ın sizin için çıkardığı bir rızıktır. Yanınızda onun etinden bir şey yar mı? bize de tattırın.” buyurdular. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e ondan bir parça gönderdik; O da yedi."

Ebu Abdillah Câbir b. Abdillâh -radıyallahu anhumâ-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bize Ebu Ubeyde’yi kumandan tayin ederek bizi Kureyş'in bir kervanının yolunu kesmek üzere gönderdi. Azık olarak da bize bir dağarcık kuru hurma verdi, bundan…

وعن أبي عبد الله جابر بن عبد الله رضي الله عنهما قال‏:‏ بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم وأمر علينا أبا عبيدة رضي الله عنه، نتلقى عيرا لقريش، وزودنا جراباً من تمر لم يجد لنا غيره، فكان أبوعبيدة يعطينا تمرة تمرة، فقيل…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 858

Rifâa b. Râfi' ez-Zürakî -radıyallahu anhh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından biriydi.Dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün mescitte ashabıyla birlikte otururken,bir adam geldi ve Rasûlullah'a yakın bir yerde namaz kılı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Ona selam verdi.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- selamını aldı ve dön namazını tekrar kıl,çünkü sen namaz kılmadın buyurdu.O zat dönerek, önceki kıldığı gibi namazını tekrar kıldı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldi.Dön tekrar kıl; çünkü sen, namaz kılmış olmadın!, buyurdu.Ya Rasûlullah! bana nasıl kılacağımı öğretirmisin? dedi.Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:Kıbleye döndüğün zaman İftitah tekbirini al,Fatiha suresini oku,istediğin yerden Kur'an oku, sonra rükuya vardığında avuç içlerini diz kapaklarına koy.Sırtını düz yap ve düzgün bir rükû yap.Başını kaldırdığın zaman kemikler mafsallarına dönene kadar sırtını düz tut.Secde ettiğin zaman tam bir secde et.Başını secdeden kaldırınca sol baldırının üzerine otur.Sonra da bu yaptığını her secde ve rükûda yap.İmam Ahmed'in Müsned'i.Başka bir rivayette:''Abdesti Allah Azze ve Celle'nin emrettiği gibi tam bir şekilde almadıkça şüphesiz ki sizden birinin namazı kabul olmaz.Yüzünü yıkar ellerini dirseklerine kadar yıkar.Başını mesh eder ve ayaklarını aşık kemiklerine kadar yıkar.Sonra da Allah Azze ve Celle'ye tekbir getirir ve hamd eder.Sonra da Kur'an'dan ona izin verildiği ve kolayına geldiği kadar okur.Sonra da tekbir getirir ve secde eder yüzünü tam olarak alnı burnu değecek şekilde mafsalları ve tam bbir şekilde sükünet bulup rahatlayana kadar eğer.Sonra da tekbir getirir ve düz bir şekilde dübürünün üzerine oturur ve sırtını düz yapar.Ve namazı bu şekilde dört rekat olarak anlattı.Böyle yapmadan sizden birinizin namazı tam olmaz.Sünen-i Ebû Dâvud.Başka bir rivayette:''Sana Allah Azze ve Celle'nin emrettiği gibi abdest al sonra da teşehhüd yap.Düz dur sonra tekbir getir.Ezberinde Kur'an varsa onu oku.Eğer yoksa Allah'a hamd et tekbir getir ve La ilahe illallah de.Sünen-i Ebû Dâvud.

Rifâa b. Râfi' ez-Zürakî -radıyallahu anhh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabından biriydi.Dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gün mescitte ashabıyla birlikte otururken,bir adam geldi ve Rasûlullah'a yakın bir yerde namaz kılı.Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve…

حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ، وَالْحَجَّاجُ بْنُ مِنْهَالٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ…

Râvi: Rifâ‘a ibn Râfi az-Zuraqî + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 103

«İdrar sıçramasından kaçının. Çünkü kabir azabının çoğu idrar sıçramasından olmaktadır.»

Ebû Hureyre -radıyallabu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İdrar sıçramasından kaçının. Çünkü kabir azabının çoğu idrar sıçramasından olmaktadır.»

