İçeriğe geç

İslam fıkhı ile ilgili hadislerSayfa 27

Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Bu konuda 12.084 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 1536 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1864

"Kim ilk darbede bir kertenkele öldürürse, ona şöyle şöyle sevap vardır. Kim onu ikinci vuruşta öldürürse ona da birinciden daha az olmak üzere şu kadar sevap vardır, eğer onu üçüncü vuruşta öldürürse ona da ikincisinden az olmak üzere şöyle şöyle sevap vardır."

Ebu Hureyre –radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kim ilk darbede bir kertenkele öldürürse ona şöyle şöyle sevap vardır. Kim onu ikinci vuruşta öldürürse ona da birinciden daha az olmak üzere şu kadar sevap vardır, eğer onu üçüncü…

"‏من قتل وزغاً في أول ضربة، كتب له مائة حسنة، وفى الثانية دون ذلك، وفى الثالثة دون ذلك‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6366

«O kadınlar, doğru söylemişlerdir. Onlar, kabirlerinde öyle bir azap görür ki, o azabı bütün hayvanlar işitir.»

Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: “Medine'deki Yahudilerin yaşlı kadınlarından ikisi yanıma girip bana; “Kabirlerde olanlar, kabirlerinde azap görürler” dediler. Ben onların bu sözlerini yalanladım. Onları tasdik etmek için “Evet” demeye gönlüm razı olmadı. Daha sonra çıkıp gittiler. Derken…

صَدَقَتَا، إِنَّهُمْ يُعَذَّبُونَ عَذَابًا تَسْمَعُهُ الْبَهَائِمُ كُلُّهَا ‏"‏‏.‏ فَمَا رَأَيْتُهُ بَعْدُ فِي صَلاَةٍ إِلاَّ تَعَوَّذَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ

Râvi: Âişe + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 329

«Eğer gücün yetiyorsa yere secde et. Yetmiyorsa îmâ ile kıl. Secdeni, rükûdan daha fazla eğilerek yap.»

Cabir b. Abdillah -radiyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir hastayı ziyaret etti ve onun bir yastık üzerinde namaz kıldığını gördü. Yastığı aldı ve attı. (Hasta) dayanacağı bir değnek aldı ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu da aldı ve attı ve…

وَعَنْ جَابِرٍ ‏- رضى الله عنه ‏- { أَنَّ اَلنَّبِيَّ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-قَالَ لِمَرِيضٍ ‏- صَلَّى عَلَى وِسَادَةٍ , فَرَمَى بِهَا ‏- وَقَالَ : " صَلِّ عَلَى اَلْأَرْضِ إِنْ اِسْتَطَعْتَ , وَإِلَّا فَأَوْمِئْ…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Nesâî 1132

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte geceleyin kalktım. Bakara Sûresi'ni okumaya başladı, rahmet ayetine geldiğinde durur (rahmet) isterdi. Azap ayeti geçince yine durur ve Allah’a sığınırdı."

Avf b. Mâlik -radıyallahu anh- anlatıyor:" Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte geceleyin kalktım. Bakara Sûresi'ni okumaya başladı, rahmet ayetine geldiğinde durup (rahmet) istedi. Azap ayeti geçince yine durup ve Allah’a sığındı. Sonra rükûya gider kıyamda kaldığı kadar da rükûda…

فِي سُجُودِهِ ‏"‏ سُبْحَانَ ذِي الْجَبَرُوتِ وَالْمَلَكُوتِ وَالْكِبْرِيَاءِ وَالْعَظَمَةِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَرَأَ آلَ عِمْرَانَ ثُمَّ سُورَةً ثُمَّ سُورَةً فَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ ‏.‏

Râvi: Avf b. Malik + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1774

"Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir. Fakat kocası müstesna, ona dört ay on gün matem tutar."

Ummu Habîbe'nin babası vefat etmişti. İçerisinde sarı renk bulunan bir koku (tıyb) istedi ve onu ellerine sürdü. Sonra böyle yapıyorum zira ben: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir…

"‏لا يحل لامرأة تؤمن بالله واليوم الآخر أن تحد على ميت فوق ثلاث ليال، إلا على زوج أربعة أشهر وعشرا‏"

Râvi: Zaynab bint Abu Salama + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1602

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı -radıyallahu anhum- Mekke'ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (dedikodu yaparak): "Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok ızdırab çekmiş bir kavim gelecek"dediler.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- müşriklere kuvvetlerini göstermeleri için, Müslümanlar'a tavafın ilk üç şavtında remel yapmalarını, iki köşe arasında da normal yürüyüşle yürümelerini emretti.

