"Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."
وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - قَالَ: { جَاءَ أَعْرَابِيٌّ فَبَالَ فِي طَائِفَةِ اَلْمَسْجِدِ, فَزَجَرَهُ اَلنَّاسُ, فَنَهَاهُمْ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم -فَلَمَّا قَضَى بَوْلَهُ أَمَرَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم -بِذَنُوبٍ مِنْ مَاءٍ; فَأُهْرِيقَ عَلَيْهِ. } مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ 1 .
1 - صحيح. رواه البخاري (219)، ومسلم (284)، وله طرق عن أنس، وجاء أيضا من رواية بعض الصحابة غير أنس.
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre: "Bir bedevi gelip, mescidin köşesine idrarını yaptı. İnsanlar ona engel olmaya kalkıştıklarında, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onların bunu yapmalarına izin vermedi. Bedevi bevletmeyi bitirdiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- büyük bir kova ile su dökülmesini emretti ve (emri yerine getirilip) su döküldü."
Cehalet ve kabalık bedevilerin özelliklerindendir. Bunun sebebi onların, Allah Teâlâ'nın, Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiğini öğrenmeye uzak olmalarındandır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabıyla birlikte Mescid-i Nebevi'deyken bedevinin biri gelip, kendisini açık alanda gibi zannederek mescidin bir köşesine idrarını yaptı. Sahabeler mescidin hürmetinden dolayı onun yapmış olduğu bu hareketi büyük gördüler ve idrarını yaptığı esnada üzerine atıldılar. Ancak güzel ahlak sahibi, müjdeleme ve kolaylaştırma üzerine gönderilen Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, onların bunu yapmalarına izin vermedi. Çünkü bedevilerin ahvalini iyi bildiği için mescidin büyük bir kısmını kirletmesini ve idrarının kesilip de bedevinin onun görmesini istemiyordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu, bedeviye yapacağı nasihati ve öğreteceği şeyi daha kolay kabul etmesi için yapmıştır. Onlara bedevinin bevlettiği yere büyük bir kova su dökerek orayı temizlemelerini emretmiştir.
Arapça açıklama
من عادة الأعراب، الجفاء والجهل، لبعدهم عن تعلم ما أنزل الله على رسوله صلى الله عليه وسلم .
فبينما كان النبي صلى الله عليه وسلم في أصحابه في المسجد النبوي، إذ جاء أعرابي وبال في أحد جوانب المسجد، ظناً منه أنه كالفلاة، فعظم فعله على الصحابة رضي الله عنهم لعظم حرمة المساجد، فنهروه أثناء بوله، ولكن صاحب الخلق الكريم، الذي بعث بالتبشير والتيسير نهاهم عن زجره، لما يعلمه من حال الأعراب، لئلا يُلوث بقعاً كثيرة من المسجد، ولئلا يلوث بدنه أو ثوبه، ولئلا يصيبه الضرر بقطع بوله عليه، وليكون أدعى لقبول النصيحة والتعليم حينما يعلمه النبي صلى الله عليه وسلم ، وأمرهم أن يطهروا مكان بوله بصب دلو من ماء عليه.
العناية بالمساجد وتنزيهها عن القذر والبول.
وجوب تطهير المساجد من النجاسة فورا إذا حصلت فيها.
البول على الأرض يطهر بصب الماء عليه بحيث يغطى البول ولا يبقى له أثر، ولا يشترط نقل التراب من المكان بعد ذلك.
سماحة خلق النبي -صلى الله عليه وسلم-، فقد أرشد الأعرابي برفق ولين بعد ما بال.
بُعْدُ نظره -صلى الله عليه وسلم-، ومعرفته لطبائع الناس.
عند تزاحم المفاسد، يرتكب أخفها، فقد تركه يكمل بوله، لأجل ما يترتب من الأضرار بقطعه عليه.