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ‏- رضى الله عنه ‏- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-{ اِسْتَنْزِهُوا مِنْ اَلْبَوْلِ, فَإِنَّ عَامَّةَ عَذَابِ اَلْقَبْرِ مِنْهُ } رَوَاهُ اَلدَّارَقُطْنِيّ ُ 1‏ .‏ ‏1 ‏-…

Râvi: Ebû Hureyre Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 202

"Müezzin ezanı okumada daha yetkilidir. (Yani ezan vaktine karar verir.) İmam ise kamette (namaz için kametin getirilmesini emretmede) daha yetkilidir."

Ali -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Müezzin ezanı okumada daha yetkilidir (yani ezan vaktine karar verir) imam ise kamette (namaz için kametin getirilmesini emretmede) daha yetkilidir."

وَلِلْبَيْهَقِيِّ نَحْوُهُ : عَنْ عَلِيٍّ مِنْ قَوْلِهِ 1‏ .‏ ‏1 ‏- صحيح موقوفا .‏ رواه البيهقي (2/19)‏ ولفظه : "المؤذن أملك بالأذان ، والإمام أملك بالإقامة ".‏

Râvi: Ali Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 300

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- rükûya gittiği zaman parmaklarını açar Secde ettiği zaman da ise parmaklarını kapatırdı.

Vâil b. Hucr -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- rukûya gittiği zaman parmaklarını açar. Secde ettiği zaman da ise parmaklarını kapatırdı.

وَعَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ ‏- رضى الله عنه ‏- { أَنَّ اَلنَّبِيَّ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-كَانَ إِذَا رَكَعَ فَرَّجَ بَيْنَ أَصَابِعِهِ , وَإِذَا سَجَدَ ضَمَّ أَصَابِعَهُ } رَوَاهُ اَلْحَاكِمُ .‏ 1‏ ‏1 ‏- صحيح .‏ رواه…

Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 301

"Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem'i- sağ ayağının içini sol baldırının altına ve sol ayağının içini de sağ baldırının altına koyarak makatı üzerine oturmuş bie şekilde namaz kılarken gördüm."

Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem'i- sağ ayağının içini sol baldırının altına ve sol ayağının içini de sağ baldırının altına koyarak makatı üzerine oturmuş bie şekilde namaz kılarken gördüm."

وَعَنْ عَائِشَةَ ‏-رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا‏- قَالَتْ : { رَأَيْتُ رَسُولَ اَللَّهِ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-يُصَلِّي مُتَرَبِّعًا } رَوَاهُ النَّسَائِيُّ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ .‏ 1‏ ‏1 ‏- صحيح .‏ رواه النسائي (…

Râvi: Âişe Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 312

İbn Ömer -radıyallahu anhuma- secdeye giderken ellerini dizlerinden önce yere koyardı ve; "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- böyle yapardı" dedi.

اِبْنِ عُمَرَ ‏- رضى الله عنه ‏- صَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ , وَذَكَرَهُ اَلْبُخَارِيُّ مُعَلَّقًا مَوْقُوفًا .‏ 1‏ ‏1 ‏- حسن .‏ رواه ابن خزيمة ( 627 )‏ ولفظه : عن ابن عمر "أنه كان يضع يديه قبل ركبتيه ، وقال : كان رسول…

Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 41

"Nebİ -sallallahu aleyhi ve sellem-'e müd'ün üçte ikisi oranında (832 gr) su getirildi. (Abdest aldı) ve kollarını ovmaya başladı."

Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bir müd'ün üçte ikisi oranında (832 gr) su getirildi. (Abdest aldı) ve kollarını ovmaya başladı.

وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ زَيْدٍ ‏- رضى الله عنه ‏- { أَنَّ اَلنَّبِيَّ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-أَتَى بِثُلُثَيْ مُدٍّ, فَجَعَلَ يَدْلُكُ ذِرَاعَيْهِ } أَخْرَجَهُ أَحْمَدُ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ 1‏ .‏ ‏1 ‏-…

Râvi: Abdullah b. Zeyd Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 92

“Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem'in nasıl abdest aldığını öğrenmek kimi sevindirirse, işte Rasulullah’ın aldığı abdest böyleydi.”