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhümâ- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ashabı -radıyallahu anhum- Mekke'ye, Yesrib hummasından bitkin düşmüş bir halde geldiler. Müşrikler (dedikodu yaparak): "Yarın buraya humma hastalığından dermanı kesilmiş ve ondan çok ızdırab çekmiş bir…

قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ فَقَالَ الْمُشْرِكُونَ إِنَّهُ يَقْدَمُ عَلَيْكُمْ، وَقَدْ وَهَنَهُمْ حُمَّى يَثْرِبَ‏.‏ فَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَرْمُلُوا الأَشْوَاطَ…

Râvi: İbn Abbâs + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1317a

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana kendisine ait kurban edilen hayvanlarının üzerinde durmamı ve onun eti­ni, derisini ve üzerine atılan çul ve benzeri şeyleri tasadduk etmemi ve kasaba ondan bir şey vermememi emretti."

Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, kendisine ait kurban edilen hayvanlarının üzerinde durmamı ve onun eti­ni, derisini ve üzerine atılan çul ve benzeri şeyleri tasadduk etmemi ve kasaba ondan bir şey vermememi emretti."

أَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَقُومَ عَلَى بُدْنِهِ وَأَنْ أَتَصَدَّقَ بِلَحْمِهَا وَجُلُودِهَا وَأَجِلَّتِهَا وَأَنْ لاَ أُعْطِيَ الْجَزَّارَ مِنْهَا قَالَ ‏"‏ نَحْنُ نُعْطِيهِ مِنْ عِنْدِنَا ‏"

Râvi: Ali + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1658b

"Ben, Mukarrin oğullarının yedi çocuğundan biriydim. Bizim hepimizin sadece bir kölesi vardı. Bir gün en küçüğümüz onu tokatladı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- bize o köleyi azat etmemizi emretti."

Ebu Ali Süveyd b. Mukarrin -radıyallahu anh- anlatıyor: "Ben, Mukarrin oğullarının yedi çocuğundan biriydim. Bizim hepimizin sadece bir kölesi vardı. Bir gün en küçüğümüz onu tokatladı. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize o köleyi azat etmemizi emretti." Bir rivayette…

عَجَزَ عَلَيْكَ إِلاَّ حُرُّ وَجْهِهَا لَقَدْ رَأَيْتُنِي سَابِعَ سَبْعَةٍ مِنْ بَنِي مُقَرِّنٍ مَا لَنَا خَادِمٌ إِلاَّ وَاحِدَةٌ لَطَمَهَا أَصْغَرُنَا فَأَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ نُعْتِقَهَا ‏.‏

Râvi: Suwayd ibn Muqarrin + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 682

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, safın arkasında tek başına namaz kılan bir adam gördü ve ona namazını iade etmesini emretti

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, safın arkasında tek başına namaz kılan bir adam gördü ve ona namazını iade etmesini emretti.

رَأَى رَجُلاً يُصَلِّي خَلْفَ الصَّفِّ وَحْدَهُ فَأَمَرَهُ أَنْ يُعِيدَ -

Râvi: Wâbisa + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Mişkâtü'l-Mesâbîh 3137

Kadın kadını evlendirmesin; kadın kendi başına kendini evlendirmesin. Şüphesiz zinakar olan kadın kendi kendini evlendirir."

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: Kadın kadını evlendirmesin; kadın kendi başına kendini evlendirmesin. Şüphesiz zinakar olan kadın kendi kendini evlendirir."

وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عَلَيْهِ وَسلم: «لَا تزوج الْمَرْأَة الْمَرْأَةَ وَلَا تُزَوِّجُ الْمَرْأَةُ نَفْسَهَا فَإِنَّ الزَّانِيَةَ هِيَ الَّتِي تُزَوِّجُ نَفْسَهَا» . رَوَاهُ ابْنُ…

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 1152

“Süt emmenin haram kılanı, bağırsakları patlatacak kadar çok emilmesi ve sütten kesilme yaşı olan iki yıldan önce emilmesi şeklinde olanıdır.”

Ummu Seleme’den rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: “Süt emmenin haram kılanı, bağırsakları patlatacak kadar çok emilmesi ve sütten kesilme yaşı olan iki yıldan önce emilmesi şeklinde olanıdır.”