Abd-i Hayr’dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ali b. Ebî Talib -radıyallahu anh-’ın yanına geldik. O namazını kılmıştı ve abdest suyu istedi. Biz: “Abdest suyunu ne yapacak? Namazını yeni kıldı. Ama bize abdestin nasıl alınacağını öğretmek istiyor.” dedik. İçinde su bulunan bir kabla bir…

فَأُتِيَ بِإِنَاءٍ فِيهِ مَاءٌ وَطَسْتٍ فَأَفْرَغَ مِنَ الإِنَاءِ عَلَى يَدَيْهِ فَغَسَلَهَا ثَلاَثًا ثُمَّ تَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ ثَلاَثًا مِنَ الْكَفِّ الَّذِي يَأْخُذُ بِهِ الْمَاءَ ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا…

Râvi: Ali + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1375

(İçliğin ücretini) tart ve bir miktar da ilâve et.

Ebu Safvân Süveyd İbn Kays -radıyallahu anh- anlatıyor: Ben ve Mahreme El–Abdî, satmak üzere Hecer kasabasından elbise getirttik. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza geldi ve bizden iç çamaşırı almak istedi. Yanımda paraları tahsil eden bir muhasebecim/tartıcım vardı. Peygamber -sallallahu…

"‏زن وأرجح‏"

Râvi: Suwayd ibn Qays Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 216

«Hayır! Ben onu, ganimetten çaldığı bir hırka –veya bir abâ– içinde cehennemde gördüm.» buyurdu.

Ömer İbn Hattâb -radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Hayber Gazvesi günü idi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabından bir grup geldi ve "Falanca şehittir, falanca da şehittir." dediler. Sonra bir adamın yanından geçtiler. Falanca kimse de şehittir…

وعن عمر بن الخطاب رضي الله عنه قال‏:‏ لما كان يوم خيبر أقبل نفر من أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم فقالوا فلان شهيد، وفلان شهيد، حتى مروا على رجل فقالوا ‏:‏ فلان شهيد‏.‏ فقال النبي صلى الله عليه وسلم ‏:‏ كلا إني رأيته في…

Râvi: Umar ibn al-Khattâb Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 928

«Ölüyü yıkayıp da onda gördüğü hoş olmayan halleri gizleyen kimseyi Allah Teâlâ kırk kere bağışlar.»

Ebu Râfi’ -radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ölüyü yıkayıp da onda gördüğü hoş olmayan halleri gizleyen kimseyi Allah Teâlâ kırk kere bağışlar.»

"‏ من غسل ميتاً فكتم عليه ، غفر الله له أربعين مرة‏"

Râvi: Abu Râfi Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1100

"Sen kıble dışında bir başka yöne doğru namaz kılıyorsun!" Şöyle cevap verdi: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in böyle yaptığını görmeseydim ben de yapmazdım."

Enes b. Sîrîn şöyle dedi: Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'ile Şam bölgesinden gelirken Aynu't-Temr denilen yerde karşılaştık. Eşeğin üzerinde kıble dışında bir yere yüzü dönük -kıblenin soluna- olarak namaz kılıyordu. Sonra kendisine dedim ki: "Sen kıble dışında bir başka yöne doğru namaz…

اسْتَقْبَلْنَا أَنَسًا حِينَ قَدِمَ مِنَ الشَّأْمِ، فَلَقِينَاهُ بِعَيْنِ التَّمْرِ، فَرَأَيْتُهُ يُصَلِّي عَلَى حِمَارٍ وَوَجْهُهُ مِنْ ذَا الْجَانِبِ، يَعْنِي عَنْ يَسَارِ الْقِبْلَةِ‏.‏ فَقُلْتُ رَأَيْتُكَ تُصَلِّي…

Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1105

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde iken, bineği kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılar ve başı ile ima ederdi. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- da böyle yapardı.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bineği üzerinde iken, bineği kendisini ne tarafa çevirirse o tarafa doğru nafile kılar ve başı ile ima ederdi. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- da böyle yapardı. Bir rivayette: ''Devesi üzerinde…

يُسَبِّحُ عَلَى ظَهْرِ رَاحِلَتِهِ حَيْثُ كَانَ وَجْهُهُ، يُومِئُ بِرَأْسِهِ

Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 687

Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe 'den gelen bir rivayette Ubeydullah der ki: "Âişe -radıyallahu anhâ-'nın yanına girdim. Ona: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hastalığından bana anlatmaz mısın?" dedim. Anlatmaya başladı: "Elbette! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ağırlaştı ve: "İnsanlar namazını kıldı mı?" diye sordu. Biz: "Hayır! Ey Allah'ın Rasûlü, onlar sizi bekliyorlar!" dedik.Leğene benim için su koyun!" diye emretti.Âişe der ki: "Hemen dediğini yaptık, o da yıkandı. Sonra kalkmaya çalıştı, fakat üzerine baygınlık çöktü. Sonra kendine geldi ve tekrar:Cemaat namaz kıldı mı?" diye sordu. "Hayır!" dedik, onlar sizi bekliyorlar ey Allah'ın Rasûlü!" Tekrar: Benim için leğene su koyun!" emretti.Âişe der ki: Dediğini yaptık, yıkandı. Sonra tekrar kalkmak istedi. Yine üzerine baygınlık çöktü. Sonra ayılınca: İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sordu. Hayır! Dedik, onlar sizi bekliyorlar, ey Allah'ın Rasûlü!" : "Benim için leğene su koyun!" dedi ve yıkandı. Sonra kalkmaya yeltendi, yine üzerine baygınlık çöktü, sonra ayıldı.İnsanlar namazı kıldı mı?" diye sordu.Hayır, onlar sizi bekliyorlar ey Allah'ın Rasûlü!" dedik.Âişe der ki:İnsanlar mescide çekilmiş, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yatsı namazı için bekliyorlardı."Âişe der ki: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Ebû Bekr'e adam göndererek insanlara namaz kıldırmasını söyledi. Elçi gelerek ona: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- halka namaz kıldırmanı emrediyor!" dedi. -İnce duygulu bir kimse olan- Ebu Bekr -radıyallahu anh-: Ey Ömer halka namazı sen kıldır!" dedi.Âişe'nin anlattığına göre,Ömer: Buna sen daha ziyade hak sahibisin!" cevabında bulundu. Âişe der ki: "O günlerde namazı Ebu Bekr -radıyallahu anh- kıldırdı. Bilahare Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kendinde bir hafiflik hissetti. Biri Abbâs olmak üzere iki kişinin arasında, öğle namazı için çıktı. O sırada namazı insanlara Ebu Bekr kıldırıyordu. Ebû Bekr, Rasûlullah'ın geldiğini görünce, geri çekilmek istedi.Sallallahu aleyhi ve sellem- geri çekilme diye işaret buyurdu. Kendisini getirenlere: "Beni yanına oturtun" dedi. Onlar da Ebû Bekr'in yanına oturttular.Ebû Bekr, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in namazına uyarak namaz kılıyordu.İnsanlar da Ebû Bekr'in namazına uyarak namazını kılıyordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- oturmuş vaziyette idi."Ubeydullah dedi ki: "Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'nın yanına girdim ve:Âişe -radıyallahu anhâ-'nın -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hastalığı ile ilgili olarak anlattığını size anlatayım mı?" dedim. Bana: "Haydi anlat!" dedi. Ben de bu hususta anlattığını naklettim. Söylediklerimden hiçbir noktayı reddetmedi. Sadece:(Rasûlullah'ı mescide) Abbâs'la birlikte taşıyan ikinci şahsın ismini verdi mi?" diye sordu. Ben: "Hayır söylemedi" deyince: "O, Ali radıyallahu anh idi" dedi.''Sahih-i Buhârî.

Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe 'den gelen bir rivayette Ubeydullah der ki: "Âişe -radıyallahu anhâ-'nın yanına girdim. Ona: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hastalığından bana anlatmaz mısın?" dedim. Anlatmaya başladı: "Elbette! Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ağırlaştı ve…

أَصَلَّى النَّاسُ ‏"‏‏.‏ قُلْنَا لاَ، هُمْ يَنْتَظِرُونَكَ‏.‏ قَالَ ‏"‏ ضَعُوا لِي مَاءً فِي الْمِخْضَبِ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ فَذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ، ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ صلى الله عليه…

Râvi: İbn Abbâs + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2867

«Şüphesiz bu ümmet kabirleri içinde imtihana tabi tutuluyorlar. Şayet ölülerinizi gömmeyi terk etmeniz endişesi olmasaydı, bu mezarlıktan işitmekte olduğum kabir azabından bazısını sizlere işittirmesini Allah’tan muhakkak talep ederdim.»