"‏ لاَ يُحَرِّمُ مِنَ الرَّضَاعَةِ إِلاَّ مَا فَتَقَ الأَمْعَاءَ فِي الثَّدْىِ وَكَانَ قَبْلَ الْفِطَامِ ‏"

Râvi: Ümmü Seleme + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 2306

Sübey’a el-Eslemiyye'nin iddet hakkında rivayet ettiği hadis.

Sübey’a el-Eslemiyye –radıyallahu anhâ-’dan rivayet edildiğine göre Amir b. Lüey oğullarından Sa’d b. Havle’nin nikâhı altında idi. Sa’d, Bedir’e katılmış olanlardan birisiydi. Kendisine hamile olduğu halde Veda Haccı’nda vefat etti. Vefatı üzerinden fazla bir zaman geçmeden doğum yaptı…

حَلَلْتُ حِينَ وَضَعْتُ حَمْلِي وَأَمَرَنِي بِالتَّزْوِيجِ إِنْ بَدَا لِي ‏

Râvi: Subay‘a bint al-Hârith al-Aslamiyya + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1603

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye gelip -ilk tavafa başlarken- Hacer-i Esved'i istilam ederken gördüm. İlk üç şavtı koşar gibi yaptı."

Abdullah ibn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Veda Haccı'nda umreyi hacca eklemek suretiyle temettü etti ve Zulhuleyfe mevkiinden beraberinde kurbanlık götürüp, bunları Kabe'ye hediye eyledi. Şöyle ki, Rasûlullah…

حِينَ يَقْدَمُ مَكَّةَ، إِذَا اسْتَلَمَ الرُّكْنَ الأَسْوَدَ أَوَّلَ مَا يَطُوفُ يَخُبُّ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ مِنَ السَّبْعِ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2312

«Ah, Ah! (Bu) Faizin ta kendisidir bu. Böyle yapma! Fakat sen hurma satın almak istediğin zaman onu başka bir şey ile sat! Sonra onun bedeli ile bunu satın al!»

Ebu Said el-Hudri –radıyallahu anh-’tan merfu olarak rivayet edildiğine göre, Bilal bernî hurması ile Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldi. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- ona : «Bu nereden?» buyurdu. Bilal: Yanımızda adi türden bir hurma vardı, ben de onun iki sa’ını…

عَيْنُ الرِّبَا عَيْنُ الرِّبَا، لاَ تَفْعَلْ، وَلَكِنْ إِذَا أَرَدْتَ أَنْ تَشْتَرِيَ فَبِعِ التَّمْرَ بِبَيْعٍ آخَرَ ثُمَّ اشْتَرِهِ ‏"

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 272

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı gusül abdesti aldığı zaman önce ellerini yıkardı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest alır, sonra da gusül alırdı

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı gusül abdesti aldığı zaman önce ellerini yıkardı. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest alır, sonra da gusül alırdı. Parmakları ile saç diplerine suyun gitmesinden emin olana kadar saçlarının arasını hilaller, üç kez başına su dökerdi…

إِذَا اغْتَسَلَ مِنَ الْجَنَابَةِ غَسَلَ يَدَيْهِ، وَتَوَضَّأَ وُضُوءَهُ لِلصَّلاَةِ ثُمَّ اغْتَسَلَ، ثُمَّ يُخَلِّلُ بِيَدِهِ شَعَرَهُ، حَتَّى إِذَا ظَنَّ أَنْ قَدْ أَرْوَى بَشَرَتَهُ، أَفَاضَ عَلَيْهِ الْمَاءَ ثَلاَثَ…

Râvi: Âişe + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 2787

Allah,kendi yolunda cihada çıkan kişi şehid olursa cennete koymaya, gazi olursa manevî ecre ve dünyalık ganimete kavuşmuş olarak, evine döndürmeye kefil olmuştur."

Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- 'den rivayet edildiğine göre,Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:''Allah Teâlâ kendi yolunda cihada çıkan kimseye, onu sadece benim yolumda cihad, bana îman, benim rasullerimi tasdîk için yola çıkarmıştır, buyurarak kefil olur. Allah, o kimseyi şehid…

مَثَلُ الْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ـ وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَنْ يُجَاهِدُ فِي سَبِيلِهِ ـ كَمَثَلِ الصَّائِمِ الْقَائِمِ، وَتَوَكَّلَ اللَّهُ لِلْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِهِ بِأَنْ يَتَوَفَّاهُ أَنْ يُدْخِلَهُ…

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 3074

«O cehennemdedir.» buyurdu. Bunun üzerine Sahâbeler gelip adamın evindeki eşyalarına baktılar. Ganimet malından çaldığı bir abâ buldular.