Ebû Saîd -radıyallahu anh- dedi ki: Bu hadise Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den sahit olmadım. Lakin Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle dedi: “Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Neccâroğulları'na ait bir bahçede ve katırının üzerinde bulunduğu bir sırada biz onunla beraberdik. Katır aniden…

مَنْ يَعْرِفُ أَصْحَابَ هَذِهِ الأَقْبُرِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ أَنَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَمَتَى مَاتَ هَؤُلاَءِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَاتُوا فِي الإِشْرَاكِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّ هَذِهِ الأُمَّةَ تُبْتَلَى فِي قُبُورِهَا…

Râvi: Zeyd b. Sâbit + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 442b

Kadınlarınız camiye gitmek için sizden izin isterlerse, onlara engel olmasın.Abdullah -radıyallahu anhumâ- dedi ki:Bilal b. Abdullah şöyle söyledi:Allah'a yemin olsun ben onu engelleyeceğim.Dedi ki :Abdullah ona (Bilal'e) doğru gitti.Ve ona çok kötü şekilde sövdü.Daha önce böyle sövdüğünü işitmedim.Ve dedi ki ben sana Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den haber vereceğim.Ve sen Allah'a yemin olsun ki ben onları engelleceğim diyorsun.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anh-'tan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Kadınlarınız camiye gitmek için sizden izin isterlerse,onu engellemesin.Bilal b. Abdullah dedi ki:Allah'a yemin olsun ben onu engelleyeceğim.Dedi ki Abdullah ona…

لاَ تَمْنَعُوا نِسَاءَكُمُ الْمَسَاجِدَ إِذَا اسْتَأْذَنَّكُمْ إِلَيْهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ بِلاَلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ وَاللَّهِ لَنَمْنَعُهُنَّ ‏.‏ قَالَ فَأَقْبَلَ عَلَيْهِ عَبْدُ اللَّهِ فَسَبَّهُ سَبًّا سَيِّئًا…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 3106

Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: “Büyük arşın Rabbi yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse, Allah onun bu hastalığını iyileştirir

«Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: “Büyük arşın Rabbi yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse, Allah onun bu hastalığını iyileştirir.»

مَنْ عَادَ مَرِيضًا لَمْ يَحْضُرْ أَجَلُهُ فَقَالَ عِنْدَهُ سَبْعَ مِرَارٍ أَسْأَلُ اللَّهَ الْعَظِيمَ رَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ أَنْ يَشْفِيَكَ إِلاَّ عَافَاهُ اللَّهُ مِنْ ذَلِكَ الْمَرَضِ ‏"

Râvi: İbn Abbâs + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 997

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte namaz kıldım. O, sağ tarafına, «Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuh» diyerek, sol tarafına da «Esselamu aleykum ve rahmetullah» diyerek selam verirdi

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte namaz kıldım. O, sağ tarafına, «Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuh» diyerek, sol tarafına da «Esselamu aleykum ve rahmetullah» diyerek selam verirdi.

يُسَلِّمُ عَنْ يَمِينِهِ ‏"‏ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ ‏"‏ ‏.‏ وَعَنْ شِمَالِهِ ‏"‏ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ ‏"

Râvi: Wâ’il + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 2532

Târık b. el-Muhâribî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre:Şöyle demiştir:Medîne’ye girdik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem -minberin üzerinde ayağa kalkmış insanlara hitâb ediyor:''Veren el daha hayırlı ve daha üstündür. İnfâk etmeye, bakmakla mükellef olduğun yakınlarından başla: Önce annen, sonra baban, kız kardeşin, erkek kardeşin ve derece derece yakından uzağa doğru diğer insanlar gelir.'' buyuruyordu.

Târık b. el-Muhâribî -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre:Şöyle demiştir:Medîne’ye girdik. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem -minberin üzerinde ayağa kalkmış insanlara hitâb ediyor:''Veren el daha hayırlı ve daha üstündür. İnfâk etmeye, bakmakla mükellef olduğun yakınlarından başla…

"‏ يَدُ الْمُعْطِي الْعُلْيَا وَابْدَأْ بِمَنْ تَعُولُ أُمَّكَ وَأَبَاكَ وَأُخْتَكَ وَأَخَاكَ ثُمَّ أَدْنَاكَ أَدْنَاكَ ‏"‏ ‏.‏ مُخْتَصَرٌ ‏.‏

Râvi: Târiq al-Muhâribî + 1 başka rivayet Şerhli

4 Kasım 2026 Çarşamba 24 جمادى الأولى 1448 هـ