Abdullah İbn Amr İbn Âs -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in seferde bazı yükleme hizmetlerini gören ve kendisine Kirkire denilen bir adam vardı. Adam öldü. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «O cehennemdedir.» buyurdu. Sahâbe de gelip adamın…

هُوَ فِي النَّارِ ‏"‏‏.‏ فَذَهَبُوا يَنْظُرُونَ إِلَيْهِ فَوَجَدُوا عَبَاءَةً قَدْ غَلَّهَا‏.‏

Râvi: Abdullah ibn Amr + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 626

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- müezzin sabah namazı için ilk ezanı bitirdiğinde kalkar, fecir belirgin olduktan sonra sabah namazının farzından önce iki rekat hafif bir namaz kılar, sonra müezzin kamet getirene kadar sağ yanı üzerine uzanırdı.

Aişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- müezzin sabah namazı için ilk ezanı bitirdiğinde kalkar, fecir belirgin olduktan sonra sabah namazının farzından önce iki rekat hafif bir namaz kılar, sonra müezzin kamet getirene kadar sağ yanı üzerine uzanırdı.

سَكَتَ الْمُؤَذِّنُ بِالأُولَى مِنْ صَلاَةِ الْفَجْرِ قَامَ فَرَكَعَ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ قَبْلَ صَلاَةِ الْفَجْرِ بَعْدَ أَنْ يَسْتَبِينَ الْفَجْرُ، ثُمَّ اضْطَجَعَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ حَتَّى يَأْتِيَهُ…

Râvi: Âişe + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 727

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:''Bizim evimizde ben ve bir yetim Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in arkasında namaz kıldım.Annem ve Ümmü Süleym'de arkamızda namaz kıldılar.Sahih-i Buhârî.

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:''Bizim evimizde ben ve bir yetim Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in arkasında namaz kıldım.Annem ve Ümmü Süleym'de arkamızda namaz kıldılar.''

صَلَّيْتُ أَنَا وَيَتِيمٌ، فِي بَيْتِنَا خَلْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأُمِّي أُمُّ سُلَيْمٍ خَلْفَنَا‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 963

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhuma- iki bayram namazını da hutbeden önce kılarlardı.

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: ''Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhuma- iki bayram namazını da hutbeden önce kılarlardı.

ـ يُصَلُّونَ الْعِيدَيْنِ قَبْلَ الْخُطْبَةِ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1179

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i Arafat'ta hutbe verirken şöyle işittim: «Terlik bulamayan mest giysin, izar bulamayan da şalvar giysin.» buyuruyordu.

Abdullah b. Abbas şöyle dedi: "Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i Arafat'ta hutbe verirken şöyle işittim: «Terlik bulamayan mest giysin, izar bulamayan da şalvar giysin.» buyuruyordu.

مَنْ لَمْ يَجِدْ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ وَمَنْ لَمْ يَجِدْ إِزَارًا فَلْيَلْبَسْ سَرَاوِيلَ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1644a

Ukbe b. Âmir –radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: “Kız kardeşim yalın ayak olarak Beytullah'a (Kâbe’ye) yürümeyi adadı. Bana da bu meseleyi, onun namına Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-'e danışmamı emretti. Ben de bu meseleyi, ona danıştım. Bunun üzerine Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-: «Hem yürüsün ve hem de (yorulduğunda bineğine) binsin!» buyurdu."

Ukbe b. Âmir –radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: “Kız kardeşim yalın ayak olarak Beytullah'a (Kâbe’ye) yürümeyi adadı. Bana da, bu meseleyi, onun namına Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-'e danışmamı emretti. Ben de bu meseleyi, ona danıştım. Bunun üzerine…

نَذَرَتْ أُخْتِي أَنْ تَمْشِيَ، إِلَى بَيْتِ اللَّهِ حَافِيَةً فَأَمَرَتْنِي أَنْ أَسْتَفْتِيَ لَهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَفْتَيْتُهُ فَقَالَ ‏"‏ لِتَمْشِ وَلْتَرْكَبْ ‏"

Râvi: Ukbe b. Âmir + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1883a

«Allah yolunda sabah ya da akşam cihâd için bir yürüyüş; güneşin üzerine doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır.»

Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah yolunda sabah ya da akşam cihâd için bir yürüyüş; güneşin üzerine doğup, battığı her şeyden daha hayırlıdır.» Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak…

غَدْوَةٌ فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَوْ رَوْحَةٌ خَيْرٌ مِمَّا طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ وَغَرَبَتْ ‏"

Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 243

Bir adam abdest aldı, derken ayağının üzerinde bir tırnak bü­yüklüğünde yıkanmadık kuru yer bıraktı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu görünce şöyle buyurdu: «Dön de abdestini güzelce al!» Bu uyarı üzerine adam, dönüp abdest aldıktan sonra tekrar namaz kıldı

Bir adam abdest aldı, derken ayağının üzerinde bir tırnak bü­yüklüğünde yıkanmadık kuru yer bıraktı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onu görünce şöyle buyurdu: «Dön de abdestini güzelce al!» Bu uyarı üzerine adam, dönüp abdest aldıktan sonra tekrar namaz kıldı.

ارْجِعْ فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 392d

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza kalkınca, ayakta durduğu zaman tekbir getirirdi, sonra rükûya varınca da tekbir getirirdi. Sonra rukûdan kalkarak belini doğrulturken «Semi'allahu Limen Hamidehu» derdi."

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza kalkınca, ayakta durduğu zaman tekbir getirirdi, sonra rükûya varınca da tekbir getirirdi. Sonra «Semi'allahu Limen Hamidehu» deyip rukûdan kalkarak belini doğrultunca…

وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، كَانَ - حِينَ يَسْتَخْلِفُهُ مَرْوَانُ…

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 499b

Talha b. Ubeydullah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Biz namaz kılarken hayvanlar önümüzden geçiyorlardı. Bunu Rasûlullah’a -sallallahu aleyhi ve sellem-'e zikrettik. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Önünüzde semerin arka kaşı gibi bir şey olursa, onun önünden geçenler zarar vermez” buyurdu.

Talha b. Ubeydullah -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre: Biz namaz kılarken hayvanlar önümüzden geçiyorlardı. Bunu Rasûlullah’a -sallallahu aleyhi ve sellem-'e zikrettik. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Önünüzde semerin arka kaşı gibi bir şey olursa, onun önünden geçenler zarar…

‏"‏ مِثْلُ مُؤْخِرَةِ الرَّحْلِ تَكُونُ بَيْنَ يَدَىْ أَحَدِكُمْ ثُمَّ لاَ يَضُرُّهُ مَا مَرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ ‏"

Râvi: Talha b. Ubeydullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 506a

«İçinizden biri kendisini, gelen geçen insanlardan koruyacak bir sütreye karşı namaza durup da biri önünden geçmeye kalkacak olursa onu itip uzaklaştırsın; şayet dinlemez dayatırsa onunla mücadele etsin; çünkü o ancak bir şeytandır.»

Ebu Said el-Hudri –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Biriniz, kendisini insanlardan koruyan sütreye doğru namaz kılarken, şayet birisi önünden geçmek isterse, onu itsin. Eğer ısrar ederse, onunla savaşın. Çünkü o…

إِذَا كَانَ أَحَدُكُمْ يُصَلِّي فَلاَ يَدَعْ أَحَدًا يَمُرُّ بَيْنَ يَدَيْهِ فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ فَإِنَّ مَعَهُ الْقَرِينَ ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 516

«Sizden biriniz bir tek elbise içinde, omuzlarında o elbiseden bir şey bulunmadığı (açık) halde namaz kılmasın.»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden biriniz, bir tek elbise içinde, omuzlarında o elbiseden bir şey bulunmadığı (açık) halde namaz kılmasın.»

لاَ يُصَلِّي أَحَدُكُمْ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ لَيْسَ عَلَى عَاتِقَيْهِ مِنْهُ شَىْءٌ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 628

«Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun! Güneş batıncaya kadar bizi meşgul ederek, orta namazı kılmamıza engel oldular.»

Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun! Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun! Güneş batıncaya kadar bizi meşgul ederek, orta…

شَغَلُونَا عَنِ الصَّلاَةِ الْوُسْطَى صَلاَةِ الْعَصْرِ مَلأَ اللَّهُ أَجْوَافَهُمْ وَقُبُورَهُمْ نَارًا ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ حَشَا اللَّهُ أَجْوَافَهُمْ وَقُبُورَهُمْ نَارًا

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 2 başka rivayet Şerhli

5 Kasım 2026 Perşembe 25 جمادى الأولى 1448 هـ